<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796</id><updated>2012-02-16T00:21:05.519-08:00</updated><category term='DELİ DENEMELER'/><category term='KIZILDERİLİLER'/><title type='text'>.:: KAOS GÜNLÜĞÜ ::.</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>86</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-1890313029437948942</id><published>2010-01-07T01:14:00.000-08:00</published><updated>2010-10-14T00:14:38.681-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>...</title><content type='html'>Yürüyorum… ardıma bakmadan… ardım sıra damlalar dökülüyor yollara… damlalar, ayaklarıma bulaşıyor, birbirine dolanıyor ayaklarım gitmeye çabalarken…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözler görüyorum, sesler, uğultular duyuyorum ince ince, kulak zarlarıma çarpa çarpa kaçıp giden…  asfaltların, gecelere çarpan zifiri yalnızlığı… içimde büyüyor uğultular… esrik ve delimtirek gözlerle yaklaşıyorum kendime, _ne için tüm bunlar?... yürüyorum, ardımda petunya bahçeleri… sormuyorum kimsenin gelip, geçen, giden mevsimlerini… ince bir ıslık gibi geceye karışıyor adımlarım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;07.01.2010 11.16 Tuba Duran&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-1890313029437948942?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/1890313029437948942/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=1890313029437948942&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/1890313029437948942'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/1890313029437948942'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2010/01/blog-post.html' title='...'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-1485792050276507999</id><published>2009-10-29T07:49:00.000-07:00</published><updated>2009-10-29T07:53:24.210-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KIZILDERİLİLER'/><title type='text'>Şef Seattle'ın mektubu (1854)</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_gGs8_cnbrdc/SumsWrdr0WI/AAAAAAAACbM/KPWZOzsxuZo/s1600-h/10001762.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 268px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_gGs8_cnbrdc/SumsWrdr0WI/AAAAAAAACbM/KPWZOzsxuZo/s400/10001762.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5398035134004580706" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;1854 yılında A.B.D. Başkanı yazdığı bir mektupla Amerikaya gelen beyaz göçmenlere toprak bulmak amacıyla kızılderililerden toprak istemiş ve "bu isteği kabul edilecek olursa, kızılderililere rahatlıkla yaşayabilecekleri bir bölgenin ayrılacağını bildirmiştir. Topraklarının büyük bir bölümü zaten beyazlar tarafından zorla ellerinden alınmış olan kızılderili Reisi Seattle bir söyleviyle A.B.D. Başkanına yanıt vermiş ve bu yanıt mektup olarak A.B.D. başkanına gönderilmiştir. Mektubun aslı Amerika, Seattle, Squamish Müzesinde korunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan ve doğa diyalektiğini en güzel dile getiren metinlerden biri olarak günümüzde değeri daha çok anlaşılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şef Seattle'ın Mektubu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzyıllardır halkımın üzerine merhamet gözyaşları döken şu sonsuz gökyüzü bir gün değişebilir. Bugün açık gözüken gökyüzü yarın bulutlarla kaplanabilir. Sözlerim, asla yer değiştirmeyen yıldızlar gibidir. Şef Seattle her ne söylerse, Washington'daki büyük Şef ona, güneşin ya da mevsimlerin dönüşüne inandığı ölçüde inanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Washington'daki büyük Şef bize dostluk ve iyilik dilekleriyle birlikte bizden topraklarımızı satın almak istediğini bildirmiş. Onun, bizim arkadaşlığımıza çok fazla ihtiyacı olmadığını biliyoruz.  Merak ediyoruz ki; gökyüzünü ve toprağın sıcaklığını nasıl satın alabilir ya da satabilirsiniz? Bunu anlamak bizler için çok güç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir zamanlar insanlarımız bu topraklara tıpkı rüzgarda kıvrımlanan deniz dalgalarının kabuklu kuru yüzeyleri kapladığı gibi yayılmışlardı. Çok uzun zaman geçti ve o büyük kabileler artık hüzünlü bir anı oldu. Bu toprakların her parçası halkım için kutsaldır. Çam ağaçlarının parıldayan iğneleri, vızıldayan böcekler, beyaz kumsallı sahiller, karanlık ormanlar ve sabahları çayırları örten buğu; halkımın anılarının ve geçirdiği yüzlerce yıllık deneylerin bir parçasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ormandaki ağaçların damarlarında dolaşan su, atalarımızın anılarını taşır; biz buna inanırız. Beyazlar için durum böyle değildir. Bir beyaz, öldükten sonra yıldızlar alemine göç ettiği zaman, doğduğu toprakları unutur. Bizim ölülerimiz ise bu toprakları unutmaz. Çünkü kızılderili, gerçek anasının toprak olduğuna inanır.&lt;br /&gt;Washington'daki Büyük Beyaz Reis bizden toprak almak istediğini yazıyor. Bu bizim için büyük bir fedakarlık olur. Büyük Beyaz Reis, bize rahat yaşayacağımız bir yerin ayrılacağını, bize babalık edeceğini, biz kızılderililerin ise onun çocukları olacağımızı söylüyor. Bu önerinizi düşüneceğiz. Ama yine de bunun kolay olmayacağını itiraf ederim. Çünkü bu topraklar bizim için kutsaldır. Nehirlerin ve ırmakların suyu, bizim için sadece akıp giden su değildir; atalarımızın kanıdır aynı zamanda. Bu toprakları size satarsak, bu suların ve toprakların kutsal olduğunu çocuklarınıza öğretmeniz gerekecek. Biz nehirleri ve ırmakları kardeşimiz gibi severiz. Siz de aynı sevgiyi gösterebilecek misiniz kardeşlerimize?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliyorum, beyaz adam bizim gibi düşünmez. Beyazlar için bir parça toprağın diğerinden farkı yoktur. Beyaz adam topraktan istediğini almaya bakar ve sonra yoluna devam eder. Çünkü toprak beyaz adamın dostu değil, düşmanıdır. Beyaz adam topraktan istedigini alınca başka serüvenlere atılır.  O'nun bu ihtirasıdır ki, toprakları çölleştirecek ve herşeyi yiyip bitirecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyaz adamın kurduğu kentleri de anlayamayız biz Kızılderililer. Bu kentlerde huzur ve barış yoktur. Beyaz adamın kurduğu kentlerde, bir çiçeğin taç yapraklarının açarken çıkardığı tatlı sesler, bir kelebeğin kanat çırpışları duyulmaz. Belki bir vahşi olduğum için anlayamıyorum ama, benim ve halkım için önemli olan şeyler oldukça başka. İnsan bir su birikintisinin etrafına toplanmış kurbağaların, ağaçlardaki kuşların ve doğanın seslerini duymadıkça, yaşamın ne değeri olur?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kızılderiliyim ve anlamıyorum. Biz kızılderililer, bir su birikintisinin yüzünü yalayan rüzgarın sesini ve kokusunu severiz. Çam ormanının kokusunu taşıyan ve yağmurlarla yıkanıp temizlenmiş meltemleri severiz. Hava önemlidir bizim için. Ağaçlar, hayvanlar ve insanlar aynı havayı koklar. Beyaz adam için bunun da önemi yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak size bu toprakları satacak olursak, havanın temizliğine önem vermeyi de öğrenmeniz gerekir. Çocuklarınıza havanın kutsal olduğunu öğretmeniz gerekir. Hem nasıl kutsal olmasın ki hava? Atalarımız doğdukları gün ilk nefeslerini onun sayesinde almışlardır. Ölmeden önce son nefeslerini de gene bu havadan almazlar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toprak satmamız için yaptığınız öneriyi inceleyeceğiz. Eğer önerinizi kabul edecek olursak, bizim de bir koşulumuz var: Beyaz adam bu topraklar üzerinde yaşayan bütün canlılara saygı göstersin. Ben bir vahşiyim ve başka türlü düşünemiyorum. Yaylalarda cesetleri kokan binlerce buffalo gördüm. Beyaz adam trenle geçerken vurup öldürüyor bu hayvanları sadece eğlenmek için. Dumanlar püskürten bu demir atın bir buffalo'dan daha değerli olduğuna aklım ermiyor. Biz sadece yaşayabilmek için avlardık buffalo'ları.&lt;br /&gt;Bütün hayvanları öldürecek olursanız nasıl yaşayabilirsiniz? Canlıların yok edildiği bir dünyada insan ruhu yalnızlık duygusundan ölür gibi geliyor bize. Unutmayın, bugün diğer canlıların başına gelen yarın insanın başına gelir. Çünkü bütün hepsinin arasında bir bağ vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu gerçeği iyi biliyoruz: Toprak insana değil, insan toprağa aittir. Ve bu dünyadaki herşey, bir ailenin fertlerini biribirine bağlayan kan gibi, ortaktır ve biribirine bağlıdır. Bu nedenle de dünyanın başına gelen her felaket insanoğlunun da başına gelmiş sayılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bildiğimiz bir gerçek daha var: Sizin Tanrınız bizimkinden başka bir Tanrı değil. Aynı Tanrının yaratıklarıyız. Beyaz adam bir gün bu gerçeği de anlayacak ve kardeş olduğumuzu farkedecektir. Siz Tanrınızın başka olduğunu düşünmekte serbestsiniz. Ama hepimizi yaratan Tanrı için kızılderili ile beyazın farkı yoktur. Ve kızılderililer gibi Tanrı da toprağa değer verir. Bu toprağa saygısızlık, Tanrının kendisine saygısızlıktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyaz adamı bu topraklara getiren ve kızılderiliyi boyunduruk altına alma gücünü veren Tanrının adaletini anlayamıyoruz. Tıpkı buffalo'ların öldürülüşü, ormanların yakılışı, toprağın kirletilişini anlamadığımız gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün bakacaksınız gökteki kartallar, dağları örten ormanlar yok olmuş, yabani atlar ehlileştirilmiş ve her yer insanoğlunun kokusuyla dolmuş. İşte o gün insanoğlu için yaşamın sonu ve varlığını devam ettirebilme mücadelesinin başlangıcı olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gündüz ve gece bir arada olamaz. Kızılderililer her zaman beyazlardan tıpkı sabah sislerinin güneşten kaçtığı gibi kaçmışlardır. Bütün bunlara rağmen, teklifinizi tartışacağız. Ve umuyorum ki, halkım bunu kabul edecek ve Büyük Beyaz Şef'in vaadettiği üzere beraber barış içinde yaşayacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böylece Ay birkaç kez daha doğacak, bir kaç kış daha geçecek. Bu geniş topraklara yerleşmiş ve mutluluk içinde yaşamış olan neslimiz, daha önce bizden daha güçlü ve daha umut dolu yaşamış insanlarımızın mezarları başında yas tutacaklar.&lt;br /&gt;Ama, niye insanlarımın kaderi için yas tutayım ki? Tıpkı deniz dalgaları gibi kabileler kabileleri, uluslar ulusları takip ediyor. Bu doğanın düzenidir ve teessüf gerekmez.&lt;br /&gt;Yok oluşumuz çok uzak olabilir ama kesinlikle bir gün gerçekleşecek; Son kızılderili yok olup, kabilemin hatıraları beyazlar için bir tarih olduğunda, bu kıyılar kabilemin görünmez cesetleriyle kaynaşacak. Çocuklarınızın çocukları kendilerini bir dükkanda, bir yolda, boş bir yerde yalnız olarak düşündüğünde aslında yalnız olmayacaklar.&lt;br /&gt;Dünyanın hiçbir yerinde tamamen ıssız bir yer yoktur. Geceleri, şehir ve kasabalarınızın caddeleri boşalmış gibi görünse de, aslında, bir zamanlar oralarda yaşamış ve bu güzel toprakları gerçekten seven ruhlarla dolu olacaktır. Beyaz adam asla yalnız kalamayacaktır. Beyaz adamın, benim insanlarıma saygı göstermesini sağlamalısınız, çünkü; ölüler güçsüz değildir.&lt;br /&gt;Ölü mü dedim?&lt;br /&gt;... !&lt;br /&gt;Ölüm diye birşey yoktur ki, sadece dünya değiştirir insan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şef Seattle, 1854&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-1485792050276507999?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/1485792050276507999/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=1485792050276507999&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/1485792050276507999'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/1485792050276507999'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/sef-seattlen-mektubu-1854.html' title='Şef Seattle&apos;ın mektubu (1854)'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_gGs8_cnbrdc/SumsWrdr0WI/AAAAAAAACbM/KPWZOzsxuZo/s72-c/10001762.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-5777290739501294770</id><published>2009-10-29T07:48:00.000-07:00</published><updated>2009-10-29T07:49:27.916-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KIZILDERİLİLER'/><title type='text'>KIZILDERİLİ ASİMİLASYONU</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_gGs8_cnbrdc/Sumrb94qf7I/AAAAAAAACbE/0e8S6W_JM40/s1600-h/Lakota-Sioux.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 324px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_gGs8_cnbrdc/Sumrb94qf7I/AAAAAAAACbE/0e8S6W_JM40/s400/Lakota-Sioux.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5398034125337296818" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kristof Kolomb'un 1492'deki keşfinden hemen sonra başlayan Amerika yerlilerini sindirme, topraklarına ve doğal kaynaklarına el koyma süreci, 1886'da son Kızılderili direnişçisi Apache Reisi Geronimo'nun teslim olmasıyla tamamlandı. Bütün Amerika kıtasında on milyonlarca yerli, Avrupalılar tarafından ortadan kaldırıldı, yüzlerce ulus, yüzlerce dil, yüzlerce kültür bir daha dönmemecesine yeryüzünden silindi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;El koyma süreci daha geç başlayan ancak 1860-90 yılları arasında büyük bir hızla tamamlanan ABD'de, ülkenin batısında yaşanan olaylar kolayca gerçek boyutundan sıyrılarak efsane katına yükselmişti, Batıya ait hikayeler o derece saptırılarak yaygınlaştırıldı ki, dünyanın çok başka coğrafyalarının çocukları tahtadan tabancalarıyla "melun Kızılderilileri" kovalayarak büyüdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avro-Amerikan kültürünün ulaştığı tüm coğrafyaların ortak düşmanı haline gelen Kızılderililerin bir bölümü bu kanlı süreçten yaralı, bitkin, muhtaç her şeye rağmen canlı çıkmayı başardılar. Fobinin ortadan kalkması ile başlayan kısmen kültürel, kısmen turistik, kısmen bilimsel ilgi yardımı ile "asmayalım da besleyelim mi" yaklaşımı yerini "asmayalım ama asimile edelim" görüşüne bıraktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19. yüzyıl sonunda ve 20. yüzyılın önemli bir bölümünde ABD ve Kanada hükümetlerinin uyguladığı resmi "uygarlaştırma" politikalarının ana hedefi Kızılderili geleneklerini ve kabile yaşamını ortadan kaldırmaktı. Oluşacak boşluk elbette Avro-Amerikan kültürel gelenekleriyle doldurulacaktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asimilasyon politikaları dört ana hedefe yönelik olarak gerçekleştiriliyordu. Tarıma dönük bir yaşam biçimini oturtarak avcılığa dayalı, göçebe ve mülkiyet kavramı olmayan yaşam biçimini silmek. Geleneksel giyimtarzını ortadan kaldırarak, yalnızca beyazların giyim tarzını geçerli kılmak. Hristiyanlaştırmak yoluyla Kızılderililerin geleneksel inançlarını silmek. Bütün bunlardan daha da şiddetli olarak uygulanan eğitim yoluyla uygarlaştırmayı ise ayrıca incelemek gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın çeşitli ülkelerinde "American college" ler kurulurken, ABD'de de ülke içine hizmet vermek amacıyla "boarding school"lar ve Kızılderili kolejleri kuruluyordu. Bu asimilasyon okulları fakir kızılderili halkının çocuklarına iyi bir eğitim sağlamak amacının güdüyordu! En tanınmışları olan Pennsylvania'daki Carlisle Kızılderili okulu 1879'da ülkenin dört bir yanından gelen Kızılderili çocuklarını kabul etmeye başladı. Okulun kurucusu Richard Henry Pratt'e sorarsanız, okul rezervasyondan ne kadar uzaksa o kadar iyiydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pratt'in "okulun iyiliği" konusunda koyduğu kriterler tartışmalı olsa gerek. Geronimo'nun teslim olmasından sonra pek çok Apache çocuğu Carlisle'a gönderilmişti. Kısa bir süre sonra, bakımsızlık ve kötü muamele yüzünden çocukların en az elli kadarı bu okulda hayatını kaybetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Luther Dinelen Ayı on yaşındayken Carlisle'deki Kızılderili okuluna gidiş macerasını şöyle anlatır: "Beyazların Kızılderili çocuklarını öldürmek dışında ne yapmak istediklerini bilemiyordum, bir okulun ne olduğu konusunda hiç fikrim yoktu. Doğu'ya ölmeye gittiğimi düşündüm... Custer savaşından yalnızca üç yıl sonraydı... Trenimiz istasyonda durduğunda birçok beyazın küçük "vahşileri" karşılamaya geldiğini gördük... Trende büyük çocuklar cesaret vermek için kahramanlık şarkıları söylediler."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asimilasyon sürecinin ilk adımlarından biri çocuklara yeni isimler vermekti. James Buller (Kasawapamat) 1896'da yedi yaşındayken başına gelenleri hatırlıyor: "Öğretmenler Kızılderili isimlerini telaffuz edemedikleri için hepimize yeni isimler&lt;br /&gt;verdiler. Herkese bir soyadı verdiler, sıra bana geldiğinde benim soyadım Buller oldu... Birer de ilk isim verdiler... Erkeklere İngiliz krallarının, kızlara kraliçelerin isimleri verildi. Böylece ilk ismi aynı olan birçok öğrenci olunca öğretmenler bir de İncil'den alınma orta isimler koydular. Benimki Solomon idi."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asimilasyon okullarında amaca hizmet eden yöntemlerden biri olarak da spor kullanıldı. Birçok alanda ezilmiş ve dışlanmış olan Kızılderili gençler, kendilerine kazanma olanağı veren spor müsabakalarını çok sevdiler. Yarışma, madalya alma, farklı kıyafetler giyme, beyazların oyununu oynama gibi olanaklara kavuşmuşlardı, ancak farkında olmadan asimilasyon sürecini de hızlandırmış oldular. Üstelik spor yolu da sanıldığı kadar açık değildi. Kızılderili kökenli Jim Thorpe olimpiyatlarda dekatlon şampiyonu olunca, uydurma bir bahaneyle madalyasını geri aldılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hükümetlerin asimilasyon politikalarına direnen birçok Kızılderili de oldu elbette. Geleneksel giyim tarzlarından vazgeçmedikleri için "battaniye Kızılderilileri" diye aşağılanan bu insanlar, bir asır sonra hala sürdürülen bu mücadelenin temsilcisi oldular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Atlas Dergisi'nden(06/01) alınmıştır&lt;br /&gt;Ahmet KÖKSAL, yazar&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-5777290739501294770?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/5777290739501294770/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=5777290739501294770&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/5777290739501294770'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/5777290739501294770'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/kizilderili-asimilasyonu.html' title='KIZILDERİLİ ASİMİLASYONU'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_gGs8_cnbrdc/Sumrb94qf7I/AAAAAAAACbE/0e8S6W_JM40/s72-c/Lakota-Sioux.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-4084848049094838805</id><published>2009-10-29T07:44:00.000-07:00</published><updated>2009-10-29T07:48:38.093-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KIZILDERİLİLER'/><title type='text'>KIZILDERİLİ ATASÖZLERİ</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_gGs8_cnbrdc/SumrOYowVHI/AAAAAAAACa8/gk01xWLMr9c/s1600-h/800pxshoshonitipis17c75li1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_gGs8_cnbrdc/SumrOYowVHI/AAAAAAAACa8/gk01xWLMr9c/s400/800pxshoshonitipis17c75li1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5398033892000158834" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Arkamda yürüme, ben öncün olmayabilirim. Önümde yürüme, takipçin olmayabilirim. Yanımda yürü, böylece ikimiz eşit oluruz. (Ute Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Ölüler güç ve bilgilerini beraberinde götürmez, yasayanlara ilave eder. (Hopi Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Düşmanımı cesur ve kuvvetli yap! Eğer onu yenersem utanç duymayayım. (Apache Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Şeytan hakkında konuşmayın.Gençlerin kalbinde merak uyandırır. (Siyu Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bir kere "Al sunu" demek, iki kere"Ben vereceğim" demekten iyidir. (Kabilesi bilinmiyor) * Su gibi olmalıyız. Her şeyden aşağıda, ama kayadan bile kuvvetli. (Siyu Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bir başkasının kabahati hakkında konuşmadan önce daima kendi makoseninin içine bak (Sauk Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bir düşman çok, yüz dost azdır. (Hopi Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kehanet, muhtemel bir olayı kesin bir bakış ile görmekten başka şey değildir. Hava ya bulutlu olacaktır, ya da güneş açacaktır. (Cherokee Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Komşun hakkında hüküm vermeden önce, iki ay onun makosenleriyle yürü! (Cheyenne Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Doğum yapan her şey dişidir. Kadınların ezelden beri bildiği kainatın dengelerini erkekler de anlamaya başladıkları zaman, dünya daha iyi bir dünya olmak üzere değişmeye başlamış olacaktır. (Mohawk Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Unutmayın çocuklarınız sizin değildir. Onu yaratıcıdan ödünç aldınız. (Mohawk Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Günümüzde insanlar bilgiyi arar oldu, hikmeti değil. Halbuki bilgi mazidir, hikmet ise istikbal (Lumbee Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Aşkı tanıdığında, yaratıcıyı da tanırsın. (Fox Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Allah'ın kelimeleri meşe yaprağı gibi sararıp düşmez;çam yaprağı gibi ilelebet yeşil kalır. (Mohawk Kabilesi)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-4084848049094838805?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/4084848049094838805/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=4084848049094838805&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/4084848049094838805'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/4084848049094838805'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/kizilderili-atasozleri.html' title='KIZILDERİLİ ATASÖZLERİ'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_gGs8_cnbrdc/SumrOYowVHI/AAAAAAAACa8/gk01xWLMr9c/s72-c/800pxshoshonitipis17c75li1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-7391017671439685465</id><published>2009-10-28T17:04:00.000-07:00</published><updated>2009-10-28T17:05:08.194-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Gündüzleri koşuşturan, geceleri horlayan bir topluma işitmeyi öğretmek mi?</title><content type='html'>Gizli bir suretti gökyüzüne yansıttığım... sözlerimi esir alan karanlığı tutuklatmalıydım çok önceleri, ama o zamanlar buna gücüm yetmezdi... bu kadar sahtekarca olmamalı gülümseyişlerin, ben kaybolmalıyım her tebessümünde... Neden? Peki ama niye? ... sorma! Bana yöneltilen soruları çöp kutusunda biriktiriyorum uzun bir süredir... kahkahalar, gereksiz vızıltı yığınları... ruhumu esir alan onlardı, bu yüzden durmadan küfredişim içten içe... Siz neden bu kadar rahatsınız? Ben neden bu kadar sarhoşum... Bir arı dolanıyor beyin kıvrımlarımda, dün gece ansızın süzülmüş olmalı kulağımdan içeriye... Kahretsin, onu yakalayamıyorum! Dolanıp duruyor, dolanıyor, sesi gittikçe tizleşiyor, büyüyor, büyüyor, büyüyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kabusun içinde gömülü kalmışlığın sancılarını çekiyorum şu sıralar... esrikliğim mi? Dün gece rutin uykusuzluğumla gün doğumunu beklememden kaynaklanıyor... Bazen, her şey yalın gibi gözüküyor gözümüze... kapanan kapılar, aşılan yollar, gün doğumları, ellerinin buz tutması, kayıp ruhlar, kayıp bedenler, açılan kapılar, kimi zaman sıcak tebessümler, zamanla aşınan yollar, gün batımları, kayıp geceler ve daha bir sürü sayılabilirlik... soyutluğuma yaklaşmayı düşüncelerine taşıma! Kendime bile bu kadar yabancı ve bir o kadarda uykusuzken,soluğumu saran sesleri boğmama yardım et!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kayıp görüntüler içinde geceye karışırken, birkaç bilindik isim, birkaç ezberlendik cümle hafızalarda... hafızamı silmeme yardım et!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bir oyun gibi gözükür oldu gözüme, bir tür kurmaca, kurgu hikayelerin yarattığı kaos... Kasırga, okşar durur ruhları savaş çığlıklarıyla dolu bedenleri... bedenler, önceden yazılı kurguları oynamaya devam ederler... Sesler silinir, duymaz olur canlılar martı çığlıklarını... Kent küser, küskünlüğü yaşlı sokaklarının uğultusuna karışır durmaksızın... robotlar erkenden yol alırlar gündüze, bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşı içinde... kaybolup durur bu şehir tekrar tekrar... ölüme erken yol almışlığın ninnilerini mırıldar robot bireylerine, onlarsa işitmez hiçbir şeyi... &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Gündüzleri koşuşturan, geceleri horlayan bir topluma işitmeyi öğretmek mi? Buna gülünür işte..&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;21.11.2001 23:31 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-7391017671439685465?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/7391017671439685465/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=7391017671439685465&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/7391017671439685465'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/7391017671439685465'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/gunduzleri-kosusturan-geceleri-horlayan.html' title='Gündüzleri koşuşturan, geceleri horlayan bir topluma işitmeyi öğretmek mi?'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-4931261539087333994</id><published>2009-10-28T17:02:00.001-07:00</published><updated>2009-10-28T18:31:20.754-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Bak o çalıyor dostum</title><content type='html'>Bak o çalıyor dostum K.Cobain... duyuyor musun sesleri?&lt;br /&gt;Yanına yaklaşmak istiyoruz..&lt;br /&gt;Kahrolası karanlık içine çekiyor tüm iyilikleri...&lt;br /&gt;Adını anarken gözlerim taşıyor birden bire...&lt;br /&gt;Ölüm sana yakışmıyor... neden inanamıyorum bir türlü...&lt;br /&gt;Öyle bakıp durma gözlerime..&lt;br /&gt;Gülümseyip durma...&lt;br /&gt;Geri dön...&lt;br /&gt;Sesin kulağımda yankılanıyor...&lt;br /&gt;yüzüme bakıp “niye ağlıyorsun?” deme Gülsüm..&lt;br /&gt;öyle bakmasaydın, öyle sarılmasaydın keşke...&lt;br /&gt;yanımızda ol...&lt;br /&gt;soyut yada düşlerde hissettirerek dokun ellerimize...&lt;br /&gt;ölmeyi en çok onlar hak etti...&lt;br /&gt;neden...&lt;br /&gt;neden güçsüzüm bu kadar?&lt;br /&gt;Neden sessizsin? Neden orada yatmak zorunda...&lt;br /&gt;Neden loser olmayı kabullendin Gülsüm, neden?&lt;br /&gt;Bu kaosu yırtmaya çabalıyorduk... yavaş yavaş olacağına inanıyordum...&lt;br /&gt;Artık hiçbir şeye inanmıyorum&lt;br /&gt;Ölüm-yaşam...&lt;br /&gt;Şimdi, aradaki çizgide seni özlüyoruz...&lt;br /&gt;Eksilmeye başladı bile ruhlarımız..&lt;br /&gt;o da öyle söylüyor...&lt;br /&gt;yazdığın lirik öyle dolu ki...&lt;br /&gt;söylemezdin oysa yazdığını, okuduklarını...&lt;br /&gt;seslenişler...&lt;br /&gt;yanıma yaklaş dostum,&lt;br /&gt;yada biz gelelim...&lt;br /&gt;öyle ölmemeliydin!&lt;br /&gt;Lanet olsun öyle gitmemeliydin!&lt;br /&gt;Sesime yaklaş..&lt;br /&gt;Sesime yaklaş....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;01/12/2001 TuBa DuRaN&lt;br /&gt;...to G. A.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-4931261539087333994?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/4931261539087333994/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=4931261539087333994&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/4931261539087333994'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/4931261539087333994'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/bak-o-calyor-dostum.html' title='Bak o çalıyor dostum'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-2189228195901945125</id><published>2009-10-28T17:00:00.002-07:00</published><updated>2009-10-28T17:01:25.302-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Gülüşüme aldanma, benzemez yüzüm sahnedeki o saf kadına..</title><content type='html'>Gülüşüme aldanma.... benzemez yüzüm sahnedeki o saf kadına.... repliklerimin hepsi satılık şimdi.... ve gören yok aynadaki aksini.... bu hayat hep böyle... yani sürekli bir kaçma,kovalamaca söz konusu.... nereden başladım..... şimdi neredeyim..... kim bu ruhlarını satılığa çıkaran insanlar..... öyle çok silik suret var ki, saymaya korktuğum...... ya da birilerinin saymaya korktuğu.... bu bir sona işaret değil biliyorum..... hepsi, soysuz ya da soylu bir direnişin öyküsü..... tarafsızlık için kullanılabilecek en güzel sözler sanırım.... yaşıyor muyum? Belki.... umarım öyledir... kilitler vurulmuş beyinlerin ayaklanışı...... görüyor muyum? Sanmam..... sanırım bakıyorum yalnızca.... hedefteki çizgiye ulaşmak uğruna yapılan bir yarış..... jüri üyeleri satılık..... bu kargaşa, o kargaşamı.... hani içinden çıkamadığımız.... yavan sorularımızla kapıları çalıp.... hep bilindik ve yüzeysel cevaplar aldığımız.... artık inanmıyorum.... sanırım anlıyorsun... gökyüzündeki mavilik siliniyor gitgide..... hani hep o adını andığımız özgürlük vefasız çıktı bize..... ve yıkanan beyinler düşünmeyi unutmuş çoktandır.... soruları kayıp.... fikirleri, papağanlarınkiyle eş değerde... niye buradayım.... buraya ait değilim biliyorsun.... bu prangalar bedenime uymuyor..... kilitler beynime fayda etmiyor....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gökyüzü uzaklaşıyor gitgide, farkına varamıyoruz..... bu süzülen varlığımız değil geceye.... sanırım uzaklaşıyorum gitgide..... sahtekar yüzlere bakamaz oldum... içimdeki tiksintiyi bastıramaz oldum.... midem bulanıyor kimseye söyleyemiyorum...... ne olacak bunun sonu..... sahtekar tavırlı suretlerle doluyken etrafım bu hayata nasıl alışacağım..... dostlar alacakaranlık kuşağına dönüştü...... suretleri saklı şimdi labirentlerde...... sandığından daha da kırgın bu gece suretim.... bu ben değilim..... sözleri ıslatıp, küçük bir çocuk gibi evin herhangi bir köşesine saklanıp ağlamak geliyor içimden.... buraya ne zaman geldim.... hayatın burasından sonra ne oldu da suretler birer birer sahteleşti..... alışamıyorum.... alışamıyorum.... sanırım yaşam bitmeyi özledi... hani hep sözünü ettiğim ve defalarca ucuna gelip cesaret edemediğim....... yaşam? Şimdi yaşamın güzelliğinden söz etme bana.... doğadan,hayvanlardan,husky cinsi kurdun gözlerinden bahsetme bana..... kısırdöngüde kanat çırpıyoruz, farkında değil misin... her şey freddie’nin kabusuna dönüştü..... komik bir kaosla mücadele ediyoruz.... ve ben artık sıkıldım.... yazmaktan.... yaşamaktan.... bakmaktan değil, görmekten.... koklamaktan.... sormaktan.... sevmekten... aşktan.... bu ben değilim, geceye karışan suretim.... zihnimin içinde yüzdüm bir an..... esrikliğimden olsa gerek.... kabuslarıma sarıldım yalnız olduğumu hissedip..... sanrılarım kanıma girdi ve yorgunum şimdi......&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;26.12.2000 sa:00-16 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-2189228195901945125?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/2189228195901945125/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=2189228195901945125&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/2189228195901945125'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/2189228195901945125'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/gulusume-aldanma-benzemez-yuzum.html' title='Gülüşüme aldanma, benzemez yüzüm sahnedeki o saf kadına..'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-7231433817392873808</id><published>2009-10-28T17:00:00.001-07:00</published><updated>2009-10-28T17:00:39.239-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Gündüz ve gecenin yansımasında</title><content type='html'>Gündüz ve gecenin yansımasında yiten suretim değil geceye... bu kaybolmuşluklar geçidinde kısır döngüye saran haykırışlarınız yitip giderken İstanbul sokaklarına, uzaklardan bakınırım... içine çeker beni de diye korkarcasına... son günlerde bir çok şeyden korkar oldum, adımın hafızamda yankısını umursamadan... bu kadar garip ve anlaşılmaz mı hayat... yani bu karaborsa mutluluğu satın almak güç mü bir çoğunuz için... sandığın kadar mutsuz, yada sandığının aksine mutluyum... ne fark eder, bu benim hayatım... zarları ben atar, ben kaybeder yada kazanırım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başkalarının hayatına öyle çok daldın ki kendini unuttun...toparlan ve zarını at... sıra sende...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nedir istediğin? Kayıp bir suret olmak mı... öyle çok aksilik çıktı ki karşına... kaybettim diye söyleniyorsun, aynalara dalıp dalıp... bu bir son mu... yani böyle mi bitmeli bu oyun... doğrul koltuğundan ve bir kez daha zarını at...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son sözler hep bilindik hafızalarda... kalemimi ürküten böyle ansızın yok olman... kargaşa içinde gülümserken bul suretini ve rüzgara karşı gülümse, sana deli denmesini umursamadan... bu kadar çabuk yenilemezsin... bu kadar çabuk tükenemezsin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Felsefe... hani bilirsin... lisede çok dil döktüler felsefe adına... benim felsefemi sorarsan iki kelime... “yenilme, savaş”... bu kadarı her şey için yeterli sanırım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi suretimi sormaya gidiyorum, iç benimi bulmaya... karmaşık gelebilir... sahilde, rüzgara karşı gülümseyen o sureti anımsıyor musun? Sanırım yaklaşıyorsun... her şeye yavaş yavaş....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...öyle çok umutsuzluğa düştüm... öyle çok çabaladım ki ... hüsranlarım diz boyu.... bir anlamı yok esasında .... gerçek=yarın.... sanırım öyle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;” geçmişini sorgulama” dedi, bi gün ansızın yaşlı filozof.... öylece kalakaldım.... içinden çıkamadığım sorularımı... kişisel sorgularımı bir kelimede önüme döktü ansızın... geçmişini sorgulama.... şimdi, o filozofun durduğu yerden bakınıyorum hayata... bazen, anlamsızlıklar ne kadarda anlamlıymış aslında diyorum.... bir melodinin içinde kaybolmak kadar güzel hayat isteyince.... hayır, bu bir mutluluk oyunu... pembelik v.s. saçmalık değil... sadece savaşım... bireysel savaşım... bu dünyayı pislik, lanet insanlara kaptıracak niyette değilim... farkında değil misin... birer birer terk ediyor o güzelim insanlar evreni.... ve git gide çirkinleşiyor her şey... devam etmelisin... devam etmeliyiz... yorulmadan... hedefe ulaşıncaya dek savaşmalıyız.... böyle çabuk gidemeyiz... şu pislik insanlara bırakamayız her şeyimizi... şu salaklıkların sürmesine göz yumamayız....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18.01.2001 sa:15.22 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-7231433817392873808?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/7231433817392873808/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=7231433817392873808&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/7231433817392873808'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/7231433817392873808'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/gunduz-ve-gecenin-yansmasnda.html' title='Gündüz ve gecenin yansımasında'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-2655952865526487409</id><published>2009-10-28T16:59:00.001-07:00</published><updated>2009-10-28T16:59:40.893-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>yaşamı değerli kılan ne varsa</title><content type='html'>“yaşamı değerli kılan ne varsa,ayaklar altından gökyüzüne ulaşacaktır, bir gün mutlaka! "&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat; bir köşeden bakıp, gülmeyi, keser misin lütfen. Oyunlarını üzerimize kostüm yaptığın yetmedi mi, yıllar yılı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“her insan bir uçurumdur, başın döner dibine baktın mı” dedi bir oyunda, kalakaldım, düşüncelerim aktı ansızın; kapkaranlık denizin ortasında bir başıma kaldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söylediğin tüm sözler, bana ulaşmadan düşüyor, ağır ağır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen, aslında burada olmadığım giriyor sanrılarıma. Düşlerimle, gerçekler, karışır oldu bir süredir. Hangisi sanrı, ya da hangisi gerçek?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kavgalar ettik, uzun uzun... yol boyu gülümsedik bazen... hepimiz, bir bütünün, bölünmüş parçalarıyız belki de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hüzünlü yüzlere bakamaz oldum... insanları kırmaktan, ne zevk alır bazıları? Ezerek, yükselme politikası, ama daha nazik olmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nazik mi? Nezaket mi? Canı cehenneme hepsinin. Sonuç olarak; bir ezme eylemi varsa, soyut ya da somut ne fark eder?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kişisel kavgalarıma tanıksınız; nasıl bir duygu bilmiyorum, başkasının derinliklerinde savrulmak. Eğer; gerçekten, bir savruluş söz konusuysa, pek de iyi bir şey olmamalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir dostum, “_tam kopacakken, bir şeyler bağlıyor beni hayata. Hayata mı? Hayır, sevdiklerime belki de.”dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karamsarlık mı? Öyleyse yenik düşmüşlerin ezgilerini mırıldanmalı gün dönümü. Bunu yapmayacak asla, çünkü henüz yenilmedik. Her sabah gün doğumunda aydınlığı getirirken Ra, “umutlar, ufukta yükselir” diyor içten içe... kimileri duyamıyor sesini, kimileriyse umursamıyor, ama o her sabah, umudun ezgilerini mırıldanıyor, her gün doğumunda başları göğe yükselenlerle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir oyundan alıntıydı her şey, tüm yaşamım... oyundan çıkmaya çalışırken,replik sıram geliyor ve tekrar sahneye dönüyordum. Seyirciler gülüyor, alkışlıyor, kimileriyse bakınıyordu yalnızca, hayretle, şaşkınlıkla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ses sızdı düşüme “ bir hikaye yazdım içime, kapalı gözlerin ayaklanışı gibi. Oyun içinde oyun, sanrılar gerçeğe karıştı. İzlediğin tüm hikayeler, sahteye yakın, sahneye uzak. Bu yüzden yansıtışım içimdeki istekleri, kabusları...” kalakaldım, sahnede bir başıma...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazılan hikayelere yaklaşıyordum git gide, adım adım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“_Uzak gibi görünen, aslında yarının” dedi ve kayboldu ansızın sureti. Kimdi? Sözleri, suretinin, önüne geçmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Önemli ve önemsiz tartıştı, kalabalıksa sadece uzaktan bakındı. Kimse ayırt edemedi onları, zamanla birbirlerine benzemişlerdi ya da kalabalık, zamanla onları ayırt edemez hale gelmişti... “kör kalabalığa bulandık” dedi, aralarından biri., kulaklar tıkandı... başını eğdi ve uzaklaştı yanlarından... tartışmaysa, sürüp gidiyordu...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;03.02.2001 sa:14.30 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-2655952865526487409?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/2655952865526487409/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=2655952865526487409&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/2655952865526487409'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/2655952865526487409'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/yasam-degerli-klan-ne-varsa.html' title='yaşamı değerli kılan ne varsa'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-4231513731569338329</id><published>2009-10-28T16:58:00.000-07:00</published><updated>2009-10-28T16:59:05.628-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Herşey ağır ağır kayıp gidiyor ellerimden..</title><content type='html'>Herşey ağır ağır kayıp gidiyor ellerimden.. bense izlemenin ötesine geçemiyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu boyuttan çıkmama izin ver.. belki değişebilir bir şeyler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ani bir kalp sancısı gibisin içimde.. hiç olmadık bir anda, hiç olmadık bir mekanda geliyorsun çıkmazlarımın tam ortasına... Değişen somutlukları hiç görmemen belki de daha iyi... insanlar değişiyor, bir anda, lanet olası kağıt parçaları kandırıyor onları, beyinleri sahte mutluluk sıvıları salgılıyor, ölüyorlar git gide, canlı gibi görünüyorlar oysa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bense izliyorum, uzaklardan, sadece izliyorum, akıp gidiyor hayat, yolumun üzerinden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzin ver yanına gelmeme, sende biliyorsun, eğer oralarda bir yerlerdeysen... beni herkesten daha iyi tanıyorsun ve biliyorsun zaaflarımı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benimle bu oyunu oynamaktan vazgeç artık... Sözcüklerini çaldığım için üzgünüm, hiçbir şeyi Tanrısallaştırmamalıydım oysa, fikrim çipi algılayamadı... bir kez daha... yo hayır! Bu defa değil.. bir kez daha çocuk olmak ve bir kez daha yaşlanmak.. gözüm almıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzin ver biraz dinlenmeme...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni öldürüyorsun, tıpkı yaşlanan ve çürümeye yüz tutmuş yaşam gibi.. her gün bir şeyler yüklüyorsun fikrime, her gün bir tını yapıştırıyorsun şakaklarıma, her gün saçma sapan olaylar gösteriyorsun yanı başımda olup biten...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıkıldım.. Kamera stop! Zırva senaryona bir son ver kahrolası Yönetmen! Yoksa bu filmden ayrılacağım.. neden beni seçtin bu rol için ve neden ben kaybolurken sen hep susuyorsun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Delirmeme izin ver, ya da düşüşümü izle o konforlu sıcaklığından...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;25.01.2002 03:54 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-4231513731569338329?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/4231513731569338329/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=4231513731569338329&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/4231513731569338329'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/4231513731569338329'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/hersey-agr-agr-kayp-gidiyor-ellerimden.html' title='Herşey ağır ağır kayıp gidiyor ellerimden..'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-8415815713160141330</id><published>2009-10-28T16:57:00.002-07:00</published><updated>2009-10-28T16:58:04.936-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Hikayeyi anlatırken</title><content type='html'>Hikayeyi anlatırken yanımda olmayışın sanırım yalnızca bir talihsizlikti. Abartmamalı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kasırga ve iç savaş çığlıkları kulak zarımı patlattı dün gece, duymadın. Evet, bense şimdi kimseyi duymaz bir haldeydim. Okuduklarım, sanırım zamana karşı durmama yardımcı olur. Ayaklarım çatlarcasına ağrıyordu, kimseye çaktırmadan ilerliyordum oysa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belli belirsizdin, ufukta küçük bir çizgi gibi. Uzaklaş, yolumu değiştiremem sırf suretinden tiksindiğim için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapalı kapıların ardına gizlenip durdun yıllar yılı. Lanet olsun! Kapa çeneni! Ağlayıp, sızlanmaktan vazgeç. Gökyüzünü kendi ellerinle sildin bir gece yarısı, ben o sıralarda yüksek volümlü düşlerdeki kayıp sureti oynuyordum antik tiyatroda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seyircilerin yüzlerini anımsayamıyorum, sanırım onları hiç göremedim. Körebe oynayan çocukluğum geçiyordu gözlerimin önünden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım, yalnızlıklarımızı tanıştırdığımız gün, tüm bu hayat saçmalığına anlam yüklemek için geçerli sebeplerim olacak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarın, gün doğumunu kaçıracağım... bilerek ve bunu isteyerek delimtirek kahkahalarımı atacağım kaybettim diye ağlaşanlarınıza...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_”Kötüsün!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_Kötüyüm! En kötü benim! En delimtirek kahkahalarımı sizler için ayırdım, tozlu raflardan indirmem birkaç günümü alsa da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç kez çaldırdım telefonunu, gitme! demeye çalışıyordum. Güldün, sanırım anlayamamıştın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka başka kişilere sesleniyorum her paragrafımda. Duymaları mı? Umurumda değil. Yazmak istediklerimi yazıyorum yalnızca, sonra yatıp zıbaracağım... epey bi geç oldu, gözlerime hafiften kan oturdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden daha çok okuyorsun? (hayır, bahsettiğim sen değilsin, kendime soruyorum bu soruyu)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitaplarının, daha çok görmek ve daha çok acı çekmekten başka bir şey kazandırdığı oldu mu sana? Kaliteli olmanın sancısını daima çekeceksin. Hep küçük kalmalıydın oysa, küçük kızı oynamalı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyüdün, öyleyse uyu şimdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;29.09.2001 04:44 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-8415815713160141330?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/8415815713160141330/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=8415815713160141330&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/8415815713160141330'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/8415815713160141330'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/hikayeyi-anlatrken.html' title='Hikayeyi anlatırken'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-822360574155989275</id><published>2009-10-28T16:57:00.001-07:00</published><updated>2009-10-28T16:57:29.845-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>İçimde bir şeyler var,çıkmaya niyetsiz.</title><content type='html'>İçimde bir şeyler var,çıkmaya niyetsiz. Şu yasa saçmalığına dalmadan ve saçma sapan ritüellere uymadan bakınmaya çalışıyorum etrafıma...... rutinden sıkıldım , bir iyilik yapıp kendime,gitmeliyim buralardan.....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorduğum ve soluduğum kadar yalnızım şimdi.... gerçi biliyorum,sorularımın çaresizliğini...... sorduğum kadar uzaklaşıyor dostlar birer birer sırayla.....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galiba yaşlanıyorum...... ne çabuk değil mi..... oldukça genç gözüküyorum halbuki..... Sorularım dilimden dönüp gidiyor şimdi...... olur olmaz rüyalar görüyorum.... öyle kaptırıyorum ki kendimi... bazen hiç uyanasım gelmiyor..... uykuyu sever oldum sırf bu yüzden..... sorduğum ve cevapsız kalan dostlarım bir orada çıkar oldular karşıma.....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık yavan yazıyorum farkındayım..... depresif günlerimden bir kaçını atlatıyorum şu sıralar...... sorularımla boğuşuyorum...... belleğimden bazı şeyleri geri dönüşüm kutusuna atmak ve oradan da silmek istiyorum..... ama bu o kadar kolay olmuyor..... yalnız bilgisayara bu kadar kolay hükmedebiliyoruz....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani atamıyorum seni geri dönüşüm kutusuna.....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir dostum;”aslında gökyüzü beyazdır, maviye tutuklu kalışımızın sebebi niye” diye sordu..... sende bilmiyorsun dedim.... sonra ekledim, kuşların mekanı oluşundan olsa gerek ,özgürlüğe susamışlığımızdan belki de...... peki niye mavi bize özgürlüğü anımsatıyordu..... yine kuşlardan olsa gerek..... kuşlar nasıl görüyor acaba gökyüzünü.... ya da evreni.... belki de onlarda bizi özgür görüyordur...içten içe özeniyorlardır belki de..... kimi zaman bize simit atmak geliyordur içlerinden....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuşları hep aşağılamıştır insanoğlu ..... kimi zaman, “kuş beyinli” diye nitelendirmişlerdir,zekasını eksik gördükleri insanları..... bunlar hep bir çekememezlik unsuru kanımca.... ava gitmemiz sırf bu yüzden,kendimize kanıtlamaya çalışıyoruz gücümüzü.... ve egomuzu doyuruyoruz,ama doyurdukça acıkıyor bir çoğumuzunki....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakınıyorum etrafıma,bakınıyorum dünyaya ..... içimi derin bir sızı kaplıyor.... bu ani depresifliğimden olsa gerek..... bir şeyler uğruna;çabalıyor,başarıyor ya da başaramıyor ve sonra ölüyoruz..... sebepsiz bir depresiflik olmasa gerek....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir dostumun anlattığı bir hikaye sızdı ansızın fikrime.....bir şövalyenin hikayesi.... “atıyla giderken,önünden geçtiği köyde ağaçtan elma koparan kızı çok beğenen, fakat durup da onunla konuşmayı kendine yediremeyen,yol boyunca onu düşündükten sonra kılıçla da değil,attan düşüp ölmüş bir adamın hikayesi.... sanırım attan düşmeme az kaldı......&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18.12.2000 sa:08.23 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-822360574155989275?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/822360574155989275/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=822360574155989275&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/822360574155989275'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/822360574155989275'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/icimde-bir-seyler-varckmaya-niyetsiz.html' title='İçimde bir şeyler var,çıkmaya niyetsiz.'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-3802954947575443349</id><published>2009-10-28T16:56:00.001-07:00</published><updated>2009-10-28T16:56:59.643-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Bir gün şu cehennemden kurtulur muyuz ne dersin?</title><content type='html'>Bir gün şu cehennemden kurtulur muyuz ne dersin? diye sordum, dost bildik yüzlere, başlarını önlerine eğdiler..... ve sokaklar yine gürültü, patırtı içindeydi, taşıtlarda yan yana duran insanlar somurtkan ifadelerle çevreyi gözlemliyor, sonra önlerine bakıyor gibi boşluğa bakıyorlardı.... boşlukta bir şeylerin izlerini arıyorlardı, yani içlerini kemiren bir şeyleri, bir gülümseyişi, geçmişten kalma önemsiz gibi birkaç izi, herkese bir şey gibi gelen ama onların her şeyi olmuş birkaç iz.......&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sokakta bakınıyorum, sokak lambası kir tutmuş, karşı ki evin ışığı(?) sönmüş. Duruyorum sokak ortasında ve bağırıyorum “BU HAYATTAN DAHA KÖTÜ DAVRANIN BANA!.....” diye. Kimse çıkmıyor cama, karşı ki evin ışığı açılmıyor, sokak köpekleri bile havlamıyor.....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra sabah oluyor; ellerim,ayaklarım buz gibi uyanıyorum, telefonum çalmıyor, açmıyorum.... sorular başlıyor, bitmiyor ,tükenmiyor, durmadan sorular soruyorlar, cevabı bilindik sorular&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YETEEEEEEEEEEEEER! diye bağıramıyorum, kimsenin yürüyemiyorum üzerine.....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç iz çıkıyor karşıma, boşluğa bakınırken.... dostlardan izler anımsıyorum, her boşluğa bakışımda biri çıkıyor karşıma, kendimden gizliyorum........&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hava kararmış eve dönerken, içimde manası bilinmedik garip bir şarkı çalıyor.....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu garip şarkıyla çıkıyorum, çıkmaz sokaklardan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;........ve yine durup aynı yerde “BANA HAYATTAN DAHA KÖTÜ DAVRANIN, YETERİNCE HIZIMI ALAMADIM” diye bağırıyorum...... ne karşı ki ev ışığını açıyor, ne cama çıkıyor birileri, sokak köpekleri bile umursamayıp kepenklerini kapatıyorlar hayata.......&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sözümü çalan martıyı vurdum, dün gecenin esrikliğiyle, “bu kadar özgür olamazsın” dedim, düşümde. “Gözleri boşluğa takılı, nice insan tanıdım” dedi, yaşlı filozof, “hepsinin derdi martılarlaydı”diye ekledi sonra.........&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün şu cehennemden kurtulur muyuz, ne dersin? diye sordum, dost bildik yüzlere, başlarını önlerine eğdiler...... ve sokaklar yine gürültü,patırtı içindeydi.....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;31.10.2000 sa:00.20 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-3802954947575443349?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/3802954947575443349/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=3802954947575443349&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/3802954947575443349'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/3802954947575443349'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/bir-gun-su-cehennemden-kurtulur-muyuz.html' title='Bir gün şu cehennemden kurtulur muyuz ne dersin?'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-257658536589850570</id><published>2009-10-28T16:54:00.002-07:00</published><updated>2009-10-28T16:55:42.996-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>İşte şimdi başladı yaşam...</title><content type='html'>İşte şimdi başladı yaşam...&lt;br /&gt;Olası önlemleri alamadık..&lt;br /&gt;Kahkahalar sustuğunda,&lt;br /&gt;Gözlerimiz torbalandı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmkansızdı..&lt;br /&gt;Dönüşler kabusa karıştı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keşke’li cümlelerden tiksinir oldum..&lt;br /&gt;Öpüşümü hissedemedin..&lt;br /&gt;Dudaklarım sana dokunamadı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir başka gün,&lt;br /&gt;Ardım sıra yürüyüşünü düşleyeceğim..&lt;br /&gt;Susana dek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki olamazdık..&lt;br /&gt;Biz hep üç kişiydik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden anlamsızca dağıldığımı,&lt;br /&gt;Neden bakışlarımın donuklaştığını,&lt;br /&gt;Gitgide yaklaştığımı..&lt;br /&gt;Anlatamam..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onun gibi gittin,&lt;br /&gt;Biz yanında olamadık..&lt;br /&gt;Sözcüklere küfretmek fayda etmiyor şimdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;01.12.2001 TUBA DURAN (Gülsüm AVŞAR(05.02.1982/28.11.2001)'a&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-257658536589850570?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/257658536589850570/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=257658536589850570&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/257658536589850570'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/257658536589850570'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/iste-simdi-baslad-yasam.html' title='İşte şimdi başladı yaşam...'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-4699790014672800418</id><published>2009-10-28T16:54:00.001-07:00</published><updated>2009-10-28T16:54:28.459-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>İyilik ve içten tümceler</title><content type='html'>İyilik ve içten tümceler git gide uzaklaşırken gezegenden, boşluğa çarpan sesimin yankısı kulak zarımı patlatacak kuvvete sahipti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Delirme çizgisinde durmuş aşağıyı izlerken kent karanlık ve uykuluydu.. bense içini boşaltmayı planladığım kabuğumu çıkarıp, yerine başka bir gezegende sıradan bir kabuk almayı ya da ebleh bir ruh almayı düşünüyordum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sesimin yankı şiddeti git gide artarken, karanlık tümcelerin içeriğini deşiyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyuyakalıyordum gün doğarken.. öğlene doğru uyanıyordum.. sonra, yine aynı kalabalığın arasında mide bulantımla ilerliyordum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzlerce öykü biriktirdim belleğime, anlağınızın uzağından bile geçmediği.. milyonlarca tümce yazdım size olan tiksintimi ifade etmek adına ve bakış açınızdan uzak duvarlara...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değişen.. değişen, yalnızca hazır gıdalarınızın farklı ton ve renklerdeki paketleriydi.. ve matlaşan gezegeni yapay renklerle parıldatma çabanız oldukça gülünçtü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Delirme çizgisinde durmuş aşağıyı izlerken..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kent karanlıktı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve sizler beni güldürüyordunuz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ampullerden yansıyan ışık, aydınlatamazdı bedenleri parıltılı suretleri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korku oyunları.. ürkek bakışların arasında oyalanırken, yastığıma damlayan kırmızı gözyaşı artık telaşlandırmıyordu beni...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zihnime biriktirdiğim hikayelerimle masada sus pus oturuyorken Gogh kesik kulağını telaşla tabağıma bırakıp, “renkler soluyor! Renkler soluyor!” diyerek uzaklaştı zihnimden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarıda kalan düşlerin sonu hiç görülemiyordu loser...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gülümseyişler, kısa bir süre sonra kulağımdaki uğultuya sızarak, ruhumu acıtıyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşüşün devasa bir sanrı oldu zihnimde, dönüp dolaşıp aynı yerde kilitlenen bir kısır döngü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İfademin yoksunluğundan ötürü küfredemiyorum tümcelerime.. tabağımdaki kesik kulağa bakıyorum, sonra Gogh’un gözbebeklerine... kent, her zamankinden daha gürültülü ve ucuz tınılarla yüklüyken, sağ kulağımı Gogh’a armağan edip gülümseyerek uyuyakaldım, delirme çizgisinde yazdığım hikayenin son tümcesinde......&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;........&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;27.07.2002 03:38 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-4699790014672800418?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/4699790014672800418/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=4699790014672800418&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/4699790014672800418'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/4699790014672800418'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/iyilik-ve-icten-tumceler.html' title='İyilik ve içten tümceler'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-1612485905821995968</id><published>2009-10-28T16:53:00.001-07:00</published><updated>2009-10-28T16:53:38.966-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Kabuğunda yorulmadın mı onca yıldır?</title><content type='html'>Kabuğunda yorulmadın mı onca yıldır? Bir ara saate takıldı gözün... sonra dalıp gittin ansızın... o, sen miydin? Bilmiyorum, saçmalıyormuşum gibi geliyor... ama zihnimi meşgul eden öyle çok şey var ki... bazen, bıkıyormuşum gibi geliyor, ya da ölüyormuşum gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışarı çıkmalıyım... günün en güzel saati bu... ben ki, bu seslere alışamadım yıllar yılı... bir kaosun içinde sallanıp durdum... ay ışığına gizledim gölgemi... şimdi sorsan, “ne yapıyorsun?” diye, öylece bakınır, gülerim... ya da, “nasıl gidiyor hayat?” desen...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;öyle anlamsız ki... varlığım, şu sıralar bir kabus gibi yaklaşıyor üstüme üstüme...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir film izledim dün gece... izlediğim en garip filmdi... her şeyden bıkıyor ve tekrar nefret ettiği şeylere geri dönüyordu insanoğlu... fark edemiyordu, yanı başındaki cenneti... arıyordu, durmadan bir şeyleri... ölümüne yakın anlıyordu yaşamı... ve geri dönüşün imkansızlığına yakınıyor ve yakınırken de kayboluyordu ansızın... sonra, bu hikaye dönüp dolaşıyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka hayatlara, kalıp oluyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi sorsan “ne yapıyorsun ?” diye... çeker giderim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlattığım hikaye yaşamıma sızar diye çekiniyor ya da korkuyorum bazen... hayır, yanılıyorsun... aslında, en çok sen korkuyorsun bundan... ben, sadece senmişim gibi yapıyorum... belki de, sahtekarın tekiyim... öksürüyorum... bir kaçış yolu değil bu, biliyorum... şimdi, yavaş yavaş gidiyorum buradan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bu şehirde olmamalıyım... hey! Bir yanlışlık olmalı... buraya ait değilim ben...” diye sayıklıyorum çokça... ve şaşırıyorum umarsızlığınıza... git gide daha da kötü... git gide daha da korkunçlaşıyor buraları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bakıyorum da ara sıra ardıma, gülüyorum... bazen küfrediyorum sessizce...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;öyle güzel düşleri var ki bazılarının... ve öyle garip sonları... şimdi sorsan “neler oluyor ?” diye... güler, geçerim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Henüz gelmedim, vardığımda haber veririm... bir çağrı bırakırım en azından telefonuna... doğmayı bekliyorum şu sıralar... ve bu yüzden tüm depresifliğim... yani anlayacağın, uzun zamandır buradayım... ve sıkıntıdan yazıyorum tüm bunları... doğumumla sona erecek belki de tüm bu yazdıklarım... bir efsane olup, silinecek belki de... dilden dile anlatılacak, “doğmayı bekleyen kız”ın hikayesi... annemi tekmeliyorum şu sıralar... “hadi ! doğur, doğuracaksan beni” diye bağırıyorum... oda da ses yalıtımı olmalı, sesim dışarı çıkmıyor... “hey! Sizin derdiniz ne ha? Ne halt etmeye yaptınız beni? ...” tüm agresifliğim üzerimde... “bir şeyler iç kadın, susadım... alkolde alabilirsin, ama hafif şeylere takıl mümkünse... ciğerlerime daha doğmadan bir şey olsun istemem...”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gülüyorum... sanırım, ben böyle bir çocuktum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;06.04.2001 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-1612485905821995968?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/1612485905821995968/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=1612485905821995968&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/1612485905821995968'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/1612485905821995968'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/kabugunda-yorulmadn-m-onca-yldr.html' title='Kabuğunda yorulmadın mı onca yıldır?'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-6177047996603132359</id><published>2009-10-28T16:51:00.003-07:00</published><updated>2009-10-28T16:51:57.817-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>KANAMALI BİR RUH İÇİN ÇOK ACİL BAYAT KAN ARANIYOR...</title><content type='html'>Kötü bir oyun bu... beni hep çıkmazlara sürüklüyorsun... ruhumdan uzak tut hınzır oyunlarını... hiçbir şey gerçek değil... hiçbir şey olması gerektiği gibi, hiçbir şey olması gerektiği yerde değil... ben de, sen de... biliyorsun bunu... o tepenin üzerinde oturuyor ve kaygısız düşler kuruyorum, yaşam, yaşam yalnızca kaygısız düşlerimi solduran realizm taraftarı dışkı parçacığı... onlar sihri göremiyorlar ve bu yüzden gördükleri olur olmaz absürdlükleri sihir sanıyorlar... öylesine körler, öylesine somutlar ve öylesine gerçekler ki, midemi bulandırıyorlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;White lion dinliyorum... ve bu tınıyla bulunduğun boyuta gelip seninle sonsuza(?) dek dans etmek istiyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir tek ben değilim... bir tek sen değilsin... bir tek biz değiliz görmekten, duymaktan ve bilmekten yakınan, Tanrı' ya, yanıtsız bırakacağını bile bile sorularla dolu kanlı mektuplar yollayan... bu odada, bir başıma acıdan parçalanırken ruhum, kaygısız gibi görünmekten mazoşistçe zevk alıyorum... o odada, bir başına, acı çekiyorsun... sen de... neden gözlerini kaçırıyorsun durmaksızın... ruhuna yapışan sızıyı görmelerine izin ver... oldukça fazlayız... bu kentte, gece yarıları, ışıkları açık, yüzlerce tedirgin ruh sancı çekiyor... çokluğumuz, yalnızca ruhlarımızın kanamasını artırıyor hepsi bu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zihnime yansıyan kurguları sayıklıyorum... o, kurgularımın uzağında öylece gülümsüyor son fotoğraflarında... "küçük çocuk ağlama, uyursun ve uyandığında hepsi geçer"... soluk düşlerin arasından gündüze uyanıyorum, tanıdık gülümseyişler üzerime üzerime geliyor, sırf öyle olması gerektiği için ya da toplum bana bunu dikte ettiği için, konuşuyor, gülümsüyor, yaşıyor ve ölüyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu oyunun dışına hapsedilmiş bir izleyiciyim, içeri giremiyorum, dışarı da çıkamıyorum... iki boyut arası sıkışıp kaldım... hayat, ölüm... başka şeyler bulmalısın artık Tanrı(m)... bu kavramlar oldukça klişeleşti... dengemi yitirdim... bu absürd kurguda yer almak oldukça canımı yakıyor, silik düşler biriktiriyorum, isimsiz, uyduruk adreslere postalıyorum düşlerimi... cevapsız... sorular biriktiriyorum ayyaş gecelerime... uykular biriktiriyorum huzurlu günlerime... uykusuzum, ayığım, bedenim sağlıklı, ruhum verem... küçük mutluluklar biriktiriyorum, ileride benim de büyük bir mutluluğum olması için... geri dönmek... artık... beklemiyorum... sadece yürüyorum o loş sokağın neonları arasında bir siluete dönüşene dek... sen, uyuyakalıyorsun hep hikayemin son paragrafında... ben ruhuma bayat kanlar biriktiriyorum... sönük düşler, kuşkular, özlemler, erdemler, erdemsizlikler, hezeyanlar, kabuslar, kırık ümitler, tınılar, cesetler biriktiriyorum... yüzüme anlamsızca bakınan gözler biriktiriyorum, ruhumu acıtan tümceler biriktiriyorum... uykusuzum... uykusuz ve eksiğim bu kentte... gülümseyen yüzünün tezatında, kötücül kahkahalar savuruyor yaşam... Kanamalı bir ruh için! EVET! Tam da şimdi... KANAMALI BİR RUH İÇİN ACİL BAYAT KAN ARANIYOR!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıtmalı tümcelere gereksinim duymadan söyleyeceğim; HAYAT! YARIŞMAK DEĞİL, YALNIZCA KAZANMAK ÖNEMLİDİR! Bu absürd oyunda, biteviye kaybedeceğimizin bilincinde soluksuz ilerliyoruz... bilinç NEREDE? Ruhunuz nerenizde takılı kaldı?! Yaşam nerede, bu mekanik ölüler cehenneminde? Ne zamandır uykudasınız? Çocukluğunuza özlem duyuyorsunuz, finans bültenlerinde ruhunuzun son parçasını da yitirirken... gökyüzü nerede?! Martıları ne zamandır görmüyorsunuz?... iyisi mi devam edin öylece... bizler, nasılsa silinip gideceğiz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19.01.2003 20:55 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-6177047996603132359?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/6177047996603132359/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=6177047996603132359&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/6177047996603132359'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/6177047996603132359'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/kanamali-bir-ruh-icin-cok-acil-bayat.html' title='KANAMALI BİR RUH İÇİN ÇOK ACİL BAYAT KAN ARANIYOR...'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-2520725027182239550</id><published>2009-10-28T16:51:00.001-07:00</published><updated>2009-10-28T16:51:13.809-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Kapalı kapıların ardındaki yaşama dalıp</title><content type='html'>Kapalı kapıların ardındaki yaşama dalıp, oradaki hayalleri izledim bir süre... öylesine basitti ki her şey, şaşıp kaldım öylece... “daha iyisini yapabilirsin daima, yetinme hiçbir zaman” dedim; sessizlik, sesime yön verdi, kapatıp tüm pencereleri karanlığı izledim... hayatın öylesine içinde ve dışındayken, penceremden süzülüp uçmak istedim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşama sarıldığım anlar olmadı değil, elbette oldu... kendi kendime konuştuğum sıralar, hep bir ses sızar düşüme “ “ışığın savaşçısı” henüz yenilmedin” der ve kaybolur... kısırdöngüye sarar sözcükler... melankoli içinde gülümser ve geçerim sessizce kaldırımlardan... kimsenin fark etmediği, ama düşlerine tanıklık eden bir yabancı suret gibi... hep tanıdık gelir belki de bu yüzden suretim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Işığın savaşçısı devam ediyor savaşmaya, söz verdim aynadaki yansımama... öylesine yakın ve öylesine uzak ki her şey... bir kitaptan alıntı gibi... tedirgin edici...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Savaşın ortasında öylece ayakta durup, bakındım etrafıma... “courage” diye bir şarkı geldi dilime, mırıldandım, sonra bağıra bağıra söylemeye başladım; herkes,hep bir ağızdan “Deli misin? Eğil, Öleceksin! “ dedi... devam ettim söylemeye... dimdik ayakta ve savaşın orta yerinde... aldırmadan söylenenlere, son gücümle ayakta durarak söyledim... bir başıma ve kalabalıktım bir o kadarda... devam ettim... devam ettim... uyanıp, her şey bir rüyaymış diyene dek...kalktım, yüzümü yıkadım, kahvaltımı yaparken farkında olmadan yine aynı şarkıyı mırıldanıyordum... gülümsedim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söylenenlere bir göz atıp, uzaklaştım yine... “Hey! Nereye? Beni bekle” dedi, kalabalıktan bir kaçı... tanımıyordum oysa onları... tanışıyormuş rolü yapmayı gözüm almadı, halsizdim... uykuyla, uyanıklık arasında gidip geliyordum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sinemadaki koltuğa yaslandım, gözlerimi kapadım... film umurumda bile değildi, izlemek için gelmemiştim, ayaklarım sürüklemişti beni oraya... içimi salakça bir huzur sardı,bir an dalmış, uyuyakalmışım... bir an sesler yankılandı beynimde... hayatımdan replikler sıralandı sahneye... filmde adı geçen karakter ne kadarda bana benziyordu, oysa ben değildim, biliyordum.... gözlerimi kapatıp tekrar uyumak istedim... “uyumalıyım, uyumalıyım........ ” diye söylendim... bir an sahneye kilitlendi gözlerim; ana karakterin gözlerinin içinde yansıyan, benden başkası değildi... görüyordum, üstelik uyumuyordum... kimse fark etmiyordu beni, filmi izleyen biriydim yalnızca... fark etmelerini de istemiyordum üstelik... hayatımı kim çalmıştı benden, nasıl filme akmıştı rolüm?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilmiyorum, bilmiyorum... bu şehir, bana oyunlarını oynuyor yine, beni kaosunda boğmak istiyor.... durmadan anlamsızlık yüklüyor beynime... ve durmadan anlamlandırmaya çalışıyorum içimde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Neden ben, neden ben! “ diye bağırıyorum, caddenin orta yerinde durup... bir ses “Işığın savaşçısı olmayı sen seçtin” diyor “katlanmalısın, dayanmalısın öyleyse”......&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorularım yankılanıyor, cadde bulanıyor sorularıma... hayatım geçiyor caddeden... rol alan tüm oyuncular üstüme üstüme geliyor... kaçamıyorum... kendimden....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözler savuruyor, uyanıyorum ve bitti oyun diyorum.... dağılın, yarın prova saat:09.00’da diye ekliyorum sonra... kapıyı açıyorum, hızlı adımlarla ilerliyorum... bir otobüse atlayıp, gidiyorum, geleceğe doğru...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17.02.2001 sa:15.23 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-2520725027182239550?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/2520725027182239550/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=2520725027182239550&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/2520725027182239550'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/2520725027182239550'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/kapal-kaplarn-ardndaki-yasama-dalp.html' title='Kapalı kapıların ardındaki yaşama dalıp'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-5511978606823802311</id><published>2009-10-28T16:49:00.003-07:00</published><updated>2009-10-28T16:49:52.957-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Karabasanlar sızdı rüyama</title><content type='html'>Karabasanlar sızdı rüyama, kalkıp üstüme bir şeyler aldım dışarı çıkmak için... garip ve anlaşılmaz bir his beni dışarıya çekiyordu... nereye gideceğimi bilmiyordum... dışarı çıktım, yürümeye başladım... durağa gittim ve güneye giden ilk otobüse bindim... dışarı bakınıyor, anlamsızlıkları içimde anlamlandırmaya çalışıyordum... otobüs doluydu oysa tek başına gibiydim... garip bir his sardı içimi, nereye gidiyorum, niçin gidiyorum... “keşke kalsaydım orda”diye içimden sessizce geçirdim... son cümleyi seslice söylediğimden olsa gerek, yanımda oturan yaşlı kadın, bana garip ve anlamsızca bakındı uzun uzun... umursamadım, “her şeyi umursarsan, yaşayamazsın”diye geçirdim içimden... karşımda oturan, orta yaşlı kadının kucağındaki küçük çocuk gülümsedi, yüzüme bakarak... içimden geçirdiklerimi tasdiklercesine... böyle zamanlarda içimi garip bir güç kaplıyor... garip ve anlaşılmaz rastlantılar güç salıyor içime... sanırım yolun sonuna yaklaşıyorduk... uzakta bir kulübe görünüyordu... herkes yavaş yavaş toparlanmaya başladı... hislerim, kelimelere dökülemeyecek kadar yoğun ve anlaşılmazdı... otobüs durdu... herkes inmeye başladı... duraksadım, fikrimdeki soru işaretlerine anlam yüklemeye çabalarken, şoförün “son durak”, sesiyle irkildim... otobüsten indim... öylece kalakaldım, öylece bakındım etrafıma... birisi yanıma yaklaştı, “hoş geldin, seni bekliyorduk”dedi ve uzaktaki kulübeye doğru ilerledik... “kimsin, beni nereden tanıyorsun, kulübede kimler var, beni niçin bekliyorsunuz” diyemedim...kelimeler boğazıma tıkandı... _”hiçbir şey söyleme” dedi... “orda her şeyi anlayacaksın... biz seni tanıyoruz, sende bizi...” uzunca yürüdük, hiçbir şey konuşmadık yol boyu... kulübeye yaklaşmıştık... korkuyordum, anlam veremiyordum, sanrımı görüyordum ya da sanrılarımın ortasında mıydım... kulübeye gelmiştik... içeriye girmeliydim... ürkek adımlarla içeriye girdim... şaşkındım, neler oluyordu? Annem, babam,ablam ve ağabeyim karşımda duruyorlardı... annem gençti... fotoğraflardan anımsıyordum bu halini, babamda öyle... annem “_hoş geldin” dedi... bana bir yabancıymışım gibi bakıyordu... yere çömeldim, “_tüm bu olanlarda ne böyle, neler oluyor .” dedim... küçük bir kız çocuğu çıkageldi ansızın,  “_hoş geldiniz” dedi... ama bu bendim, neler oluyordu... beni kulübeye getiren adam yanıma yaklaştı ve kulağıma sessizce fısıldadı “_sana bir fırsat tanındı... istersen değiştirebilirsin her şeyi... kendinle yüzleşebilir, konuşabilirsin o halinle....yeniden başlayabilir, yönlendirebilirsin yaşamını...sen böyle biri değilsin, doğrul yerinden... başka bir evrene ya da başka bir yere taşıyabilirsin kendini... ya da bırakabilirsin her şeyi olduğu gibi... ama bir karar vermelisin... çok az zamanımız kaldı...”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başım çatlarcasına ağrıyordu, fikrimdeki soru işaretleri çarpışıyor, düşüncelerim anlamsızlıklar içinde, anlamları kovalıyordu... ne yapmalıydım... bir karar vermeliydim... alıp götürmelimi, yoksa bırakmalı mıydım her şeyi olduğu gibi...kulübenin ortasında öylece kalakaldım, herkes beni izliyordu... bir an ayağa kalktım, gülümsedim... küçük kızın elini tutup, dışarı çıktım...beni buraya getiren otobüs, orada duruyordu... kulübeye baktım, sonra otobüse... küçük kıza “_ben, senim... senin geleceğin...” desem anlamlandırabilir miydi kafasında... “_benimle gelmelisin küçük kız, benimle gelmeli... soru sorma yalnızca içindeki sesin peşinden gel...” dedim... küçük kız, kulübeye baktı... içeriden sesler geliyordu, beni kulübeye getiren adam yanıma yaklaştı “_demek kararını verdin... öyleyse ilerle yolunda... güç istiyordun... fark edemediğin, içindeki gücü ortaya çıkardın... yolun sonundaki ışığı takip et... tüm düşlerin ve ütopyaların seni bekliyor orada ... geçmişini sen sildin, öyleyse ilerle geleceğinde...” dedi ve kayboldu ansızın... her şey birer birer kayboluyordu... içim titredi ansızın, ürktüm... küçük kız elimi sıktı ve gülümseyerek kayboldu, tıpkı diğerleri gibi... derin bir nefes çektim içime... bir tek, yol kalmıştı şimdi ortalıkta... gülümsedim ve koşmaya başladım.... durmadan, yorulmadan ilerledim ışığa doğru...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;26.01.2001 sa:16.55 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-5511978606823802311?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/5511978606823802311/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=5511978606823802311&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/5511978606823802311'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/5511978606823802311'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/karabasanlar-szd-ruyama.html' title='Karabasanlar sızdı rüyama'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-7519465051629506706</id><published>2009-10-28T16:49:00.001-07:00</published><updated>2009-10-28T16:49:29.885-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Karanlığa karışan şuursuz ölü</title><content type='html'>Karanlığa karışan şuursuz ölü,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bedenini terk etmeyi neden&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hala öğrenemedin?...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gölgeni gizlemeye çabalaman,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tamamen yersizdi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gün sabaha dönerken...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;fısıltılarım ağırlaşırken yol ortasında,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sen hep yaralamayı seçtin kollarını...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;resimsiz bir ressamın son arzusuydu,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;modeli olmam..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama cesetler modellik yapamazdı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;karanlığa karışan şuursuz ölü,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sesler duyulamayacak kadar kısık&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve nümayiş yüklüyken..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dinlemeye çabalaman niye?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir paranoidin gözyaşları..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuşku dolu ve samimiyetten uzak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni anımsatan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ruh kalıbın daraldığında,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaçıyorsun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorular, ölüleri canlandıramazmış meğer..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sana uzun susuşlar getirdim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;28.04.2002 06:05 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-7519465051629506706?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/7519465051629506706/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=7519465051629506706&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/7519465051629506706'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/7519465051629506706'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/karanlga-karsan-suursuz-olu.html' title='Karanlığa karışan şuursuz ölü'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-1589898910178768098</id><published>2009-10-28T16:48:00.002-07:00</published><updated>2009-10-28T16:49:04.619-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Karanlık yolcusu</title><content type='html'>Karanlık yolcusu durmak usanmak nedir bilmeksizin ilerler ay ışığına ve tutunmaktır aslında tüm çabası... gözlerine daha dikkatli baksaydınız, içindeki aydınlığı sizde fark edebilirdiniz... ama hiç bir zaman çabalamadınız buna... oyalandınız oyunlarınızla ve silindiniz git gide...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orada bir yerlerde daima sesinizi duydu, sorularınızla alay etti, görmeyişinizi anlamlandıramadı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve küstü bir gün tüm evrene... bırakıp gitti her şeyi, tüm oyunları,tüm kabusları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görürsen bir “merhaba” de, benim adıma, ya da gülümse, içten ama minicik bir gülümseme bırak ardında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saklanıp boşluğa ardındaki izleri saydı durmaksızın... ve dışlandığında, bir başına kaldığını gizledi kendinden bile... sesini çalan gündüzlere küfretti bazı zamanlar köşe başlarında... Sandığından daha da kırgın dünya’ ya...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gece sokağımızı araladı ansızın... gözleri parıldıyordu ay ışığını seyrederken... oysaki geceler ürkütürdü bir çoğumuzu... ardına gizlendiği sakalına baktı bir ara, git gide kırlaşan sakalına... ve daldı ansızın ay ışığıyla, kırlaşan sakalı arasında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öylece kaldım balkonda... gizli bir suret gibi... ve ay ışığını fark ettim... içimdeki, hiçbir zaman fark edemediğim ay ışığını...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen, sadece bakmak yetmiyor bazı şeylere... yalnızca bakarsak, hiçbir zaman varamayız martıların ülkesine... ve uçmayı öğrenemeyiz hiçbir zaman... “martı Jonathan” duyamaz sesimizi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kabuslarımın ortasına oturup, uçmak istemişimdir küçükken de... Şimdiyse öğreniyorum yavaş yavaş... Sizler, böyle giderse hiçbir zaman öğrenemeyeceksiniz, sürüden dışlanmak korkusuna...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uçuyorum... ağır ağır önceleri, sonra yavaş yavaş hızlanıyorum... umurumda mı sanıyorsun tüm evren... özgür olmadıktan sonra, yaşamın bir anlamı var mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim bilir, karanlık yolcusu da bunları sayıklıyordur belki içten içe... gözlerine, ay ışığının düşüşü bu yüzdendir belki de...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorular sıralandı yine fikrime... biliyorum, bir yerlerde duyuyor ve alay ediyorsun benimle de...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uçmak istiyorum, yoruluncaya dek koşmak hiç bilmediğim ülkelere... kağıttan uçaklarıma tutunarak yükselmek göklere...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kentin yaşlı omuzlarına dayanmak sizleri de yormadı mı? O zaman neden bu ısrarınız ve neden doymak bilmemeniz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karanlık yolcusunu siz hiç göremediniz... çünkü, düş dünyanızı bile sınırladınız egolarınızla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve o sizi hiç umursamadı... çünkü, kendine ait bir dünyası vardı ve siz o dünyaya hiçbir zaman yaklaşamazdınız düşlerinizde bile...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uçurtmaları yakıp, kağıt uçaklarınızı yırttınız... kısa cümleler kurup, zamanla konuşmamaya başladınız... öyle ki, yalnızlığınızın farkına siz bile varamadınız... Şizofren dünyanızla oyalandınız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi; ne bir söz, ne bir selam beklediğim... Oyunlarınızla körleştiğinizi haykırmak istedim yalnızca bir kez daha yüzünüze ve sonra çekip gideceğim ardıma bile bakmaksızın... ağır ağır önceleri, sonra yavaş yavaş hızlanarak uçacağım... zamanla hızlanacağım... zamanla daha da hızlı uçacağım... zamanla daha da... zamanla... daha... hızlı... daha da... hızlı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20.03.2001 TUBA DURAN sa:20.14&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-1589898910178768098?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/1589898910178768098/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=1589898910178768098&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/1589898910178768098'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/1589898910178768098'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/karanlk-yolcusu.html' title='Karanlık yolcusu'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-4620610225516310373</id><published>2009-10-28T16:48:00.001-07:00</published><updated>2009-10-28T16:48:32.278-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Kasırga... bir başladı mı, sonu gelmez sanırsın...</title><content type='html'>Kasırga... bir başladı mı, sonu gelmez sanırsın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun yoldan geldim görüyorsun, çantamı al elimden en azından... geri kalanları ben hallederim... alışkınım başımın çaresine bakmaya...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haklısın, yol o kadarda uzun değildi... ama, bana bir hayli uzunmuş gibi geldi... o kadar bekletmemeliydin beni... sen gelmeyince, gitmeye karar verdim... bir yerlere gitmekti asıl niyetim umarsızca, ayaklarım beni buraya getirdi... zaten hiç güvenmem onlara, hep bir saçmalık peşindeler... bir bardak kahveydi istediğim... beklerken, balkonda uyuyakalmışım... rüyamı? İki ayda bir rüya gördüğümden hiç bahsetmiş miydim... anlıyorum... Ama, “anlıyorum” kelimesini sıkça kullanmaktan hoşlanmıyorum yalnızca... her neyse, beni gören oldu mu? Evden bir bahaneyle çıktım, saatler oldu gelmedim... bir yerde sızmış olmayayım... yo! Yooo! Ben alkol kullanmam... bir kalp krizi filan olmuş olabilir mi? Kahvem mi geldi? Nihayet... balkonda buz tutacakmışım, iyi ki uyandırdın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece, sabaha neden bu kadar uzaktı... anlamsızlık neden bu kadar kolay gibi görünüyor ve neden yaklaştıkça zorlaşıyordu... kapıyı açık bırakmıştın, buna bir anlam yüklemeli miydim, yoksa umarsızca, yoluma takılı kalan izleri sırt çantamdan boşaltmaya devam mı etmeliydim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ani ve bu kadar karmaşık anlamlar yüklemeyi bende istemezdim senin o küçük beynine... ama yapamıyorum, bir şeyler beni bu masaya sürüklüyor ve “yaz !” “yazmalısın kahrolası ! her şeyi yaz!” diyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni kandıramam, tüm bunlar bir oyun... seni kurguma alet ettiğim için üzgün gibiymiş numaraları yapmalı mıyım? Kahretsin, kötü olmayı hiç beceremedim... bu senaryo çoktan çöp kutusunda olmalıydı... başınla bunu onaylamayı kes lütfen, kişisel kavgalarım seni ilgilendirmez, bir böcekten daha faydalı ve değerli olduğunu hissettiğin an beni ara lütfen...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi, sessizliğimde yit düşlerimden... gece, geriye sardığında dudağımın kenarına asılı kalmış küçücük bir gülümsemede seni anacağım... dahası, gün doğmadan rüzgarla ayrılacağım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TUBA DURAN 04.11.2001 17:35&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-4620610225516310373?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/4620610225516310373/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=4620610225516310373&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/4620610225516310373'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/4620610225516310373'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/kasrga-bir-baslad-m-sonu-gelmez-sanrsn.html' title='Kasırga... bir başladı mı, sonu gelmez sanırsın...'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-7042999671905412301</id><published>2009-10-28T16:47:00.002-07:00</published><updated>2009-10-28T16:48:10.635-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Kasırgalar koptu dün gece...</title><content type='html'>Kasırgalar koptu dün gece... şehir üşüdü, omzuma yaslanıp ağlayabilmek için bana yalvardı... sözler üstüme üstüme yürüdü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bulunduğum hiçbir yere ait hissedemedim kendimi... yanınızdayken, kendimden nefret ettim... neden bu salakça zulüm ve ben nereye aidim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tren vagonlarını birbirine ekledim dün gece, sen gittikten hemen sonra... ardına dönüp baksaydın belki de yaşamı bu kadar net göremeyecektin... gözlüklerine tozlar birikecekti, gözbebeklerine tozlar gömülecekti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sandığın gibi değil yaşam, sandığın kadar masum değil gökyüzü... oysa hep net gördüğünü iddia ederdin yıldızları, insanoğlunun evrende yarattığı tabakalardan habersizce sırıtırdın güneşe...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorma, söyleyemem... ölümümü gizlemeliydim, bunu biliyorsun... cesedimi yağmur suyuyla yıkayıp, gizlice gömdüm kayıp kente... dün gece sen yoktun, bense yanında sonsuz bir uykuya dalmıştım... göz bebeklerim kapanırken, sana son bir cümle söyleyeceğim içimden sessizce, sen duyacaksın, duymuyormuşçasına yol alacaksın ufukta... adımların silinirken ardında gizli bir suret kaybolacak... kimse ağlayamayacak, kimse duyamayacak sonrasında sesleri....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19.10.2001 23:17 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-7042999671905412301?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/7042999671905412301/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=7042999671905412301&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/7042999671905412301'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/7042999671905412301'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/kasrgalar-koptu-dun-gece.html' title='Kasırgalar koptu dün gece...'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-2940318935264939138</id><published>2009-10-28T16:47:00.001-07:00</published><updated>2009-10-28T16:47:47.891-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Kayıp ruhlar düşlere karıştığında</title><content type='html'>Kayıp ruhlar düşlere karıştığında, sahiplerinin sesi gitgide soluklaşıyordu. Anlamsızdı, yaşamı ellerine sarıp koşanlar evrenden gitgide uzaklaşmaya başlamıştı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deniz aşırı kentlerde, ölüm hep kutsal sayılırdı. Sözler, daima yaşamın bir adım önüne geçmeye çabalarken, akıp giden raylar sözlerimi rehin aldı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu akşam, bu saatte, aynı yerde öleceğiz... diğerlerinin bunu duyup duymamasını bu kadar önemseme, başından beri sorun hep aynıydı; sen, hep yanlış kentlerdeydin, kendini anlatmaya çabalama! Biliyorsun, anlaşılmayacaksın... oysa günün birinde anlaşılmışlığın sanrılarını görüyordun, yanılgını fark ettiğinde gözyaşların sana yardım edemeyecek kadar güçsüzdü... hislerini çöpe attın; çöp kutusu, hayvan leşleriyle boğuşuyordu oysa... Kabuğunu soymaya çabalaman yersiz, bir başka yüz gizli değil içinde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi, sorumsuzca, düzensizce uzan tren vagonuna, kimseye hissettirme yanlarında olmadığını; konuşma, sözcükler anlamsızlaşıyor gitgide...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haklıydı o... yalnız yaşayacak ve yalnız ölecektim... neden salakça anlaşılmayı bekledim, neden salakça anlaşıldığımı sandım... hayır, sandığınız gibi değil, kendinden nefret eden biriyim ben... bedeniyle anlaşamayan, hayatla sürekli kavga eden, konuşmayı sevmeyen... anlattıklarınız saçma sapan, iş olsun diye konuşup durmayın, yeter artık! Kesin sesinizi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, hep şu yöne bakmalıydım... gözlerinize, insanlığa olan tiksintimi kusmamalıydım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TuBa DuRaN ekim 2001&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-2940318935264939138?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/2940318935264939138/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=2940318935264939138&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/2940318935264939138'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/2940318935264939138'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/kayp-ruhlar-duslere-karstgnda.html' title='Kayıp ruhlar düşlere karıştığında'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-3229444142299340837</id><published>2009-10-28T16:46:00.002-07:00</published><updated>2009-10-28T16:47:09.494-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Kayıplara karıştım...</title><content type='html'>Kayıplara karıştım... bir gün her kentin, kayıplar listesine kazındı adım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ben miyim? Ne önemi var bunun... Garip bir suretim yalnızca, yanınızdan geçerken bakındığınız... sizi umursamayan, bilinmedik ezgiler mırıldanan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni anlamanız gerekmiyor, sorgulamayın içinizde durmadan... ne olduğum ya da neler olabileceğimde ilgilendirmiyor sizi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynalara bakıp, arada sırada gülümseyin... bu kadar ketum olmayın. Çevremde asık suretler görmekten sıkıldım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün bir çocuğun gülümseyişinde kayıplara karıştım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adımı sormayın artık soluk gazete arşivlerine... o kente uğramıyorum uzun süredir... yaşamınızdan çok uzaklardayım... siz yine hep bilindik saçma sapan ritüellerle yaşıyorsunuz... kısırdöngüye sarmış yaşamınızı izliyor ve bazen alay ediyorum sizlerle... kara gözlükleriniz mi, sebebi körlüğünüzün? Ya da gelip geçici bir şey mi bu? Genetik mi? Her hangi bir ırkla aranızdaki üç farktan birimi yoksa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tiksiniyorum... hayır, sizinle bir ilgisi yok... kişiselleştirmeyin her şeyi... yalnızca yaşamaktan tiksiniyorum çokça...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir şarkı çalıyor... durmadan aynı şarkıyı dinliyorum... tekrar başa dönüyor, tekrar başa, tekrar başa... (hangin around- cardigans)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hep bir parça eşlik ediyor yaşamıma... bir film şeridi yaşıyor içimde... durmadan çekiliyoruz... kameraman, kes artık şunu diye bağırıyoruz... kimse çıkmıyor ortaya...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkes nereye kayboldu... karartıda kayıp mı oluyoruz... her gün yeni bir karar alıyorum... kararlarım birikiyor içimde... beynimde karıncalar kovalanıyor... kesin şu müziği, kameraman sen de kes artık şunu! Defolun başımızdan!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyunlarınızı başkalarıyla oynayın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deliliğimiz ve biz... gecede hep bir şeyleri aradım... hani şu hep bahsettiğim, bilinmedik ezgileri mırıldanan kulağıma sen miydin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden ellerim üşüyor? Ve ben böyleyken, hala neden güneş doğuyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakmayın bana, ben biraz farklıyımdır... güleç bir yüzüm vardır oysa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gülümserim, ama sahtekarca da değil,içimden geldikçe... komiğimdir birazda... ironiye vururum ülkece başımıza gelenleri... kızarım... anlatmaktan ve hiçbir şey yapamayacağımızı bilmekten yorulurum... tiksinirim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çekip giderim sahil kenarı bir parka, çoğu kez... bir şeyler karalarım... bakarsınız, bense görmem hiç birinizi... burada olmam çoğu kez... bir yerlere dalıp giderim... anneannem, kabuslarıma giren babaannem gelir aklıma... ürkerim... çocukken, zihnimde anlamlandıramadığım şeyleri anlamlandırmaya çabalarım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra kızarım kendi kendime “hey! Geçmişini sorgulama dememiş miydim sana?”...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra her şey başa sarar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“_Soluk alıp verdikçe koşmalısın... ilerlemeli...” diye söylenir bir ses derinlerden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben, uzaklardayım bilmek istersen eğer... hiçbir şeye gülümseyemiyorum bazen... her şey öyle yavan ki... burada olmaktan utanç duyuyorum ve Tanrım: “_eğer beni duyuyorsan, bir yanlışlık olduğunun farkındayım... buraya ait olmadığımı sende biliyorsun... bu insanlar çok garip... kötü ve emeksiz ne varsa kabulleniyorlar... emek unsuru ne varsa itiyorlar bir kenara... mesleklerinde çok iyi olan insanları, birkaç çapulcuya değişiyorlar... alt kültüre ait ne varsa benimsiyorlar ve git gide her şeyi alt kültüre çekiyorlar... boğuluyorum burada... gülümsemek git gide zorlaşıyor... dört yaşında bir çocuk yardımcı oluyor benliğimi korumama... boğuluyorum Tanrım... boğuluyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24,05,2001 sa:15.23 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-3229444142299340837?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/3229444142299340837/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=3229444142299340837&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/3229444142299340837'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/3229444142299340837'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/kayplara-karstm.html' title='Kayıplara karıştım...'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-6463689830042107633</id><published>2009-10-28T16:46:00.001-07:00</published><updated>2010-04-17T02:19:44.266-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Kehanetleri taşıyan rüzgar</title><content type='html'>Kehanetleri taşıyan rüzgar,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dudağıma bir operetten&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alıntı gülümseyişi iliştirirken..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beklentisizdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağırdı ruhum karanlıkta..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Parıltılı yıldızların arasında kaybolurken...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Suskuyla yamalıyordu karanlık..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gündüzlerin söktüğü ruhumu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kabuğunda gizleniyordu korkulu suret..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapalı algısına ninniler ezberletiyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kusuyordum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her bir tümcesi kulak zarıma çarparken...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küfrediyordum mekanik kuklara..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görmeyi, duymayı bilmeyen ussuz beyinlere...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ürküyordu,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pas tutmuş zihnini zorlarken tümcelerim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüksek volümlü kalabalığın arasına kaçışıyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geliyor ve geçiyordu her biri ruhunu savurarak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yolun ortasına varamadan,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Salt bedenleriyle kalıyorlardı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aptal ve mutluydu onlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benimse başım çatlarcasına ağrıyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve ağrı kesiciler bir yere kadar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;müdahale edebiliyordu fikrime...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;05.07.2002 3:16 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-6463689830042107633?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/6463689830042107633/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=6463689830042107633&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/6463689830042107633'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/6463689830042107633'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/kehanetleri-tasyan-ruzgar.html' title='Kehanetleri taşıyan rüzgar'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-3083568515032310472</id><published>2009-10-25T14:50:00.000-07:00</published><updated>2009-10-25T14:51:23.599-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Kent yorgun</title><content type='html'>Kent yorgun ve psikiyatristler hala hasta ruhlar için, ilaçla sağaltımı öneriyor. Yollar geçiyor ve geçtikçe uzanıyor bir o kadar da...  “neden hep yüzün bu kadar asık, bir kere de gülerek, canlı geldiğini görmeyecek miyim?” diye soruyor bir dost, birileriyse gülümsüyor, bende gülümsüyorum sonra...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu olup bitenler, bu yaşam, bu lanet olası akşamlar ürkütür oldu bir çoğumuzu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben burada doğmadım, yalnızca burada doğmak zorunda kaldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün gece psikiyatristime anti-depresanlar önerdim, kapıyı çekip ilerledim sonra. Ardıma baktım, ardım sıra koşuyordu peşimden. Ardıma baktım, ardım yorulmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gölge oyunu değil bu, biz bu kadar hafif varlıklar değiliz. Algımı çatlatırcasına düşünüyordum bir zamanlar... kovuyordum düşleri, küsüyordum... şimdi; kapıyı açık bırak, eğer temelli gideceksen buralardan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşyalarını sessizce topla ve sessizce ayrıl, ben çoktan uyumuş olacağım o vakitlerde, uyandırmaya çabalama...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küskünlüğü zamana değil, kimseyle bir alıp veremediğim yok.. yalnızca zamanla yok olan değerlerimizi kurtarma çabasındayım, ama ben tam kurtarayım, tutayım derken, kayıp gidiyorlar ellerimden birer birer... ve hiçbir şey yapamamanın verdiği küskünlük, çaresizlik çöküyor üzerime.. bunu sizin için istemiyorum, yani yok olan değerleri korumayı. Siz hiçbir şeyin farkında bile değilsiniz, bunu yalnızca kendim için istiyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben egoistin, ukalanın biriyim. Şimdi bana dilediğini söyleyebilirsin. Çünkü, senin Dünyana ait değilim. “Nasıl? J delirmiş olmalısın!” dediğini duyar gibiyim. Keşke günün birinde delirebilsem. Sanırım bu beni daha güleç yüzlü biri haline getirirdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu silik siluetli kentin bıkkınlarından biriyim ben...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Susuyorum.. anlamlandıramıyorsun... ben kaçıyorum, sonra görüşürüz. Kapıyı kilitlemeyi unutma, terliyken soğuk su içme... ve bunun gibi safsatalar... iki çift ela gözdü düşüme giren. Sayıklarken uyandım ansızın... ağladım.. en çok anlaması gerekenler ya da anladıklarını sandıklarım yok oldu birer birer.. yastığımla boğdum hıçkırıklarımı.. kimse bilmedi cinayeti ve görmedi hiç kimse...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gökyüzü aydınlandı yavaş yavaş... kilitler açıldı... insanlar dağıldı... telaşla yürüyordu gri takım elbiseli, deri çantalı,uzun boylu boyalı ayakkabı.. onu ardı sıra takip ediyordu sarı uzun saçlı, orta boylu, zayıf mini etek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pencereyi kapatıyordum, böylece kopuyordum dünyanızdan bunu her istediğimde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20.07.2001 04:50 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-3083568515032310472?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/3083568515032310472/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=3083568515032310472&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/3083568515032310472'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/3083568515032310472'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/kent-yorgun.html' title='Kent yorgun'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-4090358162250559886</id><published>2009-10-25T14:47:00.001-07:00</published><updated>2009-10-25T14:47:56.168-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>KIRIK CAM PARÇACIKLARI</title><content type='html'>Parmaklarıma batıyor,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaosun kırık cam parçacıkları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kan damlıyor yazıma,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Histerik gözler bulaşıyor,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tenime saplanan cam parçacıklarına,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bitap, bezgin siluetler bulaşıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;koşuyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;var gücümle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;boşluğa doğru...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;elimi tutuyorsunuz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;parmaklarıma cam parçacıkları saplanıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;birden;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sesimin yankısı çarpıyor kulaklarıma,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;düşüyorum uykumdan,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;karanlık gündüze...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;07.02.2003 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-4090358162250559886?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/4090358162250559886/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=4090358162250559886&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/4090358162250559886'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/4090358162250559886'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/kirik-cam-parcaciklari.html' title='KIRIK CAM PARÇACIKLARI'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-1603931065675983457</id><published>2009-10-25T14:46:00.000-07:00</published><updated>2009-10-25T14:47:16.251-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Koyu Kırmızı</title><content type='html'>Kırmızı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;koyu kırmızı sarıyor ruhumu çepeçevre....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ustan yoksun güçlerin kurguları,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zihnimde her geçen gün daha da büyüyen delikler açıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hava alıyor zihnim,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kirli, kimyasal yüklü, kırmızı,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her yanımda hissediyorum şimdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çürük yürekliler, yüreklerin sancısına uzaktan bakınıyorlar,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eblehçe...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adım adım yaklaşıyorlar, elleri, kolları koyu kırmızı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kırmızı, kanatıyor ruhumu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koyu tenli küçük çocuk yüzüme bakıyor,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;annesi yatıyor yerde upuzun koyu kırmızı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;annesini uyandıramadığını söylüyor,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;göz bebeklerim koyu kırmızı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sancı çeken zihinlerin feryatları,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dört bir yandan sarıyor gezegeni...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gezegen koyu kırmızı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarıyor ruhumu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzbe sığınağım, koyu kırmızı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşlerim koyu kırmızı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zihnim koyu kırmızı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Felaketim koyu kırmızı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elimi tut küçük çocuk,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyandırmalıyız anneni...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elimi tut küçük çocuk,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyandırmalıyız zihinleri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elimi tut küçük çocuk,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyandırmalıyız gezegeni...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;23.03.2003 16:55 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-1603931065675983457?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/1603931065675983457/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=1603931065675983457&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/1603931065675983457'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/1603931065675983457'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/koyu-krmz.html' title='Koyu Kırmızı'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-6052233720503643643</id><published>2009-10-25T14:45:00.000-07:00</published><updated>2009-10-25T14:46:28.466-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Mutluluk oyunları oynamak için çok geç..</title><content type='html'>Kötü hissediyorum bazen..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnız ve güçsüz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayata&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve ufak ayrıntılara karşı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Susuyorum bazen..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayata&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve ayrıntılara karşı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sızılarımla başa çıkamasam da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa yanındaydım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Titrerken sesin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilmiyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok mu inceliyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da fazlasını mı bekliyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ruhumun yavaş yavaş&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öldüğünü hissediyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sokak suskun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçim sıkılıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutluluk oyunları oynamak için çok geç..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle süreceğini..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ebleh bir yeryüzünde varlığımın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sancı çekeceğini...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erirken..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göz göze gelmemeliyiz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elime tutuşturduğun aynanın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kırık parçaları canımı yakmıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskisi gibi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ruhum eriyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bedenim hissetmiyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Odamdan yükselen tınıların&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dimağıma çarpan yankısını..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Engel olamazken&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duyularıma çarpan tüm oyunlara&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yalnızca susuyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;beklemek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tamamen yersizdi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;seni üzmeyeceğim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu lanet kentte sessizce yol alırken&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;algımı bir kez daha&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;suskuya boğup,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;görüntüden silinene dek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu oyunu sürdüreceğim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çin figürlü çarşafım bana bakıyor,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asitli göz yaşlarım canını yakıyormuş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onu yıkamalıyım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra; asıp, kurutmalı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gün doğmadan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18.08.2002 01:26 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-6052233720503643643?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/6052233720503643643/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=6052233720503643643&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/6052233720503643643'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/6052233720503643643'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/mutluluk-oyunlar-oynamak-icin-cok-gec.html' title='Mutluluk oyunları oynamak için çok geç..'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-3738054122327455538</id><published>2009-10-25T14:44:00.000-07:00</published><updated>2009-10-25T14:45:08.883-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Kusuyorum.. kabuslarla kaplı gelecek masallarına..</title><content type='html'>Kusuyorum.. kabuslarla kaplı gelecek masallarına.. kimse ve hiçbir şey inandırıcı değil şimdi.. soyut bir rüzgardan ibaret görünen tüm varlıklar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;koşuyorum.. yokuş yukarı... bacaklarımı kopartıp yollara savuruyorum... düşlerimi bırakıyorum birer birer geçtiğim her sokakta... yavaş yavaş eriyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kulaklarıma şarapnel parçacıkları kaçtı... artık sizi işitemiyorum... kabuslarım kanıma karışıyor.. bir şeyler yapın! Git gide yayılıyor tüm vücuduma...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi Amerika’da siyahi bir insanım sömürülen... bir kızılderiliyim, vatanına el konulan.. sömürge bir ülkenin mutsuz halkıyım.. hayvanat bahçesinde üzerinde araştırmalar yapılan türünün tek örneği bir canlıyım.. ölüyorum... kabuslarım bilincime karışıyor... havale geçiren küçük bir kız çocuğuyum.. dünyanın freni patlamış.. durduramıyorum tüm bu saçmalıkları... fikrimi durduramıyorum.. binlerce ruh gizlendi bedenime.. her biri başka bir şey söylüyor şimdi.. SUSUN! susun dedim size!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir tınıyı mırıldanmak istiyorum, zihnim izin vermiyor.. allak bullak oluyorum... yer altında çürümek istiyor bir yanım, hızlıca koşmak ya da ileriye doğru... susmak istiyor bir yanım.. ve yalnızca martı çığlıklarını işitebilmek... gidiyorum.. bu, kaybetmeye mahkum, ama hep kazançlı çıktığını sanan, şuursuz kentten... daha fazla katlanamıyorum sizlere...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanıma karışıyor kabuslarım.. doktorların müdahalesi fayda etmiyor.. “_çok geç kalınmış” diyorlar... ben, kusuyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üşümeye başlıyorum yavaş yavaş.. ellerim, ayaklarım morarıyor... etrafımda toplanan gürültülü kalabalık ebleh ebleh beni izliyor... kolumu kaldırmaya çalışıyorum yavaşça... son kez tutabilmek için annemin ellerini.. olmuyor.. hareket edemiyorum... gürültülü ve ebleh kalabalığın arasında yok olurken, kaskatıyım ve yalnızca susabiliyorum şimdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yavaş yavaş sesler ve görüntüler silikleşmeye başlıyor.. bedenim kaskatı, anneme uzanamıyor ellerim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kabuslarım kanıma karıştı doktor hanım! Makinelerini çek üzerimden... ... ... ... ... ... ... ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10.07.2002 12:01 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-3738054122327455538?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/3738054122327455538/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=3738054122327455538&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/3738054122327455538'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/3738054122327455538'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/kusuyorum-kabuslarla-kapl-gelecek.html' title='Kusuyorum.. kabuslarla kaplı gelecek masallarına..'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-3469105755644516507</id><published>2009-10-25T14:43:00.002-07:00</published><updated>2009-10-25T14:44:27.782-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>“MONEY OF ART” görüşü..</title><content type='html'>Kargaya dair umursamazlık..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tınıların içinde sessizce uzanıp,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakışları silmek birer birer..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Suskunun gözlerine yansıttığı boşluk..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boşlukta sayıklamalar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayık anlarının zihnine savurduğu lodos..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir aNlam taşıMıyor varlığın,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da yokluğun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıyıya vuran ölü balıklar,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karga için manasızdı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ruhu yoktu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ruh satın almayı hiç düşünmedi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gölgeye yansıyan bedeni,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yadsınacak kadar büyüktü..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlgilenmedi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayıklamalar, ritim bozukluğu,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalp krizi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yığılan bedenimi kimse tutmuyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gölge oyunları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğlenceli değilmiş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alkol,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her bünyeye mutluluk vermiyormuş meğer..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha bir sürü zırva söylenti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acı içinde kıvranan kadın..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Silik gözleriyle bakıyordu,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynadaki yansımasına...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alkollü bünyesini ıslatan yağmur,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç varolmadı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mevsim değişti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karga yaşlandı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kadın gözyaşında salınmak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoğu kez sahtekarca...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kırmızıya boyadığın masken,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ruhunu siliyor git gide..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bronzlaşan ellerin, eskisi gibi kokmuyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rengini çöp tenekesine atmışsın,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çöpçüler el sürmediler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“bozulan renkler asla ilk günkü halini alamaz” dedi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aralarından genç olanı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kargaya dair umursamazlık..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ruhumu ele geçiren..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sana gelmemi engelleyen...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçtenlikten yoksun tümcelerini sıralıyorsun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilinçsizlikle, bencillik arasında..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yok olurken...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sormuyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sızıntıdan kayan ruhun hikayesini..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlatıyorsun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızılderililer küfrediyor beyaz hikayene..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alkollü bünyeni ıslatıyor,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ruhunun acı veren sidiği...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boşlukta sayıklamalar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kayıp ruhun huzur veren gülümseyişi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anımsatan,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eski, durmadan küfrettiğimiz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boktan ama güzel günleri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk şarabımı dikerken kafama modada..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanımda, gülümsüyordun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ruhum kanatlanıyordu sarhoşken..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cansız bedenin geliyordu gözümün önüne...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısacası; gelip-geçen her tren gibi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geliyor ve geçip gidiyordu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evrendeki tüm organizmalar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısır bir döngüydü bu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alışılması güç...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayıklamalar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir halta yaramayan batıl inançlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Körlük yalnızca görme duyusu olmayanlara&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özgü bir şey değil!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kör ruhunuz tüm bunların sebebi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya git gide aptallaşıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknolojik kolaylıklarınız gün be gün çoğalırken...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsyan edenler, ölüler, satılık bedenler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve en önemlisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Satılık ruhlar,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya nüfusunun %90’ını oluşturuyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıradan, basit ve şüpheli hayat..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya’nın,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sökülen yerlerini dikmeye artık gücümüz yetmiyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Suskusu beyninde patlayan suretler,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaleme sarılırlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir çoğu kargaya benzer git gide..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umursamaz, bıkkın, soğuk ve gizemli...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Kurguya yansıyan limitsiz bayağılık..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kasılmış ruhların gizli yakarışı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynaya yansıyan kör adamın,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Telaffuzu bozuk hikayesinde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürrealist oyunlar saklıydı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözleri açıktı, göremiyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Suskunun ardına saklıyordu sersemliğini...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ona ruhlar veriyordum tamamlanması için..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbiri bedenine uymuyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaybettim, olmuyor işte..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu da olmuyor.. diyerek siliniyordu görüntüden..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaosa sarılıp uyuyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Silinen düşleriydi, o ise bedenini hissedemiyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zırva söylentilere kanıp,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayyaş maskeler satın alıyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kayarken, tutunamıyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bireyciliği haykırıyordu,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynalarla göz göze gelmekten kaçınarak...”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babamı ilk kez çok sevdiğimi anlamıştım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;huysuz, hırçın, eleştirici, iyi kalpli,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sokak kedilerine düzenli olarak yemek veren,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yemek yemeyi seven,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sık sık ağabeyim ve benden nefret ettiğini,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;amatör bir tiyatro oyuncusu edasıyla tekrarlayan,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;güçlü, uzun boylu, emekli bir adamdır babam...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir gün, annemle seyahate çıkıyorlardı,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;balkondan, onlara el sallıyordum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babam durdu, elindeki bavulları sokak ortasına bıraktı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve bana el salladı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neden çocukluğumda anımsadığım yüzünü,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;en çok ihtiyacım olan yıllarda benden gizledin?...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kargaya dönüşüyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hızla ve sinsice ilerliyor bu hastalık..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ruhları yarım kalmış çocuklar giriyor kabuslarıma..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çığlıklar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşkence içinde kıvranan beyinler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve soğuk.. dondurucu soğuk..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lağımlar sarıyor dört bir yanımızı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlar; yiyor, içiyor ve s.çıyor yalnızca..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kabuslar görüyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nefertiti küfrediyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gregor Samsa ölüyor.. toplum sevinç gözyaşları dökerken..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Martı Jonathan sürüsünden dışlanıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Catherina Tekakwitha ölüyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karanlıkta kahkahalarınız daha net işitiliyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deliriyorum!.. Deliriyorum!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söze sığmaz bir gürültü yığını..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kafam büyüyor ve bedenim küçülüyor git gide..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;G. Perec, biliyorsun bunun anlamını...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adolf Wölfli deliriyor.. delirdikçe çiziyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynadaki aksim gençleşiyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tuvaldeki yüzümse huysuz bir ihtiyarı andırıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ruhum yoruluyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kredi kartları “yeni bir ruh” satın alamazken,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ele geçirdiği tüm ruhları birer birer gaz odasına tıkıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yorgun tümceler, gün ışığında kaçışırken,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyumalarını öğütledi onlara yasalar!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyinler ölüyor, beyinler donuyor, beyinler çürüyor,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hikayenin çözülemeyen sırrı rüzgara karışıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;berbat bir gündü..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aptal kutusundan gelen onca zırva gürültü yığını..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çocuk sesleri, sıcak yine sıcak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;boğazımda kilitli kalan ağrının, omuriliğime uzanışı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;belki de; kendini, sen bile anlamıyorsun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu yüzden ifadenin çelimsizliği...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evren halkı rahatsızdı gürültümüzden..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yüzden dünyaya devamlı ufo yollayıp,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“bi sorun hele gene ne olmuş?” diyorlardı görevli uzaylı memurlarına...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;olan pek bir şey yoktu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yani hep olağan, berbat ve zırva şeylerdi yaşanan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;övgü tümceleri, sahtekar tebessümler, şaklabanlıklar vs.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;boş vermeli.. en iyisi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;duymamalı.. görmemeli..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ilaç firmalarını daha fazla zengin etmenin bir manası yok...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurumlar, statüler, mide bulantısı, baş ağrısı ve&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelecek kaygısı içinde başlarken,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni bir güne ya da yeni bir kabusa..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gülümsemek oldukça zordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Penceremi açtım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Martı çığlıkları doldu odama..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra mızıka çalmaya başladım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz dandikti,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama içimden geldiğince çalıyordum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senaryosu belirsiz zamanım,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdilik gülümsüyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben, insomniyaklığa doğru yol alıyordum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Barda oturan dalgalı saçlı, buğday tenli siluet,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerime bakarak “wish you were here”i mırıldanıyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben, paranoidliğe yaklaşıyordum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece ve sabah dışında kalan,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gürültülü vakitlerden tiksiniyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tatil günlerimde, iki günde bir bu arayı uykuyla dolduruyordum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat, çelimsiz ve ifadesizce izliyordu beni..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ebleh ebleh sırıtıyordu çokça..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeytani bir gülümseyişi vardı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zırvalıyor ve zırvalarını bana benimsetmeye çabalıyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“hey! baksana çorabın kaçmış!”, “lanet kavram sende!” diyerek,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kendine olan güvenini sarsmaya çabalıyordum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o sarsılmıyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haber bültenleri, abuk ve sabuk içerikleri ile&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devam ediyorlardı, bu bol paralı oyuna..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben, hep oyun dışı kalıyordum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karga; karın doyurma çabasında,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umarsızca yol alırken..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ruhunun gülümseyişi netleşiyordu hafızamda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sülük, sürtük ve ölü ruhlarla sarılıydı,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adına “Dünya” dediğimiz bu lanetli mekan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm iyilikleri çeken bir makine icat etmişti insanoğlu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egolarından...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ruhumu kilitledim pencerenin pervazına...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gölgede soluyordun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;matlaşan gözlerindeki sahte ışık oyunları..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gerçek gibiydi önceleri..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ya da sarhoşluğumdu buna sebep...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karga, düşerken bağırıyordu son kez,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acıyla..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uykusuzdum,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;..ve bu gördüğüm her şeyi düşselleştiriyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sessiz ve sakindim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gün, sabaha dönerken...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;seni anımsıyordum, sonra “o”nu,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra bir başkasını..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;lanetli göz sıvım, çenemden aşağı doğru süzülüyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;düşen damlalar, siyah çarşafımda belirsizleşirken,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;huzurla boyut değiştiriyordum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;22.06.2002 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-3469105755644516507?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/3469105755644516507/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=3469105755644516507&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/3469105755644516507'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/3469105755644516507'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/money-of-art-gorusu.html' title='“MONEY OF ART” görüşü..'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-2423976574920096283</id><published>2009-10-25T14:43:00.001-07:00</published><updated>2009-10-25T14:43:54.223-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>neden</title><content type='html'>eden yoğunluğun kanımda dolanırken,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hislerim buzlaşırmışçasına ağırlaşır bedenimde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neden ellerim dokunamaz,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neden sözlerim çıkmazları sığınak bilir kendine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ön yargılarını avuçlarında gizleme dememiş miydim sana?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bak, yine kanattın bileklerini....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TuBa&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-2423976574920096283?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/2423976574920096283/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=2423976574920096283&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/2423976574920096283'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/2423976574920096283'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/neden.html' title='neden'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-9086093520069107677</id><published>2009-10-25T14:42:00.002-07:00</published><updated>2009-10-25T14:43:17.182-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>“Neden?” diye sordum belirsiz yüzünün avuçlarına inmiş ifadesine..</title><content type='html'>“Neden?” diye sordum belirsiz yüzünün avuçlarına inmiş ifadesine.. biliyordun.. değişimleri göz ardı etmek olanaksız.. kendimi bile tanıyamazken bazen ve git gide basitleşirken gözümde herşey ve herkes, sabah 06:50 trenine atlayıp, denizi ve gökyüzünü seyrederek uzaklaşmaktan başka çarem kalmıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özlüyorum.. özledikçe denize, martılara, gökyüzüne takılıyor gözlerim.. sahte mutluluk oyunlarınızdan sıyrılarak, bozulmamışlıklar arasında çelmelerinize rağmen ilerlemeye çabalıyorum.. biliyorum, saygısızlığınızı.. sahte inançlarınızı ve kaygılarınızı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küfredip durduğunuz berbatlığın tam ortasında durmuş ağlaşıyorsunuz sahtekarca.. tüm evreni küstürdünüz.. Ay dede çocukluğumdaki gibi gülümsemiyor artık.. bir iki damla yaş döküyor arasıra..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hala aranızda nasıl yaşıyorum? İnanın, bunu bende bilmiyorum.. Ben; ruhsal ve bedensel sağlığına aşırı önem veren, durmadan okuyan, televizyonda çoğu zaman izleyecek bir şey bulamayan, popüler kültür ürünlerine tiksintiyle bakan, saf mutluluğu yakalamaya ve korumaya çabalayan, gerçek sanatla ve felsefeyle ilgilenen, her şeyde kalite ve zeka unsuru arayan biriyken, bir çoğunuz öyle boş ve öyle manasızsınız ki... Tiksindirdiniz beni her şeyden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şeyden önce hazlarınız geliyor öyle değil mi? Kadın, erkek, üçüncü cins.. hepiniz aynısınız... Hedonist salaklar! İğrençliğiniz aynalardan güzel görünüyor oysa, değil mi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben anormal değilim, ama sizlerin arasında kendimi öyle hissediyorum.. Tanrım, neden bana bu cezayı verdin? Her şeyi görüp, hiçbir şey yapamamak.. daha kötüsü olamazdı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi, karanlığa yığılıp kalmamı bekliyor bir çoğunuz benden.. ha ha haa!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın içine edip, sonrada benim gibilere “depresif”, “melankolik” gibi isimler takıyorsunuz.. anti-depresanlar, sizin gibi salak olmayı sağlıyor yalnızca.. alay ediyorum sizlerle, saçmalıklarınızla, mutluluk oyunlarınızla, görmüyor musunuz.. af edersiniz, kör olduğunuzu bir an için unutmuşum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi sessizliğe bürünmeliyim.. sonra da bu sessiz seriye bir son vermeli..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şunu bilmenizi isterim ki kabuslarıma sebep olan sizlersiniz, Gülsüm’ ün ölümüne sebep olan sizler.. ama tüm bunların beni yıkacağını sanıyorsanız yanılıyorsunuz... Tek başıma bile kalsam, yaşamım sona erene dek savaşacağım; düzenlerinizle, şaklabanlıklarınızla, sahtekarlıklarınızla, aptallıklarınızla, gün be gün çoğalan betonlarınızla... Yeşilimi, mavimi geri istiyorum sizlerden..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Betonlar hep güzel göründü oysa gözünüze, öyleyse neden şimdi betonlarınız arasında şizofrenik eğilimler sergiliyorsunuz?.. Baksana yüzüne, ne kadar sahtesin.. istediğin gerçekten bu mu? Boyalar ardına gizlenip, öldürüyorsun çocuk yanını.. soyutluğun anlamını yitiriyorsun.. hayallerin bile maddeselleşti şimdi.. oysa küçük bir çocukken ne kadarda güzeldi her şey ve her yer..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden hala anlamıyorsun.. üşüyorsun.. karanlığı aydınlık sanıyorsun, sırf diğerleri öyle düşündüğü için... bense bıktım artık.. anlatmaktan.. sessizlik beni çağırıyor.. ölümcül susuşların ardındaki öfkeyi ne zaman görebileceksiniz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30.03.2002 17:08 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-9086093520069107677?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/9086093520069107677/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=9086093520069107677&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/9086093520069107677'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/9086093520069107677'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/neden-diye-sordum-belirsiz-yuzunun.html' title='“Neden?” diye sordum belirsiz yüzünün avuçlarına inmiş ifadesine..'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-3363693717892294452</id><published>2009-10-25T14:42:00.001-07:00</published><updated>2009-10-25T14:42:28.446-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'></title><content type='html'>Niye ısırgan otu gibi çıkar,beynimde fiiller? Niye,soluğu soğuk insanlar sarmış çemberimi ? gözlemlerim, içimi ağrıtır ve kurtulup uyuşmak isterim,çömelip kuytu yalnızlığıma ...... usulca sokulup yaşama, küçücük mutlulukları izlerim. Havada kalan sözlerim boşlukta öylece yankılanır ve hiç görmediğim gözleri,duymadığım sesleri özlerim, tükenir biter bir yerde buğudan tıkanır ellerim...... “buğusu bile saklı” diye söylenir gözlerim,çömelip hayatımın kuytuluğunu dinlerim.... sözümü saklar bu karanlık ve unutulmuş melodiler fısıldanır kulağıma....... seni özümün gizine kattım,sadeliğin ziyanına bakmadan çıplak sokaklara gömdüm....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Perdeleri yakarken karardı düşlerim , yarının evini özledim , soluğumu saran gözleri.....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avcı eğer sarıldıysa silahına ,öylece kalakalma ,hayata yeniden doğmuş gibi başka bir yerden başla ......... ve bir başlangıç için avcıyı bekleme..............&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15.04.2000 sa:20.15 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-3363693717892294452?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/3363693717892294452/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=3363693717892294452&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/3363693717892294452'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/3363693717892294452'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/niye-srgan-otu-gibi-ckarbeynimde.html' title=''/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-317062867939961844</id><published>2009-10-25T14:41:00.001-07:00</published><updated>2012-01-31T00:28:50.587-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Öldü sanmıştım... ama, yaşıyordu...</title><content type='html'>Öldü sanmıştım... ama yaşıyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir gözü yarı açık, sürekli beni gözetliyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hızlı adımlarla pencereye doğru ilerledim, bir süre sokağa kuşkulu gözlerle bakındı... perdeleri çektim, sonra pencereyi örttüm....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(_kahretsin! Yine yanlış! Önce pencereyi örtmeli, sonra perdeleri çekmeliydin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_sus! Kapa çeneni!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_Her şeyi yanlış yapıyorsun! Lanet olası....)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derinden bir uğultu duyuldu, mahalle sakinleri cama üşüştü, “ne olmuş, kim bağırdı?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(_aman canım köpektir, ne meraklı insanlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_çıkar mısın öykümden! Hem işin yok mu senin her şeye bir yorum getiriyorsun?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_tamam, bir kelime daha etmeyeceğim ama lütfen burada kalayım... sonra ne olmuş?)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ses bir anda kesildi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(_peki ama hepsi bu mu? Çok saçma, sen buna öykü mü diyorsun şimdi?)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yavaşça ilerledi odada... yanıma geldi, ben onu fark etmedim, o beni yanımda düşledi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tam bir şeyler söyleyecekken yere yığıldı, öldüğünü sanmıştım o gün... bugün fark ettim, bir gözü yarı açık beni izlediğini...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nereye gidiyorsun? Yine onunla değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_ evet onunla, ne olmuş? Biraz da kendi yaşamını sorgular mısın? &lt;br /&gt;Neredeyse öleceksin, çok yorgunsun, bu halinle bile beni gözetliyorsun... ben gidiyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_yine gitti... yine.... üstelik bu gece, tıpkı o geceye benziyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayır, o değil bunların sorumlusu, o böyle davranamaz... biliyorum, biliyorum.... onların işi bu, bunu onlar yaptılar, o ise izledi tüm bu olan biteni, üstelik bir gözü yarı açıkken...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;evden zor ayrılabildim... tutturdu, bu gece, o geceye benziyor diye...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her zaman böyle davranmazdı, onu artık anlayamıyorum ve artık ona acıyamıyorum da!&lt;br /&gt;...................................................................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_Seyircilerin performansı nasıldı, dünkü oyunda?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_..........&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_susuyorsun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_ bunu çok sık yapıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_neden böyle?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_bilmiyorum, hali gerçekten kötü. Ama ona üzülemiyorum bile...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_ bu akşam bir işin var mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_ onunla gitmeliyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_ nereye?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_ aynı yere.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_ bende gelirim, tabi istersen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_onunla mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_hayır, bir başkasıyla&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_neden?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_bir nedeni yok, yalnızca akşam hüzünlerine katlanamıyor, depresifleşiyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_öyleyse görüşürüz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_sabaha doğru seni ararım, aynı numaradan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;.................................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_öldüm sanmışmış...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kimsin ulan sen, kimsin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu odayı boğan sessizliği neden kapattınız üzerime? Nedir bu? Kameralarınız nerede?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benimle oyun oynamayı bırakın, burası yeri değil, sonra hesaplaşırız sizinle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_haaaaa haaaa haaaaaa!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hesaplaşırmış... kimmişim ben? Neymişim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_Yerde yığılı kalan bir yastık değil, insan!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_öyle mi, fark edememişim, affedersin değil mi? Yoksa affetmez misin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O bir insan değil, bir yaratık, lanet olası işe yaramaz bir mahluk! Pislik herif, çek bakışlarını üzerimden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;..................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sesleri duyuyor musun? Kütüphaneden geliyor sanırım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;.......&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kim var orada? Neler oluyor? Bu da ne? ama bu çok saçma!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu, bu sesler nasıl olurda bir kitaptan gelir....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;.......&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(_sanırım, daha fazla yorumlayamayacağım öykünü... ben uyuyorum, sen devam et... )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaçma! Benden korkman yersiz... ben sizden korkardım oysa hep. Şimdi, şimdi bana bunu yapamazsın... hak etmedim... en azından yüzüme bakmayı dene!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_Gün batımları hep aynı bu kentte... hep aynı karabasan üzerimizde....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_ölmeyi dene öyleyse, bir gün batımında ansızın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliyorum, yapamazsın, yapmamalısın! Her ne kadar saçmalığın tam ortasında oturuyor, çalışıyor ve çabalıyor ama ondan bir türlü kurtulamıyor olsak da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;..........&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_bir tesadüftü bu yalnızca... yaşamımı çalan bir tesadüf.... neden, bu kadar anlamsızdı gözleri ve neden boşluğa takılıydı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_Artık soru sorma...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_Yeniden başlamak için bir sebep var mı sence?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_Belki de binlerce sebep... bunlardan biri sensin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devam et... sen de... o da... sizler de devam edin.... başka türlü çıkamayız bu labirentten...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_Hep bir şeyler engel oldu kazanmama...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_sen de küstün, belkide yalnızca kendine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_belkide yalnızca kendime...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;.................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir başlangıç için neler yapmalı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir son için neler hazırlamalı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sen misin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim miyim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O çoktan öldü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kansız bir intihardı... ruhunu öldürdü, ama kimse bunu bilmedi.... gizledi herkesten, hatta kendinden bile....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O öldü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10.08.2001 sa:13.29 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-317062867939961844?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/317062867939961844/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=317062867939961844&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/317062867939961844'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/317062867939961844'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/oldu-sanmstm-ama-yasyordu.html' title='Öldü sanmıştım... ama, yaşıyordu...'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-3708301701106575551</id><published>2009-10-25T14:40:00.002-07:00</published><updated>2009-10-25T14:41:06.579-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Öldüm... önce ellerim buz kesti... sonra sözlerim...</title><content type='html'>Öldüm... önce ellerim buz kesti... sonra sözlerim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her bir parçam, ayrı ayrı kentlerde asıldı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce, Strasbourg’ da gözlerim asıldı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra, Tebriz’de ellerim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Monterrey’ de sözlerim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sırasıyla devam etti, evren halkı beni asmaya...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaolack’ da, kafatasım yüzüldü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nampula’ da ayaklarım parçalandı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seul’da mayın tarlasında kaldı bacaklarım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Katilimi arattıracak vakit yoktu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da bir şeylere geç kalınmıştı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya çocukları el eleydi küçükken,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi neler oldu onlara...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilmiyordu, kimse...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve en iyisinin susmak olduğunu düşünüyordu kimileri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öldüm...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimse cesedimi teşhise gelmedi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ölüydüm yalnızca,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Paramparça bir ölü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden, bütün halinde olmadığı sorgulanmayan,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnız bir ölü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cesedimi Ganj’ da yıkadılar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra yakıp, pasifiğe savurdular küllerimi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yavaş yavaş dağıldım önceleri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra, alışmaya başladım böylesi bir yaşama...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her parçam başka bir yerde,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama aslında bir bütün halindeydi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efsaneyi duyanlar göz yaşı döktü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimileriyse inanmadı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bense, yanlarında gülümsüyordum,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzaklara bakınarak beni düşünseler de...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;27.04.2001 Sa:15.53 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-3708301701106575551?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/3708301701106575551/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=3708301701106575551&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/3708301701106575551'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/3708301701106575551'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/oldum-once-ellerim-buz-kesti-sonra.html' title='Öldüm... önce ellerim buz kesti... sonra sözlerim...'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-1691170075181721440</id><published>2009-10-25T14:40:00.001-07:00</published><updated>2009-10-25T14:40:36.699-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>yaşam oyunu</title><content type='html'>Ölmek istiyorum... huşuyla bir başıma... yaşamın tam da bu anında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gezegenin dönüş hızını iliklerimde hissediyorum, başım dönüyor... yere uzanıyorum, üstüme bir pike örtüp günler,gecelerce uyuyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölmek istiyorum... tam da bu noktada... gezegene ayak uyduran o eblehlerden biri "neden?" diyor... gülümsüyorum, "bilmem" diyorum... bakıyor mimiklerime, ilişiğinde düşünceme yakın bir dip not ararcasına... gülümsüyorum... mimiklerim kontrolüm altında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üşüyorum, yaşam oyununda bunca ebleh kuklanın arasında, o mutlulardan biriymişçesine gülümserken...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TUBA DURAN 23.05.2003 14:15&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-1691170075181721440?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/1691170075181721440/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=1691170075181721440&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/1691170075181721440'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/1691170075181721440'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/yasam-oyunu.html' title='yaşam oyunu'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-5412881889751362226</id><published>2009-10-25T14:38:00.003-07:00</published><updated>2009-10-25T14:38:57.173-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>OTİS' e</title><content type='html'>Rengi solmuş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyukluyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarıklinik endişeler tümcelerinde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnız ve deli...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mavi banyoda,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mistik bir ses..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Otis ÖLDÜ!"..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kesik tırnaklarını&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;göğe savurdu dostları..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kapı çalındı,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;irkilerek başlarını çevirdiler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kramp süzüldü bedenlere..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;açlıktan kıvranan çocuk,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;baktı gözlere..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gözler ardı ardına kapandı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sus Otis !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gel ve otur yanıma...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dinle:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanıyor ruhlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çürüyor bedenler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18.07.2003 04:00 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-5412881889751362226?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/5412881889751362226/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=5412881889751362226&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/5412881889751362226'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/5412881889751362226'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/otis-e.html' title='OTİS&apos; e'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-8605886935052792461</id><published>2009-10-25T14:38:00.001-07:00</published><updated>2009-10-25T14:38:32.593-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Ölü bir çiçeğim..</title><content type='html'>Ölü bir çiçeğim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gökyüzüne asılmış...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duvarlara çarpar çığlıklarım,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaygıyla bakar göz,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gözüme&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ta içine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bulaştıramam hüznü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kilidi kırık sandığın,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dibine yığdım sancılarımı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duvarlar istedin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Renkli, renksiz duvarlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aramıza yığılan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölü bir çiçeğim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duvarların ardında..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Renksiz, kokusuz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşam toprağı, beton kesmiş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            2003. 00:01 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-8605886935052792461?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/8605886935052792461/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=8605886935052792461&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/8605886935052792461'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/8605886935052792461'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/olu-bir-cicegim.html' title='Ölü bir çiçeğim..'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-2652110636459960937</id><published>2009-10-25T14:37:00.000-07:00</published><updated>2009-10-25T14:38:07.195-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>SEFİL VE ADİ YARATIKLAR!</title><content type='html'>Ölümün askısı üzerimde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sadeliği ben takmadım,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu takıntıları ben salmadım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gölge gibi adım adım uzaklaştı,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaklaşıyor gibi gelmişti halbuki...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce konuştu uzun, uzun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra sustu bir anda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem sineklik taktırdı penceresine,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kopmak istercesine bir şeylerden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir bulutun üstünden baktım,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bu olan, bitene...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzandım,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elimde düşük alkollü bir içki,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyuyakaldım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kenti bir filozofdan satın aldım dün gece...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarhoştum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bu gece bir ayyaşa hediye ettim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayyaş mutlu olmadı,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzündeki bilindik ifadeyle devam etti yoluna...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“düşlerde değerleriniz geçersizdir!” dedi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyandığımda sabah olmadı,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;karanlıktan kurtulamadım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tınılar beynimde çarpışıyor,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gülüyorum, sızıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlamsız dünyanızdan tiksinerek bakınıyorum yüzlerinize...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklar yorgun ve düşünceliydi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün gece ağlayamadım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“SEFİL VE ADİ YARATIKLAR!” diye bağırdı yaşlı ayyaş,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kimse üzerine alınmadı,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;herkes böceklere çevirdi bakışlarını,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;böceklerse intihara kalkıştı aynı gece,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bıraktıkları son notta:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“bu sefil ve adi yaratıklarla aynı dünyayı paylaşamayız” diyorlardı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24.07.2001 sa:05:56 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-2652110636459960937?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/2652110636459960937/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=2652110636459960937&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/2652110636459960937'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/2652110636459960937'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/sefil-ve-adi-yaratiklar.html' title='SEFİL VE ADİ YARATIKLAR!'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-2838350976858579225</id><published>2009-10-25T14:36:00.001-07:00</published><updated>2009-10-25T14:36:58.301-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Bir haber var mı, bir karartıdan</title><content type='html'>Öyle iç karartıcı oluyor ki bazen yaşam. Aynalara soruyorum; ne ? ne var? Ya da ne zaman biter tüm bu oyun,ne zaman düzlüğe çıkarız diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorularımı dinleyen yüzünün derinliğine inebildiğim kadar benim, sende bu oyunda saklanabildiğin kadar, sen. Uyanışı olmayan bir kabus, çünkü uykusuzdu geçen geceler. Ruhumu izlerken gözlerim bozuldu....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi daha iyiyim,azıcık mutluluklar nasılda dağıtıverir hüzünleri. Hep hüzünler kara bulutlarla bağdaştırılır ya, hiç hoşlanmam bundan, ilgisiz, hatta saçma sapan bulurum bu yakınlaştırmayı. Kara bulutlar,en sevdiğim manzaradır saat gece yarısını geçtiğinde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir haber var mı, bir karartıdan ? yüzüme vuran gün ışığı yanıp sönmekte. Sözler önüme düştü yine yavan kaldım... sözümü tutan el, kayboluşunun gerekliliğini savundu.....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çekilmez tarafı bu olmalı gölgelerin, ağlamak istersin ama o buğu , yaş olup inmek istemez bir türlü... Piyanodaki kadın gibi ; istekli ama karasız.........&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;06.08.2000 sa:08.40 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-2838350976858579225?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/2838350976858579225/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=2838350976858579225&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/2838350976858579225'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/2838350976858579225'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/bir-haber-var-m-bir-karartdan.html' title='Bir haber var mı, bir karartıdan'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-1987774421083646918</id><published>2009-10-25T14:35:00.001-07:00</published><updated>2009-10-25T14:35:30.425-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Paramparça bir yaşam....</title><content type='html'>Paramparça bir yaşam....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kabus gibi... kaçmalı! Çabuk oLun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzaklaşmalı, bir yolunu bulup...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her kadın uzak gibi durur yaşama ve ağlarken izlenmekten hoşlanır bir çoğu... bense her yıl arsız bir ur gibi büyürüm... kimse fark etmez belki bunu, ama bu sence mühim mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaybolduğum gibi uzaklığıma sarıldım, gölgemden kaçtım, saatler süren bir kovalamacaydı bu; annem, ben küçükken söylememişti gölgemden kaçamayacağımı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saklanmaya çabaladım... ansızın karşıma çıkan odaya hızla attım kendimi, küçücük ve her yanı aynalarla donatılmış tanıdık bir lunapark odasıydı burası... sağdaki aynada şişman ve kısa boyluydum, soldakinde uzun ve çok inceydim, onun yanındakinde ise uzun kafalı ve koca ayaklıydım... bunların hiç biri ben değilim, peki ama ya onlardan biriysem ve bunun farkına bile varamadıysam...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“ÇIKARIN BENİ BURADAN! ÇIKARIN DİYORUM SİZEEEE!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_kimse duymuyor sesimi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“NEREDESİNİZ!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-kapa çeneni, gürültünden uyuyamıyoruz! Bu sensin, ne bekliyordun ki, iç yüzün, dışın kadar iyi değil belki de, bunu beklemiyordun değil mi? Suretinden ötesini görmeyi istemiyordun.....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;........................................................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rüyama giren suret kadar uzağım şimdi yaşama ve mırıldandığım ezgilerin her birini ödünç aldım yaşlı bir deliden... kaçma! İstediğin kadar uzaklaşmak istiyorsan eğer... kaçmak daima dert açacaktır başına ve düşlerine kirli suretlerin elleri değecektir... uçmayı dene! Evet, belki de bu gece... biraz daha kanatlandığında kimse sana engel olamayacaktır.... evet, şimdi denemelisin bunu... gözlerini kapatıp uçmalısın, hastalanan en yakın dostun için belki de... kes ağlamayı! O gözyaşları onu iyileştiremeyecek kadar bencil... beynini bir kurcala, en iyi filmleri, en iyi fotoğrafları ve en iyi parçaları sıraya diz içinde, işte şimdi yap bunu, play tuşu orada bir yerde olmalı! Çalıştır şunu! En ifadesiz tavrını takın ve hiçbir şeye tepki verme.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;....................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyandığında uzaklaş odandan... gece, gerçek olamayacak kadar sanrıydı... sanrılarına sarıldığında nasılda unutuyorsun tüm bu safsata yaşamı. Bunu nasıl başarıyorsun, nasıl çocukluğunun en güzel yanlarını hala üzerinde taşıyabiliyorsun? Her şey, her yer üzerimize gelirken, kendin olmayı hala nasıl başarabiliyorsun?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_”buna emin değilim...”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyümek nedir sence?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_ “Bence: soyut çocukluk döneminden, somut ve sıkıcı bir döneme zoraki geçiştir...”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;....................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorgulamayı kes lütfen! Kimse, kimseyi tam olarak anlamıyor bunu biliyorsun. Bu kadar konuşmanın hiçbir anlamı yok, nasılsa yine anlaşılmayacağız... nasılsa her şey devam edecek tıpkı eskisi gibi. Birileri, “Lanet herifler, bu dünyayı mahvettiniz!” diyerek intihar edecek, lanet heriflerse sesleri hiçbir zaman işitemeyecek....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyunlar oynanacak, hayatlar üzerine, elbette kaçış herkese görünmeyecek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağlayan kız çocukları girecek düşlere, git gide düşler silinecek...............................................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşlı bir deli şöyle söyleniyordu dün akşam:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_“insanlar burunlarının ötesini göremiyorlardı ve sanırım görmeyi de istemiyorlardı. Bense, onların yanındaymış taklidi yapıyordum, deniz kenarında uzanıp gökyüzümü izliyordum, bugün her zamankinden daha güzel....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;.........................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süre tükeniyor! Sana ayırdığım vakit git gide daralıyor. Oysa sen bilmiyorsun bildiklerini.....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım; zaman, bir yarım asır kadar erken yol aldı, bizi ya yanlış yerde bıraktı, ya da biz bilmeden seçtik burayı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün gece saatimi geriye aldım, zamanı geriye almaktı oysa niyetim. Fazla sarhoştum, saçmaladım. Sabah uyandığımda saat değişmemişti, benim saatim durmuştu, ama diğerlerininki kaldığı yerden devam ediyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk olmayı özledim! Yeniden ve yeniden, tekrar, tekrar çocuk olmayı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;..............................................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sesimi duyanlar yanıma yaklaştı, “bu kaosa aldırma, seni alamaz yitirdiklerinin arasına” diye, derinden bir ses duydum... sonra, geçmişe sardığım yaşamımın düğümlerini çözüp elime verdi hiç tanımadığım başka biri... bir başkasıysa balyozla parçaladı çevresindeki tüm saatleri.....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;23.08.2001 Sa:15:33 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-1987774421083646918?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/1987774421083646918/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=1987774421083646918&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/1987774421083646918'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/1987774421083646918'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/paramparca-bir-yasam.html' title='Paramparça bir yaşam....'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-8298725998896645219</id><published>2009-10-25T14:34:00.002-07:00</published><updated>2009-10-28T10:02:50.469-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Penceremi açtığım evren</title><content type='html'>Penceremi açtığım evrende, soluğumu saran boşluğa tutunarak çıktım gökyüzüne. Büyüleyici ışığın ardında gizlenen sözler düştü önüme...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanrıyla konuşmayı denedim. Tanrım; sen var mısın, ya da bir oyun mu tüm bu yaşadıklarımız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka bir evrene açılan kapıyı zorladım, yanımda taşıdığım anahtarların hiç biri uymadı. Öylece kalakaldım ve bu yüzden; şimdi yaşadığım evrende, başka bir evren arayışım... mitolojiye, efsanelere daldım. Yaşamın, her hangi bir köşesinden tutup, düşlerime yol vermesi için yalvardım... şimdiyse, ayaktayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk yanımı okşadım, yitirmemek için...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kabuslarım, üstüme üstüme gelirken, soğuk kanlılığımı koruyup, gülümsedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorular sordum geleceğime...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir an çıkıp balkona “_selam, evrenin soluğunu taşıdığını sandığım herkese” diye, bağırdım. İçimden, “_bu kadar kalabalık olmamalıydı buraları”diye, söylendim sonra.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karanlık odaların, açık perdelerinde suretler aradım, durmaksızın... bazen, ay ışığında yürüyüşe çıkmak istedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“uyumalısın, herkes gibi dinlenmeli” dediklerinde; soğuk havaya aldırmaksızın,balkonda, iç benimi yazdım sabahlara dek... yağmuru seyrettim, üstüne yazılan şarkıları söyleyip, ona eşlik ettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim bilir; uzaktan bakıldığında bir deliyim, ya da hayatın ayrıntılarını gören ve doyasıya yaşayan biri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mistisizm’ e ilgi duymuşumdur hep, inandığımdan değil; doğruluğu, ya da yanlışlığı kanıtlanamadığından.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hep bu kadar garip ve anlaşılması güç değilim, korkmayın. Yüzünüzde, bir tebessüm yaratmaya çalışıyorum yalnızca ve git gide yitirdiğimiz şeyleri anımsatmaya çalışıyorum. Çünkü, korkuyorum; ileride, ayrıntıları bu kadar özenle yaşayamamaktan ve onlara gerektiği önemi verememekten. Sanırım içimde yaşayacak bu his ölene dek, pek de endişelenmeme gerek yok; bir çocuğun, özenle okşadığı, (yerden bulduğu) kuş tüyüne “_ o pis, bırak onu” diyecek kadar katılaşamaz kalbim, hiçbir zaman... sanırım devam edeceğim, bedenimi terk edene dek, yağmura eşlik etmeye... başka türlü çekilmiyor buraları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçükken de böyleydim; her yıl bir kediyi büyütürdüm, harçlıklarımla... sonra peşimden gezinmelerini izlerdim, mutluydum... bir o kadar da huzurlu... şimdiyse, pek farklı değil durumum; şeker,kıvırcık ve limon(kuşlarım) eşlik ediyorlar bana, şu an bile... isimlerine takıldığınızın farkındayım; ama inanınki, ben takmadım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kadar zaman oldu, çocukluğunuzda, sizi mutlu eden şeyleri yapmayalı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım, bir çok şey zihnimizde silinmeye yüz tuttu ve bir çoğunuz, sanki bir kurtarma operasyonu bekler gibi... bu bekleyişi bir yerden anımsar gibiyim, hayatın her evresinde çıkar oldu karşıma...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30.01.2001 sa:02.00 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-8298725998896645219?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/8298725998896645219/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=8298725998896645219&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/8298725998896645219'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/8298725998896645219'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/blog-post_5459.html' title='Penceremi açtığım evren'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-8914477518261292190</id><published>2009-10-25T14:34:00.001-07:00</published><updated>2009-10-25T14:34:45.662-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>patika getto</title><content type='html'>Bir şey, sürekli kırmızı savaş&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanki gergin hayat üzerimi örtüyordu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Patika gettoda migrenime&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıçrıyor ölüm..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok kuru gırtlağım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;09.06.2003 02:16 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-8914477518261292190?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/8914477518261292190/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=8914477518261292190&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/8914477518261292190'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/8914477518261292190'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/patika-getto.html' title='patika getto'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-9051598264857031297</id><published>2009-10-25T14:33:00.001-07:00</published><updated>2009-10-25T14:33:59.986-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Radyoda Nick Cave çalıyor...</title><content type='html'>Radyoda Nick Cave çalıyor.. bir, iki fincan çay içmek kendime gelmem için yeterli olmuyor şimdi.. Neden bu kadar güzel söylüyorsun Nick?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sakin bir kafede, soytarısız oturuyorum.. dışarıyı seyretmek hiç bu kadar can sıkıcı olmamıştı.. gündüzleri neden hep bu kadar karışık kokulu bu kent?.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ablaa! Orijinal parfümleer! diye seslenirken küçük satıcı, elindeki Davidoff şişelerini gösteriyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzüne yansıyan güneşin kimyasından habersiz boşça sırıtıyordu bir diğeri.. gazete okuyordu o.. aklı yarım bıraktığı öyküde.. şimdi şuursuzca uzanıp, gölgemi bekliyorum.. onun aklı alkolizm saplantısında.. Boğuştuğu sanrıları, gerçekliğe karışmış.. çeyrek akıllı.. elleri ceplerinde izliyor gelip, geçen bedenleri..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;güneş yüzüne vururken, bir sivrisinek konuyor alnına.. bir alkoliğin kanını emdiğinden habersiz yere yığılıyor sessizce.. o, sineği hissetmiyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;esrik bir mayıs gününün ikindisindeyim.. güneş yüzüme yansırken uyuyakaldım.. sözcükler çalan küçük ruhların dolanışını izlerken, sözcüksüz kaldım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşlı ruhumu satıp, yerine beş taksitle aptal bir ruh almamı, son günlerde oldukça moda olduğunu söyledi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ruhuma “SATILIKTIR” yazdım, kimse ilgilenmedi.. “_Hey! Biz aptal ve mutluyuz, sense zeki ve mutsuzsun, ruhunu kim ne yapsın?” dedi sarı tişörtlü beden.. o haklıydı, bense uykusuz.. gölgemi bekliyordum.. o ise hep geç kalıyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;07.05.2002 17:45 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-9051598264857031297?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/9051598264857031297/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=9051598264857031297&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/9051598264857031297'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/9051598264857031297'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/radyoda-nick-cave-calyor.html' title='Radyoda Nick Cave çalıyor...'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-5353339267591212268</id><published>2009-10-25T14:32:00.002-07:00</published><updated>2009-10-25T14:33:26.087-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>İfadesiz bir yüz satın almalıydım  ve ussuz bir beyin</title><content type='html'>Ruhumu kemiren soysuz tümceler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçeriği kalıplaşmış, bencil arzular..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurcala fikrini..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim bilir,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;düşünme yetin pas tutmuşta olsa belki mevcutttur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sözcüklerin arasından görünen ebleh suretinden,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;adım adım uzaklaşan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;usun,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yakınıyordu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sessizce&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kendi kendine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kafamı vurduğum duvarlara,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kanımdan başka bir şey bırakamıyordum oysa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yazamıyordum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;konuşamıyordum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oturamıyordum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;duramıyordum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bekleyemiyordum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kalp ritmim hızlanıyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yazar olmak böyle bir sancıydı sanırım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ellerime hakim olamıyordum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;düşüncemi taşıyan beynim yorgundu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ifadesiz bir yüz satın almalıydım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve ussuz bir beyin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve uğultulu bir çift kulak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hemen dönerim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bugün günlerden Pazar,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tüm dükkanlar kapalı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir gün daha katlanacaksınız bana..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra sizlerden biri olacağım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14.07.2002 18:38:38 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-5353339267591212268?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/5353339267591212268/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=5353339267591212268&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/5353339267591212268'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/5353339267591212268'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/ifadesiz-bir-yuz-satn-almalydm-ve-ussuz.html' title='İfadesiz bir yüz satın almalıydım  ve ussuz bir beyin'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-2307983617512407978</id><published>2009-10-25T14:32:00.001-07:00</published><updated>2009-10-25T14:32:36.442-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>a-ğ-ı-r a-k-s-a-k</title><content type='html'>Bedenime bulaşan rutin gölge oyunları ruhuma belli belirsiz sancılar yüklüyor... bu kentte ve yapayalnız... koşuyorum... gölgem oyunlardan uzak durmamı öğütlüyor... bir ses kulaklarımdan sızıp damarlarımda hızla yol kat edip dimağıma çarpıyor... kötücül kahkahalar işitiyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayıklarken, buzlaşan ellerim bin bir parçaya ayrılıp, optimist figürlü halımda yok oluyor... göremiyor bir çoğu... benimse ayaklarım kan revan içinde kalıyor... "hiçbir şey göremiyoruz" diyorlar parıldayan gözbebekleriyle... suskuyla bakınıyorum yalnızca, ussuz parıltılarına...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzak duruyorum... şimdi tüm oyunlardan... bilincime her hükmedemeyişimde biraz daha eksiliyor ruhum... biraz daha azalıyor öfkem... kimileriniz buna "olgunlaşmak" diyor, git gide törpülenen bıkkın ve bezgin bir ruha sahip olmak mıdır olgunlaşmak? Tüm çarpıklıkların ortasında sessizce oturup yaşamak(?) mıdır yoksa? Sahi nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilinç; kokuşmuşluğun ortasında optimistçe çırpınan insanoğlu karşısında, azap verici bir kara büyüye dönüşüyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"yaşamın nesi kötü?" diyor... "bak, ben varım, sen varsın, çiçekler, böcekler var... ne kadar mutluyuz..." sahi sizlerde böyle mi düşünüyorsunuz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi, yalnızca yaşlanıyorum... huşuyla... hayatın ve hikayelerinizin hep bir adım uzağında bakınarak, gelip- geçiyormuşçasına... ellerime umutlar bırakıyorlar... küçük tebessümler bırakıyorlar hafızama... sonra tapınılan büyük bir hırsız gelip çalıyor tüm bunları, ellerime kanlı gözyaşları, hafızama talihsiz hikayelerle atmosferde asılı kalan dostları, kaybettiklerimi sıralıyor... küçük bir tebessüm yapıştırıyorum dudaklarıma, kayıp gezegenin ortasında bir başıma... sesler, uğultuya dönüşüyor, görüntüler bulanıklaşırken... esrik melodiler yükleyip zihnime ilerliyorum... pusulasız ve umarsızca... gökyüzüne çeviriyorum bakışlarımı, içten bir gülümseyiş beliriyor siluetimde... birkaç saniye sürüyor topu topu... sonra yaşam hızla üzerime üzerime geliyor, reklamlar daha fazla maddeye sahip olmamı, yeni çıkan kredi kartlarından edinmemi ve borsayı takip etmemi açıktan açığa beynime empoze ediyor... direniyorum... gençliğimle... öfkemle... çam ağaçlarımın kokusunu içime çekerek... güneşin doğuşunu seyrederek... yağmurda yürüyerek sırılsıklam olana dek... toprağı avuçlayarak... kulaklarımı tıkayarak tüm uğultunuza...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;a-ğ-ı-r a-k-s-a-k i-l-e-r-l-i-y-o-r-u-m...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;23.12.2002 02:11 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-2307983617512407978?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/2307983617512407978/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=2307983617512407978&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/2307983617512407978'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/2307983617512407978'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/g-r-k-s-k.html' title='a-ğ-ı-r a-k-s-a-k'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-4952523465920867629</id><published>2009-10-25T14:31:00.000-07:00</published><updated>2009-10-25T14:32:12.062-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Rüya</title><content type='html'>Rüya içinde, rüya.... ürktüm doğrusu... bir an yaşamın ortasındayım sandım, sanrılarıma kanıp... yanıldığımı anladığımda, gün batıyordu... birkaç haftanın uykusuzluğundan olsa gerek, uyanamayışım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaosun içinde bir başına savruluyordum... melankoliden kaçıyor ve içime yayılan güç kıvılcımlarını ateşlemeye çabalıyordum durmadan... rüzgar sürükler diye ürküyordum, “ürkme” diyordu karanlıktan gelen ses... dinliyor, bazen kaçıyordum tüm bu seslerden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bir başıma olmak mıdır” en anlamlısı diye söyleniyordum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kayboluşun belirtisi değil bilmelisin, yenilmeyişimin şarkısını mırıldanıyor dudaklarım, durmaksızın, elimde olmadan... ve aldırmıyorum kaybetmişliklerime, nerede olduğum bile ilgilendirmiyor kimi zamanlar... kaçıyorum öylece, odamda bir başıma sayıklıyorum geçmişi... sonra perde çekiyorum... ve “bugünlerde pek farksız değil hani, ama çabalamalı ve yaşamına ulaşmalısın” diye sayıklıyorum durmaksızın... perdeler çekiliyor, yaşamlar kapanıyor, orada bir yerdeyim bilmek istersen, ya da görmek... sözlerin çekildiği, suretlerin öne geçtiği yerde bekliyorum... bir şeylerimi? Kim bilir....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ara sıra gelip sırıtıyor hayat, elinde kukla bir kargayla.... gülümsüyorum, sanırım bir tek o var yanımda, arada sırada da uğrasa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayıklamaların bitti mi? Ya da yeni başladı kim bilebilir... kaosun ortasında durmuş ne yapıyorsun öyle; kendine gel, üstünü değiştir, en sevdiğin kokuyu sür, zafer ezgilerini mırıldan, içine yayılan gücü hisset, varlığının önüne geç... kayboluşunu seyredemezdim öylece... sen olsan ne yapardın? İyi ki varsın ve iyi ki yanımda... zafer ezgileri mırıldanıyor gün doğumu seziyor musun? Senin için, bizim için yapıyor bunu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakıp da göremediklerimiz için belki de... onca yıl kaçırdıklarımız için... bir köşesinden tutmaya çalıştığımız hayatın, bizi her seferinde itişinden ve yere yığılıp, tekrar ayağa kalkışımızdan belki de... “seni seviyorum dostum” , hala ayakta ve hala dimdik olduğundan... yaşama tutunurken yanımda olduğundan... anlamsızlıkları, birlikteyken anlamlı kılabildiğimizden belki de...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu oyunda rol alıyoruz biliyorsun, katkımız ne olacak peki? Savaşımız devam etmeli, yenilgi bayrağını yaktım dün akşam, hiçbir zaman ihtiyaç duymayacağız ona...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyaz olan ne varsa yaktım... hiçbir şey anımsatmamalı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerindeki ışığa ihtiyacım var, bilmek istersen eğer... ve umarsız sesinden; en güzel, en masum yalanlarını duymaya... bu kadar abartmamalı diyorsun belki de, gülümsüyorsun anımsayıp tüm yaşanmışlıkları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir komedyenin “daha çok sevin beni, daha çok gülün bana” çığlıklarıyla uyandım dün gece... ağladım... belki de yalnızca kendime... seni seviyorum dostum, eğer bilmek istersen...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24.02.2001 sa:01.31 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-4952523465920867629?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/4952523465920867629/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=4952523465920867629&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/4952523465920867629'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/4952523465920867629'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/ruya.html' title='Rüya'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-1957173433260998419</id><published>2009-10-25T14:27:00.001-07:00</published><updated>2009-10-25T14:27:36.141-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Yıldızlar Kusmuk Kokuyor</title><content type='html'>Sabahı beklemek oldukça can sıkıcıydı.. sahte gülümseyişler, birbirine benzer suretler ve ucuz tınılar eşliğinde sabahı beklemek.. yorgundum.. en iyisi birkaç bir şey içip, terasta üşüterek uyuyakalmaktı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sakladığım tebessümümü içimden çıkarmam oldukça güç olacak.. bu lanet kentte her şey bir diğerinin aynıyken, sokaklara ödünç kusmuklar bırakarak ilerleyen bir delinin hikayesini yazmak.. Bezgince yığılmamak için bin bir çaba sarf ederek, yine aynı cehenneme geri dönmek.. sonra yine tren, yine otobüs; yine otobüs, yine tren..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kazan dairesine kilitli ruhlar, karanlıkta ezilmekten hiçbir zaman hoşlanmadılar. Oysa, bizler daima onları görmezden gelip; sarhoşluğumuzu öne sürdük, geçerli sebeplerle uzun süredir görüşmüyor oluşumuzdan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Getirmemi istediğin bir şey var mı?” dediğinde “sonsuz karanlığımı satıp, yerine birkaç yıldız satın al” demiştim.. hat kesilmişti... .. ... .. ... .. ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koyu kırmızı güneşin altında mavi benizli bir kız çocuğu gülümsüyordu.. yaklaşırken, kayboluyordu tüm bu sanrıya dönen gerçeklik..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En iyisi kaybolmaktı.. tıpkı onlar gibi.. susmak... mavi benizli kızın gülümseyişini darağacında sallandırıyor o kuş beyinli bedenler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden, bedenine aldığın tişörtlerin yanında, beynine de birkaç fikir satın almıyorsun?.. soyutluğun seni utandırıyor her yerde.. oysa sen, somutluğunu markalarla süsleyerek bunu kapatabileceğini sanıyorsun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karga; tüm çirkinliğine rağmen alay ederken aynalarla, siyasete atıldığını görür düşünde.. uyandığında, tüylerini kırmızıya boyatıp güneşe uçar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SANRI BİTER.. GEERÇEKLİK ÖLÜR.. ŞİMDİ KALIR...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“WELCOME TO HELL” ve “GOODBYE HELL” tabelaları dikiz aynama yansırken, isimsiz bir delinin kusmuk izlerini takip ediyordum... Vazgeçtim! Sonsuz Karanlığımı GERİ GETİR! Yıldızlar Kusmuk Kokuyor!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;07.05.2002 04.35 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-1957173433260998419?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/1957173433260998419/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=1957173433260998419&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/1957173433260998419'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/1957173433260998419'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/yldzlar-kusmuk-kokuyor.html' title='Yıldızlar Kusmuk Kokuyor'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-4551469700649066258</id><published>2009-10-25T14:26:00.005-07:00</published><updated>2009-10-25T14:26:52.899-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>SALINCAKTA SALLANAN KÜÇÜK KIZ</title><content type='html'>Salıncakta sallanan küçük kız..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sallıyordu kayıp yarını..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umarsız ifadesiyle..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözbebeklerine gökyüzü bulaşmış..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Suskusu küfürdü kirli suretlere...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alacakaranlıkta, aydınlığı görürken,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gülümsüyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çelimsiz bacaklı, canbaz akıllı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sallıyordu kayıp yarını...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Temmuz 2002 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-4551469700649066258?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/4551469700649066258/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=4551469700649066258&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/4551469700649066258'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/4551469700649066258'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/salincakta-sallanan-kucuk-kiz.html' title='SALINCAKTA SALLANAN KÜÇÜK KIZ'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-8992026701144385544</id><published>2009-10-25T14:26:00.003-07:00</published><updated>2009-10-28T10:03:22.193-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Sana Söylediklerimi Unut</title><content type='html'>Sana söylediklerimi unut.. tüm lanet sözcükleri.. canını acıtan sessizliğe bir şekil vermenin zamanı sence de gelmedi mi? Kaybol ! uzaklaş! Ruhunu hür bırak! Neden, kalıplar içinde sıkışmış ve kurtulmak için hiçbir çaba sarf etmiyorken; bize, mevcut ruh halinden bahsedip, şikayetler ediyorsun.. kurtul kendinden.. bakışsız gözlerinden.. uğultulu kulaklarından... olmak istediğin gibi biri.. o hep sendin.. içinde ezip durduğun.. sürekli canını yaktığın... ölümüne ramak kaldı.. onu öldürüyorsun, kahrolası! Toplumu eleştirirken, onlardan biri olmaktan kurtulamadın.. belkide, onlardan biri olduğun için, bu kadar çok eleştiriyordun onları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendine gel! Kendini bul! Daha fazla canını yakmadan kabusların.. boş ver toplumu.. aptal şaklabanlıkları.. oyunları.. gözlerini para bürümüş lanet olası robotları... yüzünü yıka.. soğuk bir duş al.. iki fincan kahve iç.. kendine gel!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pearl Jam- Present Tense’ i dinle.. gözlerini kapat.. birileri var.. az da olsa.. sana benzeyen.. kurtul, toplumun yarattığı senden! Kurtul, benimsemen için dayatılan popüler kültür unsurlarından! Opera dinle.. uykusuz kal.. yorul.. koş.. çimlere uzan.. gökyüzünü seyret.. annen için çiçek topla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzaklaş onlardan.. ussuz beyinlerden... basit kurguları içinde, aptal eğlenceleriyle yaşamaya çabalıyor onlar.. kendini anlatma onlara! Kapa Çeneni!.. sır verme.. mitmişçesine koru düşlerini onlardan.. kolayca yaralanma.. sarhoş olma! Aptalların, dedikodu eğlencesinden sakın.. onlara yaklaşma.. ruhunu bir, iki kademe uzak tut bedeninden onlarlayken...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben gidiyorum artık.. kendine iyi bak.. istediğin gibi biri.. o hep sendin, lanet olası! Ölmeye yüz tutan yanın.. düşlerini gerçekleştirebilecek tek güç..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyan.. yüzünü yıka.. soğuk bir duş al.. iki fincan kahve iç.. kendine gel!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;02.06.2002 (doğum günün kutlu olsun!:) TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-8992026701144385544?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/8992026701144385544/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=8992026701144385544&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/8992026701144385544'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/8992026701144385544'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/blog-post_4350.html' title='Sana Söylediklerimi Unut'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-5288350553477540514</id><published>2009-10-25T14:26:00.001-07:00</published><updated>2009-10-25T14:26:13.309-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Sanrıya yaklaşan gerçeklik</title><content type='html'>Sanrıya yaklaşan gerçekliğin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;büyüsünü yitirirken..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Susuyordun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egolarını gözlükleştiren bireyler,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koşuşturuyorlardı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonsuz karanlığa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilinçlerini sildikleri için mutluydular..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben, gizliden gizliye asabi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve uykusuzdum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O, sanrısal ilaçlardan medet umuyordu,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakışsız gözlerine..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eblehleşen tümcelerinden sezinliyordum,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyin kıvrımlarına bağırsaklarının karışmışlığını...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Suskuma yansıyan öfkemi, göz bebeklerim ele veriyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürrealist tabloya kilitlenmiş,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Renklerde şekiller, şekillerde öyküler görüyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allak bullak zihni git gide erirken...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kokuşmuş felsefesi fayansa damlıyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanrısal haplarının etkisi yavaş yavaş kaybolurken..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fayansa damlayan beyni,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bedeninden hızla uzaklaşıyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;21.07.2002 02:59 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-5288350553477540514?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/5288350553477540514/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=5288350553477540514&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/5288350553477540514'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/5288350553477540514'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/sanrya-yaklasan-gerceklik.html' title='Sanrıya yaklaşan gerçeklik'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-2259814438513772505</id><published>2009-10-25T14:25:00.003-07:00</published><updated>2009-10-25T14:25:49.216-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Sarhoşluk kimi zaman</title><content type='html'>Sarhoşluk kimi zaman yardımcı olur tüm bu kaosun boğulmasına. Bir solipsist olsaydım diyorum bazen. Bazen, bazen den ayrı düşmek, şu kahrolası iklimi silmek istiyorum. Realizmin, yüzüne teğet geçen gölgesi seninle pek de uyumsuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu anlamsız kasırga, bu anlamsız iç savaş. Gölgeni benden uzak tut. Savaş çığlıklarını duyar gibiyim, uyuyamıyorum gündüzleri... oysa, anlamsızlıkların içindeki anlam sorgulanmadan daha güzel olmuştur hep.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben, şu duvarın üzerinde oturan değilim. Anlamsızca yaşamak isterdim, anlamlı yaşamanın hazzını aldıktan çok sonraları. Gözlerim şiştikçe korkuyor aynalar benden... ben korkuyorum aynadaki aksinden... gökyüzüne bakıyorum, anlamsızlığına ağlıyorum... içimdeki gel-git’ler, savaş ruhu.... oysa hep “kaçmalı, kovalamalı” derdin, sus lütfen! ... bırak, yerli yerinde kalsın her şey... mantık, kov artık şu kirli düşleri... mantık, sende onlar gibi olsana, salakça yaşasana, salakça koşsana önünü göremediğin yokuşlarda. Bir salağın gözüyle baksana dünyaya... hadi mantık! Zor şeyler istemiyorum senden....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışarıda kimse olmadığına inanmak güç, yalnız olduğuma inanmak... anlamıyorsun, “baksana, etraf insan kaynıyor” diyorsun... kayıp maskeni çalan bendim onlardan, o hiçbir şey söylemedi, bense maskeni yaktım, külleri sokaklara dağıldı, pusu üzerime sindi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen, kaybolmalıydın, ben susmalı... ben, gitmeliydim, sen dönmeli... kaybediyorsun, uyanıyorsun, gün batışlarını kaçırıyorsun... “KaYBoL ! “....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi eve dönme vakti küçük kelebek, yaşamını çalmalarına göz yumamazsın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni öldürdüğüm için üzgünüm, kabuğundan taşıyordu bedenin, depresiftim... sende üzül, seninle birlikte öldüğüm için...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaslanmaya çabaladığın kabuk senden küçüktü oysa, diğerlerinin sözlerine kandın. Şartlandırma sonucu küçük nesneler, gözüne büyük göründü. Böyle yapmazdın sen, kahrolası nerede kaldı anarşistliğin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaybol! ..... Düş! ...... Öl! ......&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlar yaşayacaklar, sense sadece yaşıyor taklidi yapacaksın bundan sonra... onlar ölecekler, sense ölümünü fark etmeyeceksin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;.....................................................................................................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düştü! , düştü! Koşun! Ateşi düştü! Sayıklamaları sona eriyor yavaş, yavaş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızım! Kızım! Beni duyuyor musun?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_n, ne var, neredeyim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30.07.2001 sa:20:41 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-2259814438513772505?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/2259814438513772505/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=2259814438513772505&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/2259814438513772505'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/2259814438513772505'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/sarhosluk-kimi-zaman.html' title='Sarhoşluk kimi zaman'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-8871549184111726076</id><published>2009-10-25T14:25:00.001-07:00</published><updated>2009-10-28T10:03:54.501-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Sen başarırsın... evet, sen...</title><content type='html'>Sen başarırsın... evet, sen... benim gibi değilsin... “ne olacağını bilmiyorum” derdin kimi zamanlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      ama, ben sana hep güvendim bu konuda... ne olacağını bildiğine, hep inandırdım kendimi... “korkma” diye söylenirdim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Korkma, korkuların siluetine yapışır zamanla... bir yılan gibi izler her hareketini... ürkersin... kaçarsın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Neden bilmiyorum, seni hep sevdim... her çağırışında yanında olmaya çalıştım... kimi zamanlar midem ağrırdı, aldırmazdım... üşürdüm, ellerim buz tutardı “ölüsün sen lan” derdin... gülerdim, gülerdik, kimi zaman yaz sıcağında ellerimin buz tutuşuna... şu anda da öyle dostum... yazmakta zorlanıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Beni tam olarak anlıyor musun, ya da ben seni tam olarak anlıyor muyum? Bundan pek emin değilim... ama, aramızda garip bir bağ var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Bundan birkaç yıl önce, uzun ve benim için saçma sapan geçen günlerde kızgındık birbirimize... her neyse, bir hayli oldu... her şey, her yer seni anımsatırdı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Soğuk ilkbahar gecelerinde balkonda oturur, müzik dinler, arada sırada da fotoğrafını alırdım elime... gerisi, iki damla yaş... sabahlardım öylece...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Yolda karşılaşırdık bazen... gözlerine bakmamak için direnirdim... bazen kızgınca bakınırdım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Her neyse, hiçbir önemi yok şimdi bunların...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Bazen, hani bir melodi takılır diline, yol boyu mırıldanırsın... bilmek istersen eğer, sen benim dilime takılan o melodisin... ve yol boyunca mırıldanacağım seni bıkmadan, usanmadan... hep yanında olacağım... bir gün, yerküreye veda etmek zorunda kalsam bile, seni hep bir yerlerden izleyeceğim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Yalnızca yok olmamanı, olduğun gibi kalmanı istiyorum... Yok oluşunu izliyormuşum gibi bir psikolojiye kapılıyorum bazen...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      bilmiyorum... bazen bende, ne olacağımı... Bizi nelerin beklediğini...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      ölecek mi, yoksa kalacak mıyız? Susacak mı, yoksa durmaksızın koşacak mıyız? Karıncalar dolaşıyor beynimde, binlerce karınca kovalanıyor... endişeleniyorum... bazen, hiçbir şey düşünmüyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Gözlerimi kapattığımda her şey, her yer daha güzel oluyor, öylece uyuyakalıyorum cam kenarından bakınırken hayata...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Hep bir geleceğimiz vardı dilimizde hani... gidecektik... bir kamyon arkasında gündüz-gece, gündüz-gece durmadan ilerleyecektik bilinmedik ya da gidilmedik ülkelere... yol ezgileri mırıldanacaktık bağıra çağıra... uzun uzun nefes çekecektik ciğerlerimize... gidecektik, nereye gittiğimizi hiç bilmeden ilerleyecektik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Oradan oraya, oradan oraya gidecektik... yorulduğumuzda, bir ağaç gölgesine oturup melodiler fısıldayacaktık güneşe... dillerini bilmediğimiz insanlarla anlaşmaya çalışacaktık... soracaktık, sorular bitecekti... gidecektik, yollar hiç tükenmeyecekti....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Şimdi... bir makine karşısında, makineleşmiş bedenimden tiksinircesine yazıyorum tüm bunları... gidelim dostum... gidelim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Popüleritenin, düzenin, sürüsel ahlakın olmadığı yerlere gidelim... çürüyorum git gide.... yok oluyorum... törpüyle geliyor toplumsal ahlak üzerime... İroniye vuruyorum... kaçmaktan yoruluyorum... yere yığılmamak için çabalıyorum... dayanağım kalmıyor... dayanağım hiç olmadı... gidelim... gidelim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Işığı daha net gördüğümüz kentler giriyor düşlerime... düşlerimden ağlayarak uyanıyorum... yalnızım... ya da kendimi sıkça öyle hissediyorum... ve uzun süredir, aynı hayattan kopuk ifadeyi taşıyorum gözlerimde... gözlerimi kapatıyorum, böylesi daha net görmemi sağlıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      13.05.2001 sa:04.33 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-8871549184111726076?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/8871549184111726076/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=8871549184111726076&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/8871549184111726076'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/8871549184111726076'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/blog-post_6604.html' title='Sen başarırsın... evet, sen...'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-3637496687264469803</id><published>2009-10-25T14:24:00.000-07:00</published><updated>2009-10-25T14:25:11.610-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Papatyalar Kokmaz</title><content type='html'>...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapı çalıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ürkek tıkırtılar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tereddütlü bir siluetin habercisi gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaklaşıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapının önünde duran siluetinkine öykünürcesine ürkek adımlarla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce delikten bakıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karartıda bir çift buğulu göz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kapıyı açıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ifadesizce yüzüme bakıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ellerimi avucuna alıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ağlamaya başlıyor hıçkıra, hıçkıra...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kanlı gözyaşlarını ellerime bulaştırıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;susuyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;üzgün değilim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hissizim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sadistçe onu izliyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mumlarla aydınlattığım, salaş odama geçiyoruz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tütsü kokusu ruhuma iyi geliyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yanıma oturuyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gözyaşlarını siliyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ellerime bulaştırdığı kan damlalarını içiyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gülümsüyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;saçlarını okşuyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kafasını ellerimle kavrıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hafifçe koltuğa vuruyorum kafasını...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gözbebekleri tepkisiz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biraz daha sertçe vurmaya başlıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tepki yok...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;koltuğun yan demirlerine vurmaya başlıyorum kafasını...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;git gide hızlanarak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;burnundan kanlar akıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağ kaşından kanlar fışkırıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(melekleri onu terk ediyor birer birer...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dudağı patlıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;acıyla inliyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama bu noktada onu bırakamam...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ellerim kafasına yapışmış gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;vuruyorum hızla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;koltuğun yan demiri kırmızıya dönüşüyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ellerimi kurtaramıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;koltuk kırmızıya dönüşüyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ellerim kırmızıya dönüşüyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tırnaklarıma kan pıhtıları bulaşıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sesi kesiliyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LAPP!!!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bedeni yere seriliyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yavaşça ayağa kalkıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;masanın üzerindeki c.blake paketine uzanıp..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir sigara yakıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;koltuğa sırtımı dayayıp yere oturuyorum,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;boşluğu izliyorum derin derin içime çekerek blake’i ( /düşlerimi)...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;lavaboya doğru ilerliyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tırnaklarıma yapışan kan pıhtılarını temizliyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;üstümdekileri banyoya fırlatıp,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;temiz bir şeyler giyiyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yüzüme bakıyorum aynada...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sevimli bir siluet gülümseyişi yapışmış...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yıkıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sabunluyorum yüzümü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kazımaya çalışıyorum tırnaklarımla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çıkmıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;lanet olası...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sakin adımlarla kapıya yöneliyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KÜTT!&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç sahafa uğrayıp, kitap satın alıyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(leo buscaglia-sevgi / dale carnegie- sevme sanatı :p)...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;esrik adımlarla loş caddede ilerliyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;birkaç demet papatya alıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sinemanın billboard’ına asılı afişe doğru ilerliyor ayaklarım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(“hayat güzeldir!”)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;başlayalı 10 dakika olmuş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bilet alıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;merdivenleri inip...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;perdeye salıyorum ruhumu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kapayın çeneninizi! Uyumaya çabalıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“bayan!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bayan!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film bitti!” diyor yer gösterici...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Oldukça güzeldi” diyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kötücül bir gülümseyişle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“istersen uyuyabilirsin,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keyfine bak! ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de birazdan gelirim” diyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tırnağıma bulaşan kan pıhtıları gözümün önüne geliyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzerine kusuyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzgünüm! Üzgünüm! diyorum... içtensizlikle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merdivenleri çıkıp,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlerliyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzler görüyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gülümsüyorlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakıyorlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir şeyler söylüyorlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakış oyunları oynuyorlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ilerliyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;papatyalarımı kokluyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayat b.ktandır!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;06.10.2002 21:45 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-3637496687264469803?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/3637496687264469803/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=3637496687264469803&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/3637496687264469803'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/3637496687264469803'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/papatyalar-kokmaz.html' title='Papatyalar Kokmaz'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-1008225045322928322</id><published>2009-10-25T14:20:00.000-07:00</published><updated>2009-10-28T10:04:20.442-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Sessiz bir gün.. hayır, hayır!</title><content type='html'>Sessiz bir gün.. hayır, hayır! Sessiz, olup biten her şeye ılımlı yaklaşımımı takınabildiğim, sakin, tek düze bir gün.. bugün...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ruhuma yapıştırdığım sözsel uyumdan uzak kehanetsiz tümceler içimi acıtırken, ılımlı olmalıydım, sesimin tonunu zihnimde yankılanan çığlıklara karıştırmamalı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce duraksamalı, sonra yavaş yavaş ilerlemeli.. ama sessizce, göze batmadan ilerlemeli... beceremedim, içenlikten yoksun tümcelerle oyunlar oynamayı.. tüm kehanetlerimi birer birer yitirişim bu yüzden... ve bu yüzden ruhumun acı veren sidiğinin ellerime dökülüşü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm kapılarım kapalı şimdi.. odamda dönüp dolaşıyor tınılar, uykudan yoksun bir çift gözün çığlığıyla karşılaşıyorum şimdi her aynaya bakışımda... yok olduğumu anımsıyorum.. hiç var olmamış olduğumu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın lanetli bir gezegen olduğunu uğulduyor kulaklarım; onu, tümcelerden uzak tutmamı öğütlerken... çalıntı gülümseyişimi yapıştırmak için dudaklarıma, geç kaldım.. belki de bir çok şey için.. yaşamak ve etimi terk etmek için...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl anlatabilirdim.. kaburgalarımda dolanan sancıyı nasıl aktarabilirdim uyumsuz sesselliğe... İçtenlikten yoksun oyunlar mı oynamalı, maskeler mi takmalı suratlara yoksa hakkedilen değeri görmek için... ya da umarsız bir tavır takınıp, hiçe mi saymalı hiç sebepsiz siluetinde beliren gülümseyişleri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yorgunum.. ruhumu kemiren mantık tanımaz hisselliğim tüm bunların sebebi... ve o biliyor.. ve o bilmiyor... ve ben biliyorum.. ve ben bilmiyorum hiçbir şeyi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nesnelliğin kıyısında olup biten absürdlüğü izliyorum.. biteviye akıp giden bu sarmal döngü ruhumu içine çekiyor sinsice... ruhum, ayrılıyor etimden yavaş yavaş.. eriyen inancım can çekişiyor haber bültenlerinde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sokak lambasına yansıyan siluetim, başını yukarı kaldırdığında üstüne üstüne gelen maviden kaçışırken, “gene geleceğim!” diye sesleniyor, uğultusu git gide artan kulaklarıma...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;23.08.2002&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;23.08.2002 16:18 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-1008225045322928322?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/1008225045322928322/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=1008225045322928322&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/1008225045322928322'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/1008225045322928322'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/blog-post_9977.html' title='Sessiz bir gün.. hayır, hayır!'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-7181853747264161644</id><published>2009-10-25T14:19:00.004-07:00</published><updated>2009-10-28T10:05:59.220-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Sıcağın arkasındaki yüzdü sesin...</title><content type='html'>Sıcağın arkasındaki yüzdü sesin,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karartıda gölgeni sezişim tesadüf müydü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir an için mi uğramıştın sanrıma...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadın yüzün maskemiydi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;... altında bilinmedik hayatlar mı gizliydi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nehre yaklaş... sessizliği dinle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben, bilinmedik yaşamlara yaklaştım her kayboluşunda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“neredeyim?” sorusunun cevabına çok uzak kentlerdeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tahminin uzak ya da yakın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yer altı ölüleri hep mutlu gibi buradan bakınca...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duvarları tırnaklıyordun oysa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korkuyordum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dokunuyordum... ya da bazı anlar sesleniyordum sessizce...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beynim uyuşuyor, binlerce karınca geziniyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu soğuk ürkütmezdi oysa beni,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üşüyorum ya da güneşi hissedemiyorum artık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi, şu andan uzaklarda,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hep durduğum yerdeyim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaybolup, dirildiğim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kadın yüz benim değil...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu eller bir başkasının...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her neyse, çekil git karşımdan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir başkası değilim ben,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benden öylesine uzak olsam da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ütopyalarıma sarılıp, geceyi gündüzüme örttüm...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kötü yazmaya başladım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen, yazılacak hiçbir şey kalmadı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sustum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sustum ansızın konuşmamın orta yerinde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...ve öylece donakaldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sus... seslerin ortasında, sesimi duyamazsın başka türlü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben kimim? Kırılgan ya da nahif mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sessiz ya da anarşist mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Masum yüzlü bir şeytan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da hain yüzlü bir melek mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki hepsi... ya da hiç biri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;23.05.2001 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-7181853747264161644?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/7181853747264161644/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=7181853747264161644&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/7181853747264161644'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/7181853747264161644'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/blog-post_8674.html' title='Sıcağın arkasındaki yüzdü sesin...'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-8197828800013118816</id><published>2009-10-25T14:19:00.003-07:00</published><updated>2009-10-25T14:19:38.360-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Hesaplaşma</title><content type='html'>Siluetime yansıyan soğukluk yavaş yavaş tüm bedenimi sarıyor.. ifadesiz, bıkkın ve birazda bitkin ilerliyorum, rutin güne... canımı yakıyor.. ellerimle dokunmaya korktuğum göz yaşlarım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir şey yok.. ters giden hiçbir şey yok.. her şey aynı berbatlığında sürüp gidiyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sokak ortasında bir başına ellerini yüzüne kapamış, mavi elbisesine göz yaşlarını bulaştıran küçük kız çelimsizce yanıma yaklaşıp&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_”kayboldum!...” diyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ellerimi, ıslak yanaklarında bir süre gezindirip&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_”ben de” diyorum, _”ben de kayboldum... kimsesizim şu devrik yer kürede ve ellerimi yüzüme kapayıp ağlayamıyorum bile...” ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tedirgin, bakıyor göz bebeklerime.. tereddütle, cesaret arası gidip gelirken, bir anda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_”seni tanıyorum ben” diyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_”dedemin kütüphanesinde yer alan soluk yapraklı kitaplardan.. birkaç kez sanrıyla gerçek arası konuşmuştuk seninle... düşlere giren siluetler hatırlayabilir mi karşılaştığı suretleri?.. bilmiyorum.. ama seni tanıyorum.. yanık kaplı kitapların sahife(dedem hep böyle söylerdi)leri arasından yanıma süzülüp en iyi dostum olmuştun.. oysa beni anımsamıyormuş gibi bakıyorsun şimdi göz bebeklerime.. yabancıymışım gibi...”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_”sanmam... anımsamıyorum.. bir çok şeyi unutuyorum son zamanlarda.. bir çok şey siliniyor zihnimden hızla.. ve garip rastlantılar, garip hikayeler siniyor yaşamıma.. anlamlandıramadığım bir sürü yığın...”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-“öyle bakma yüzüme.. seni anlıyorum.. hayır! Daha fazlasını yapıyorum, anlamaya çalışıyorum *1..”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_”seni görmemeyi ve kokunu duymamayı yeğlerdim.. sanırım anlıyorsun.. hayır! Anlamaya çalışıyorsunJ .. ufak bir tebessümle anmaya çalışacağım seni... “keşke” demeyeceğim.. “keşke beni anımsamış olsaydı” diye ufak bir kız çocuğu edasıyla zırlamayacağım... sanrılarla, gerçekleri hiçbir zaman karıştırmamamı söylerdi dedem..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kirli tebessümleri, siluetimden uzak tutmamı... ölene dek ve kör olana dek okumamı, araştırmamı söylerdi... söylentilere kulak asmamamı ve doğruyu zihnimle keşfetmemi söylerdi... uzun aralıklarla söylerdi bunları... sallanan koltuğunda, bir elinde yakın gözlüğü, diğer elindeyse kalın bir kitabı olurdu hep... çoğu kez; koltuğunda, ruhu kalın kitaplarından birine süzülmüş, saatlerce öylece otururdu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;onu izlerdim odanın bir köşesinden... saatler geçtikçe sanrısallaşırdı görüntüsü gözümde... o an için beklerdim... seninle de o sıralar tanışmıştım... oysa şimdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hoşça kal... zırlamayacağım küçük sersemler gibi...”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_”keşke.. keşke anımsayabilseydim sana dair bir şeyleri... keşke birkaç bilindik cümle sıralayabilseydim.. ya da “hatırladım.. nasılsın bakalım ufak kız” diye sahtekarca savrulan tümcelerden birkaçını sesime yapıştırabilseydim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lanet olası sersemin biriyim ben... sanrılarıyla, düşleri birbirine geçmiş, gündelik yaşama ayak uyduramayan, ayakta kalmak için durmaksızın dimağına tınılar yapıştıran, artık yalnızca dışarıya uzaktan bakmak (görmek değil) isteyen... güçlü olmanın nasıl nefret edilesi bir his olduğunu tüm lanetli ruhlar gibi yaşamanın sancısını çeken biri... işte bu benim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sessiz kalmalıydım oysa... sessizce ilerlemeli... karşılaşmamız planlı mıydı? Bunu bilmiyorum... umurumda da değil... şimdi sessizce ilerlemek istiyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gücüm tükenene ve dimağıma yapıştırdığım tınılar anlamsızlaşana dek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım... birbirimize benziyoruz... bunu yadsıyamam...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hoşça kal...”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonrasında;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kırık bir tümcenin ardından, gündüze karışırken suretim, bugünün ve sonrasında yarınların eriteceği ruhumu bir anne şefkatiyle korumaya çabalamamın, hiçbir gerçeği değiştirmeyeceği bilinci içimi acıtıyor... yol uzun... sonuna dek ilerleyip çürümek... ya da Jim(Morrison)’in deyimiyle kayıp cenneti aramak... belirsizlik... uzun susuşlar ardında yığılı binlerce soru işareti, binlerce düşünce...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük çocuklar.. minik masum tebessümler.. sonrasında eriyen ruhların, bedenlerine duyuramadığı çığlıklar... neden görüyorum? Neden duyuyorum? Neden biliyorum?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seninle hesaplaşacağız sanırım... eğer hala gülerek izliyorsan seçili ruhları ve aynı konformist mekanında bizden üretmeye devam ediyorsan Tanrı(m?)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seninle bir gün hesaplaşacağız sanırım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakın ya da uzak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TUBA DURAN 28.09.2002 02:34&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-8197828800013118816?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/8197828800013118816/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=8197828800013118816&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/8197828800013118816'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/8197828800013118816'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/hesaplasma.html' title='Hesaplaşma'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-3519324516630106538</id><published>2009-10-25T14:19:00.001-07:00</published><updated>2009-10-28T10:06:19.926-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Sinsice ilerlerken sessiz ve dar sokakta</title><content type='html'>Sinsice ilerlerken sessiz ve dar sokakta ılımlı yaklaşıyordum huzursuzluğuma...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aptal insanlar hep altlarına kaçırıyorlardı gelecek planları yaparken... koşuyordum.. kaçarken, gürültünün rahatsız edici tizliği beynimi hedefliyor gibiydi.. “İMDAAT!” diye bağırıyordu aralarından biri, yağmurlu bir gecede yol ortasında.. ben duyamıyordum, onlarsa duymazdan geliyorlardı.. ben kusuyordum, onlarsa kusmuğumun içinde yaşıyorlardı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şaklabanlıklar.. aptal kostümler.. Beyinlere örülmüş, bulaşıcı “NORMAL” ağları... Bu yer küreye ait olduğumu hiçbir zaman düşünmedim.. Olasılıklara da pek güvenmem..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;anlayacağın, hatalı üretimim, ruhlar karışmış, insan bedeninde üretilmişim... her neyse, bırak beni.. sen nasılsın? Bu kaosa ve tutarsızlığa küfredip duruyor musun hala.. yoksa bir köşede globalleşmeye yüz tutmuş, trend manyaklarına uymuş gidiyor mu?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya ısınıyor git gide, insanlar ısınıyor.. kahkaha atıyorlar tüm bu boktanlığın içinde aptalca, manasız ifadelerle... yakıcı güneş, bu kahrolası pisliği yakmaya yetemiyor... suskum gırtlağıma yapışmış, susuzluğumla birlikte, bronzlaşmaya yüz tutmuş yanına doğru ilerliyordum.. sıkça kabuslarla uyandığımdan ve devamlı uykusuzluğumdan olsa gerek adaptasyon problemi yaşıyordum.. her neyse.. ilerliyordum, uykusuzdum ve güneş de oldukça yakıcıydı.. yanımda oturan yaşlı teyze durmaksızın konuşuyordu.. sızmışım.. gözümü açtığımda ineceğim durağı bir hayli geçmiştim.. yüzümde, aptal bir gülümseme, bir huzur kırıntısı.. gördüğüm düşü hatırlamıyordum.. telefonum çaldı, arayan sendin.. meşgule aldım ve telefonu camdan dışarı fırlattım.. Son durakta indim.. gülümsüyordum.. sessiz,dar ve amonyak kokulu sokakta ilerlerken..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kayboldum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;01,06,2002 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-3519324516630106538?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/3519324516630106538/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=3519324516630106538&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/3519324516630106538'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/3519324516630106538'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/blog-post_5648.html' title='Sinsice ilerlerken sessiz ve dar sokakta'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-5963907695711972122</id><published>2009-10-25T14:18:00.001-07:00</published><updated>2009-10-25T14:18:53.693-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Siyahi Yosma</title><content type='html'>Uykusundan uyanan siyahi yosma..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözyaşlarını biriktiriyordu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük, yeşil şişelerde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakınırken beyaz, geniş duvarlarına,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dimağında küfürler ve ümitler besliyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uykusundan uyanan siyahi yosma&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözyaşlarını biriktirirken,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük, yeşil şişelerde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Faşist evren horluyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;21.07.2002 02:09 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-5963907695711972122?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/5963907695711972122/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=5963907695711972122&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/5963907695711972122'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/5963907695711972122'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/siyahi-yosma.html' title='Siyahi Yosma'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-9089756112002365876</id><published>2009-10-25T14:17:00.000-07:00</published><updated>2009-10-25T14:18:33.675-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Obur suretlere</title><content type='html'>Soğuktu... üşüdüm... paranoyaydı bu... kuşkusuz öyleydi.... yüzüme anlamsızca bakınmaktan vazgeçer misin... soğuktu ve yorgundum anlıyor musun, sanmıyorum ve bu yüzden soru işaretlerimi kullanmıyorum sana karşı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fazla acımasızca, peki sorun ne? Bu kaosu kimse üstlenmiyor, kimse çıkıp “hey! Sorumlusu benim tüm bunların, lanet olası herifin tekiyim ben” demiyor, çünkü kimse kendini suçlu hissetmiyor, çünkü herkesin yalanları var vicdanlarını rahatlatmak için kullandığı, çünkü herkesin inançları var sorgulanmamış, çünkü herkes saçma sapan....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lanet oLsun, dünyanızı alın ve gidin uzaklara, tıpkı şimdi yaptığınız gibi... niye böyle olmak zorunda.... para, para, para, her şeyi o pislik lanet olasıca kağıt yüzünden sattınız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce Picassoyu satın aldınız, sonra Shakespeare’ ı, sanatı, felsefeyi, tiyatroyu.... şimdi, her şey istediğiniz gibi, peki mutlu musunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden daima daha fazlasını istiyorsun obur suret? Neden doymuyorsun? haaa! Unutmadan; bir ünite daha içmek ister misin, kanımızdan?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden anlayamıyorsun tüm bunları, neden sezemiyorsun gizlice akıttığımız göz yaşlarımızı... senin gibi olmayacağım obur suret, herkese gülümsemeyeceğim, mutluluk oyunları oynamayacağım senin gibi, “ben, böyle bir hayatı seçmedim, nasıl geldim buraya” diye ağlamayacağım, seviyormuş gibi yapmayacağım, salakça ve yerine getiremeyeceğim vaatlerde bulunmayacağım... her neyse, senin gibi manasız sırıtmayacağım, mutluluk hapları kullanmayacağım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mümkünse, şimdi çekil karşımdan, manasız ifadeni de yanında götür...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskidende böyleydin sen, serseri gibi görünen salaklardan oluşan bir grubun vardı, mahallenin ihtiyar delisiyle alay ederdiniz, sinirlendirirdiniz onu, “lanet olası salaklar! Kimsiniz siz, ne hakkınız var başkalarının yaşamlarına sızmaya” derdim içten içe, bunu yüzünüze de söyledim bir gün, ama siz sadece baktınız yüzüme öylece.......&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle olmamalı, böyle bakmamalı gözlerim, böyle titrememeli ellerim, böyle silinmemeli hiçbir şey...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aldırma sen bana küçük kız, günün en güzel saatindeyiz, oyna oynayabildiğince... koş ve görmeyi öğren en kısa zamanda bir bebekten...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;.... ve unutma ormanlardaki tek vahşi ırkın insanlar olduğunu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duyuyor musun obur suret? ağlıyor musun, kızıyor musun yaşama, seni dünyanın en abuk durumuna düşürdüğü için... bir ses geliyor uzaklardan “ben düşürmedim, ben düşürmedim diyorum sizeeee !” ... anlıyor musun, görmeye başlıyor musun yavaş yavaş da olsa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzünü silmek istemezdim. Ama, dün geceden sonra bunun gerekliliğini çok daha iyi kavradım.... şimdi çekilmeliyim obur suret, veda vakti!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni ben yarattım ve şimdide siliyorum obur suret... haydi, durmayın! Sizde silin yarattığınız obur suretleri... silin diyorum size! Silin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lanet olsun, bunu bile beceremiyorsunuz! Yine kaçırdınız elinizden... ve yine ağlıyorsunuz aynı sokağın ortasında, üstelik yalın ayak....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;07.08.2001 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-9089756112002365876?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/9089756112002365876/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=9089756112002365876&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/9089756112002365876'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/9089756112002365876'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/obur-suretlere.html' title='Obur suretlere'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-7016777628729663294</id><published>2009-10-25T14:16:00.000-07:00</published><updated>2009-10-25T14:17:00.082-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>dostum G.A.'ya...</title><content type='html'>Söndürmeye çabalarken mum ışığını..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eteklerinin tutuştuğunu neden sakladın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kara kutu sözcüklerle anlaşamazken..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşlerime sızan ruhundu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözcüklerime dokunan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaralamaktan korktuğum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cesedim soğuyordu.. onlar satılırken...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne zaman sözcüklerim ıslansa.. dağılıyordum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geceyi örtmeye çabalarken soğukluğuma..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Donduğunu hissedemedim ellerimin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kabusa karışan onlardı oysa..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden bu sanrıyı bizlerde görüyoruz?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oriondan aşağı düştüm..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eklem yerlerinden parçalayarak bedenimi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir karganın ölümüne şahit oldum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaçtım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi gün şifreler gizledim ruhuna...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaçış teorileri yazdım.. saçma sapandı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynaya baktım.. gülümse(yemedim)...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ruhumu camdan aşağı salıp..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğle yemeğinde korkularımı yedim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaçışan karıncalar.. biliyorlardı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizlerin bilmediklerinizi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve görüyorlardı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Realistim diye çırpınan,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürrealist salakları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayıklamalar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ruhuma çarpan yalnızlığın..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim bedenim ikimize de yeter..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden ruhunu alıp gelmiyorsun?...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;05.05.2002 02:26 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-7016777628729663294?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/7016777628729663294/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=7016777628729663294&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/7016777628729663294'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/7016777628729663294'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/dostum-gaya.html' title='dostum G.A.&apos;ya...'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-7651069578919360457</id><published>2009-10-25T14:15:00.002-07:00</published><updated>2009-10-28T10:06:35.996-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Sözcüklerimi betimleyen yüzün..</title><content type='html'>Sözcüklerimi betimleyen yüzün..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahkahası yarım kalmış&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir oyuncunun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahtekar tebessümünden&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir takım gizler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taşıyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sana soramazdım korkunu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yerkürenin ifadene yapıştırdığı çizgileri..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baş ağrılarına sebep olan,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ussuz Dünyanın tümcelerini..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baş aşağı yetişen neslin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bıkkın üyesi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerine yansıyan tiksinti,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kabuslarına karışırken,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İfadesiz bir dünyada&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soluk aldığımızı söylüyor,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun susuşların ardına mimikler yığıyordun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Küçücük bir gezegen,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da boş bir ülke” diyordun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Şarkılarımızı söyleyip,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstediğimiz meslekleri yapabileceğimiz,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Materyalist tümcelerin,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mekanik tembelliğin uzağında,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İletişimsel..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Desisesiz bir yerküre...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mevcut mudur?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kirlenmişliğin içerisinde,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Temiz kalabilmiş mi?.....”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TEMMUZ 2002 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-7651069578919360457?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/7651069578919360457/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=7651069578919360457&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/7651069578919360457'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/7651069578919360457'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/blog-post_5652.html' title='Sözcüklerimi betimleyen yüzün..'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-4002867185229700159</id><published>2009-10-25T14:15:00.001-07:00</published><updated>2009-10-28T10:07:10.617-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Sözsel ilhamımı çalan realist ifadeniz ve..</title><content type='html'>Sözsel ilhamımı çalan, realist ifadeniz ve sümkürdüğü sözcükleri taşıyamayan çelimsiz bir bedeniniz vardı.. size karşı değildi takındığım esrik, detone, melodik fısıltılarım.. belki de bir kedi olmalıydım ta en başından, “miyaw” dan başka cümle bilmemeli... ya da herhangi bir gökdelen damına kurulmuş martı yuvası...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Suskusu havada asılı kalmış bir ihtiyar gibi uzanıp gökyüzüne hiddetle bağırıp, çığırmak ve sonra optimist uykulara sessizce yığılmak gibisi yok... karanlık kaçıyordu.. karanlıkta kaçıyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Usuna anlamsız tedirginlikler yapıştırıyordu.. “titriyorsun kahrolası” dediğimde, “_bilinçle, bilinçsizlik arası bir yerde olup bitene anlam vermeye çabalar gibi görünmekten ve belleğimi zırva söylentilerle doldurmaktan bıkkın olmam gerekirdi.. oysa kahrolası, hepsine devam ediyorum!” diye bağırıp, çığırarak boş şişelere saldırdı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terk edilmiş binaların kirişlerine saklı ruhlar, artık gülümsemiyor ayak seslerime.. sana söylemeliydim oysa, kadavramı buzlukta sakladığımı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söze yansıyan esrikliğine suskuyla karşılık vermeyi sürdürmeli mi?.. ya da bu saçmalığa katkıda bulunmalı mıydı mimiklerim.. sıram geldi, sen biraz daha bekleyeceksin sahne arkasında.. sana içtenlikten yoksun replikler sıralayacağım Shakespeare’ dan, sen alınmayacaksın sahtekarlığıma alaycı gülümseyişinle.. sarhoş zırvaları sarf edeceğim, küfredeceğim seyirciye (romeo&amp;juliet) Juliet rolünde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sesim kısılacak, sanrılarımı resmedemeyeceğim hafızamda.. Bana söylemeliydin oysa, kadavramı derin dondurucuda saklamam gerektiğini...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12.04.2002 03:08 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-4002867185229700159?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/4002867185229700159/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=4002867185229700159&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/4002867185229700159'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/4002867185229700159'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/blog-post_9306.html' title='Sözsel ilhamımı çalan realist ifadeniz ve..'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-4907980237161734457</id><published>2009-10-25T14:14:00.002-07:00</published><updated>2009-10-28T10:07:42.064-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Gün doğumunu izlemek istedim</title><content type='html'>Gün doğumunu izlemek istedim defalarca,düşlerim engel oldular. Bir martının çığlığıyla uyandım ansızın,korktum kimseler yoktu yanımda ,kimselere söyleyemedim ve kimsenin yaslanıp omzuna ağlayamadım. Defalarca kez geldi bu başıma,yani alışkınım,aldırma. İçimdeki film şeridini hiç yitirmedim, bu yüzden hayatla dalga geçişim,anlamak istemedi kimse bunu,herkes kendi yorumuyla yargıladı,yani herkes kendinde beni aradı,sanırım aralarında beni bulan hiç olmadı. Sorduğum sorular boşlukta yankılandı çoğu kez,uzaklarda bir martıyı vurdular kimse duymadı,kimse sormadı o günden sonra o martıyı. Galiba yitiriyoruz her şeyi zamanla,kimse duymuyor,kimse sormuyor yitirdiklerimizi. Yapılan açıklamalar hiç tatmin etmiyor beni ,sanırım çoğunuzu da,ama bu çoğunluk,hani o duymayan ve sormayan çoğunlukla aynı değil mi? Öyle galiba. Sanırım fazla düşünüyorum,yani çok fazla irdeliyorum”böyle olmamalı,yani bu kadar irdelememeli,fazla oldu,galiba anarşist bu,evet,evet anarşist”diyor,o duymayan görmeyen ve yapılan açıklamalardan tatmin olmayan çoğunluk. Şaşırıyorum,şaşırıyoruz halimize,evet sanırım biz sürü halinde yaşıyor,düşünüyor,şaşırıyor,yargılıyor ve güdülüyoruz. Sanırım öyle,ya sizce,sizce de öyle değil mi? Benim gördüklerimi sizlerde görmüyor musunuz ? Niye suskunsunuz öyleyse bir şeyler söylesenize...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10.12.2000 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-4907980237161734457?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/4907980237161734457/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=4907980237161734457&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/4907980237161734457'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/4907980237161734457'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/blog-post_8511.html' title='Gün doğumunu izlemek istedim'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-6844076709560185091</id><published>2009-10-25T14:14:00.001-07:00</published><updated>2009-10-28T10:08:04.700-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Suskusu Düşlerine Kabuk Bağlamış Suretler</title><content type='html'>Suskusu, düşlerine kabuk bağlamış suretler gökyüzüne anlamsızca bakınıyorlardı.. uykusuzdum.. uykusuz ve bir o kadar da yorgun.. anlatamazdım ona, anlatamazdım sana.. içimde, durmaksızın dönüp dolaşan arı vızıltısı sinir depreştiriciliğindeki düşünceleri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korkuyorum,düşlerimin kabuk bağlamasından.. alışmaktan.. beynime bulaşıcı normal ağlarının sinmesinden.. İstiyor muyum? Şimdi, bu noktada durmayı.. seviyor muyum, yoksa sadece bir alışkanlık mı yaşam? Zeka=karamsarlık’mış... umutlu olmam için ufacık bir ışık gösterebilir misiniz? Ampüllerinizi uzak tutun üzerimden.. yapay, basit, kirli ve bayağı bir oyun bu.. bu oyunu oynamak istemiyorum daha fazla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizler gibi olmak isterdim oysa, ufak şeylere üzülüp, yenilmeyi, sonra tekrar ayağa kalkmayı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa, biliyorsun talihsiz bir hastalık benimkisi.. ilaçsız, tedavisiz... gök gürlüyor ve yağmurla ağlıyorum.. neden hala buradayım.. n-e-d-e-n- h-a-l-a...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşam, yalnızca bir alışkanlıktan ibaret oysa benim için..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beton,para ve leş kokan bir yerkürede yaşamak.. ya kör olmalı (salt ruh körlüğü burada bahsettiğim) insan, ya da alışkanlıktan ötürü soluk alıp vermeli...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden çabalar insan.. neden yavaş yavaş çürümeyi böylesi coşkuyla arzular?!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi yağmur temizlemeye yetmiyor kirli zihinleri ve yerküreyi... ağlıyor.. hıçkıra hıçkıra...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;25.10.2002 02:16 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-6844076709560185091?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/6844076709560185091/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=6844076709560185091&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/6844076709560185091'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/6844076709560185091'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/blog-post_8018.html' title='Suskusu Düşlerine Kabuk Bağlamış Suretler'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-4706625206476491942</id><published>2009-10-25T14:12:00.002-07:00</published><updated>2009-10-25T14:13:48.693-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>...</title><content type='html'>Süklüm püklüm bir gece&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözcükler çelimsiz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat, leş kokulu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu değildi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söylemek istediğim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O, değildi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düştüm..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağır ağır kaydım aşağı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eller gördüm yanı başımda..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Titrek, çelimsiz ya da içtenliksiz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuyuya eğil&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve sor suya,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaç gündüz daha göreceğini...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Islak giysiler altında,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soğuk bedenin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaklaş hüznüme..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğil ve sancım karışsın,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sancına..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;darmadağınık düşler görelim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;darmadağınık odalarda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir ses yapıştır ruhuma..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir demir at sessizliğime..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;üşüyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve saklanıyorum karanlığa..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tütsü kokar ruhum,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sancım,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yorgunluğum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;talihsiz yaşamların,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bedenleri, ceset kokar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;susarım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sus, pus ilerlerim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kırmızı bir düş gördü,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;pembe pelerinli, mavi siluet..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"yaşlanmayacağım" dedi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;elini tuttum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eli düştü..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;parmakları parça parça dağıldı yol ortasına..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yüzünü okşadım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yanağı elimde kaldı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;parça parça&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bölük, pörçük uzaklaştı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ruhu kaldı,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ruhumda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sesi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sesimde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;fırtına savurdu,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ruhuma kilitlenen,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;efruzlu maskeleri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mevsim yaz'dı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;onun minik gülümseyişi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nüfuz etti çehreme...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;odalara koş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;soğuk, renksiz, ışıksız&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;odalara...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;beden harddiskine iliştir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bakışlarımı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bana yeni bir yüz getir oradan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yeni bir beden..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ruhum eskitiyor ,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;içine nüfuz ettiği tüm bedenleri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TUBA DURAN 24.07.2003 01:52:56&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-4706625206476491942?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/4706625206476491942/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=4706625206476491942&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/4706625206476491942'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/4706625206476491942'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/blog-post_2037.html' title='...'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-7106615846793198709</id><published>2009-10-25T14:12:00.001-07:00</published><updated>2009-10-28T10:08:39.814-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Tanrı gözyaşlarını akıttı geceye</title><content type='html'>Tanrı gözyaşlarını akıttı geceye...&lt;br /&gt;ifadesiz bedenler şemsiyeler  altında,&lt;br /&gt;yol boyu aynı ritmde ilerlediler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizse ıslandık&lt;br /&gt;ve soluk düşler gördük...&lt;br /&gt;Efruzlu maskelerle çıktık gündüze,&lt;br /&gt;hergün damla damla aktı gözlerimizden,&lt;br /&gt;bedenlerimize bulaşan yağmur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;04.07.2003 02:00 TuBa DuRaN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-7106615846793198709?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/7106615846793198709/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=7106615846793198709&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/7106615846793198709'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/7106615846793198709'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/blog-post_3024.html' title='Tanrı gözyaşlarını akıttı geceye'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-483159972284887671</id><published>2009-10-25T14:11:00.003-07:00</published><updated>2009-10-25T14:11:36.534-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Tehlike, daima yanı başımızdaydı...</title><content type='html'>“Tehlike, daima yanı başımızdaydı... henüz yeni fark ettin ve bu yüzden elinin ayağına dolanışı...”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görmeyi istedim çoğu kez tüm gerçekleri... üstüne üstüne gittim defalarca...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen, orada mısın? Hep birilerini, ya da bir şeyleri beklediğimiz yerde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün, bir karar aldık dostumla, geleceğe dair... bekleyişlerden sıkıldık artık, bilmeni istedim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat; hep bir şeyler çalıyor bizden ve geri dönmüyor, “üzgünüm, böyle olmamalıydı” demiyor... kaybedeni oynamaktan sıkıldık... sokaklarda dolaşırken boğulduğunu hissettin mi hiç? Üstelik deniz kenarı bir semtin sokaklarında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilmek istersen, boğuluyorum günden güne... ve sesimi çıkartamıyorum, çığlıklarım kesiliyor yarı yolda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kent uslanır mı dersin? her kaybediş, kazanç olarak döner mi geriye?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorularım... bitmek bilmiyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gün ışığını üstüme örtüp, uyumak isterdim oysa umarsızca, sahil kenarı bir park bankında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaklaşıyorum... yaşamıma... ve bunu bilmek huzur salıyor içime...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçimdeki güç izin vermiyor... yenilgi ezgilerini yakıyor durmaksızın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamın ortasındayım, bilmek istersen eğer...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölüme yaklaştım defalarca kez... gülümsedim sonra öylece durup... “kimin zaferi olacak bu” diye söylendim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yenilmedim... savaşım devam ediyor... eğer bilmek istersen...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güç, içimdeki güç kaybetmeyi hazmedemez...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorularımı sorar ve ilerlerim durmadan... bu şehirde.... oralarda bir yerdeyim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalabalığın arasından süzülen, suretim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;04.03.2001 TUBA DURAN Sa:22.21&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-483159972284887671?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/483159972284887671/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=483159972284887671&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/483159972284887671'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/483159972284887671'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/tehlike-daima-yan-basmzdayd.html' title='Tehlike, daima yanı başımızdaydı...'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-253657639296875048</id><published>2009-10-25T14:11:00.001-07:00</published><updated>2009-10-28T10:08:54.163-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Telaşa Mahal Yok</title><content type='html'>Telaşa mahal yok..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dizelerimi çalan kahkahalar sustuğunda,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burnuma yanık kokusu geldi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sersem beyinleri söndürme isteği..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;..Ve git gide eblehleşen bakışların,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her yanımı sarmış olduğu hissi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şakaklarıma yapıştırdığım tınılar,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;artık gülümsetmeye yetmiyor beni...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24,07,2002 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-253657639296875048?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/253657639296875048/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=253657639296875048&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/253657639296875048'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/253657639296875048'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/blog-post_6515.html' title='Telaşa Mahal Yok'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-2114739254426418162</id><published>2009-10-25T14:10:00.003-07:00</published><updated>2009-10-28T10:09:07.512-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Tutunamıyorum...</title><content type='html'>Tutunamıyorum... dokunamıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geri dön... geri dön...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yürekli olmak, bilinçli olmak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Safsata yaşam, ayakta durmak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son sözcükte yanında yoktum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tutunamıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kabus, soğuk gölgen,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karanlık şehirde ikimiz kaldık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tutunamıyoruz, ağlayamıyoruz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değişiyorum karanlıkta,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzüm bana öfkeli..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geri gel, son bir defa bak yüzümüze,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gülümse, son bir defa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aralık 2002 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-2114739254426418162?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/2114739254426418162/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=2114739254426418162&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/2114739254426418162'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/2114739254426418162'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/blog-post_2281.html' title='Tutunamıyorum...'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-5366233048931427538</id><published>2009-10-25T14:10:00.001-07:00</published><updated>2009-10-28T10:09:27.881-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Tuvaldeki yüz</title><content type='html'>Tuvaldeki yüz sahte gülümseyişler savuruyor yüzüme...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaçışlar, ne soğuk..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bekleyişler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölümcül yolculukları,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;El sürmeden, izleyişlerden görüntüler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir santimlik boğumsun,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boğazıma düğümlenmiş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öylesine kolay ve zor ki yanına gelmem..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden gelip beni almıyorsun?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden susturamıyorum tümcelerimi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pandora’nın kutusundan,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden hep yeni oyunlar çıkıyor bize...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok mu karanlık gizlediğim yüzüm...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden anlamsızlaşıyorsun hayat?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden kendime bu kadar yetiyorum,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve sebebi ne hala deliremeyişimin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sakinleştiriciler, aptal psikiyatr tavırları..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saydamlığa uzanış bu kadar basit değil!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kollarını bağlamakla beynime üstünlüğünü empoze edemezsin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kadar zayıfsın, ne kadar güçsüz ve ne kadar bıkkın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haplar, beynini yok etmekten başka bir halta yaramıyor oysa,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliyorsun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;02.02.2002 14:21 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-5366233048931427538?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/5366233048931427538/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=5366233048931427538&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/5366233048931427538'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/5366233048931427538'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/blog-post_2645.html' title='Tuvaldeki yüz'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-4466973194394953337</id><published>2009-10-25T14:09:00.002-07:00</published><updated>2009-10-28T10:09:38.286-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Tüm bu safsata</title><content type='html'>Tüm bu safsata, tüm bu hayatla kavga olayı bitsin istiyorum....... kendi pisliğine bulanmaktan başka bir şey değil çünkü..... sıkıldım artık oyunlardan.... kaçmaktan,kovalamaktan... kendilerini bu oyuna kaptıran ve bu oyunun bir parçası olduğunu savunanlardan sıkıldım.... aldığım nefesi soluyamıyorum..... bazen garip bir ironiye kaptırıyorum kendimi.... ölmek mi istediğin? Öyleyse sok parmağını prize yaşa doya doya ölümü..... elektrik çarpması.... garip ve hissedilesi bir duygu..... çok küçüktüm.... ilkokulun ilk yıllarıydı..... elektrik çarpmıştı ansızın okul bahçesinde..... neden mi?....bir elimle bahçe lambasını,öbür elimle de Atatürk büstünün kenarlığını tutmuştum.... biri toprağa,diğeri betona çakılıymış.....bilmiyorum..... öyle ifade etmişti müdür bey şikayetimiz üzerine......yani isteyerek çarpılmamıştım..... ama güzel bir histi..... bağırıyordum.....aaaaaaaaaa! yardım ediiiiiin diye.......kimse duymuyordu.... etraf bir kararıp bir aydınlanıyordu..... ölümün kollarına düşmüştüm.....küçücüktüm....kendimi atamıyordum o elektrikten..... görünmez bir perde sarıyordu etrafımı...... cesurdum sanırım..... kendimi yere attım , son bir güçle.... saniyeler öyle uzun gelmişti ki...... garip bir histir o içimde..... sanırım, elektrik çarptıktan sonra ben böyle oldum....... yani her şeyi ironiye vurur oldum..... özlemlerimi bile.....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutuluyorum galiba..... saydamlığımdan mı bu? Tüm özlemlerimi hapsedip bilinmez kuytuluğa....devam ediyorum....... ve kızdığımda hala “dönün be” diyorum.... gülümsüyorum,hayatın geçiş hızına......&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milyarlarca insan yaşadı ve öldü...... aynı evrende... düşünüyorum da,onların özlemleri bizim özlemlerimiz...... kaç kişi,kaç kişiyi özledi acaba..... ya da kaç özlem,sona erdi....bunlardan iyi birer sınav sorusu olurdu....özleyenler Y olsun,özletenler N .....buna göre N*Y/C....? gibi absürdlükler....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saçmalıyorum farkındayım..... en çok hoşuma gidende bu zaten farkında olmak......&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstekler bitmiyor,özlemler bitmiyor....ama isteklerim daima özlemlerimin önünde....realistliğimden olsa gerek....... düşüme giren geleceğim....söylesene sana ne kadar yakınlıktayım....biliyor musun, en çok seni özlüyorum..... ve senin için tüm bu safsataya,nümayişe,kurgu hayatlara katlanmam.... neredesin? Ne kadar yakınımda ya da ne kadar uzağımda ..... bir yer tarif et.... gelip seni alayım.....bu karartıda seni göremiyorum...... karartı gizliyor sözlerin ıslanan yönünü...... yorgunum... ve halsiz...... soluğuma yaslanan bu sesler felaketim olacak biliyorum..... karartıyla birlikte yol alırken.... ufak şeylerden teselli buluyorum..... ve aydınlık sana ulaşacağım..... bu bir kovalamaca..... ben kovalayacağım durmadan..... bu karartıyla anlaşamıyoruz uzun süredir...... ben, ona “dön be artık” diyorum, o anlamıyor dilimizi.....gülümsüyorum...... gülümsüyoruz..... ve düşüyoruz yine peşine aydınlığın..... hayat mı? Bir kovalamaca dostum sadece.... mutluluğun peşine bir oraya bir buraya dönüp dolaşıyoruz..... en kötüsü ne istediğimizi bilmiyoruz.....bir bakıyoruz realistler, sürrealist olmuş ansızın.... bakınıyorum absürdlüklere.... gülüyorum... ve bakıyorum içine düşmüşüm ansızın absürdlüğün....... kısır döngüye sarar oldu her şey.... her şey bir diğerinin aynısı.... ve her şey, hep bilindik şeyler...... bu yazının sonu gelir mi sence? Gelir,bak bitti bile.... kaosa hoş geldin.....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20.12.2000 sa:02.09 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-4466973194394953337?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/4466973194394953337/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=4466973194394953337&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/4466973194394953337'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/4466973194394953337'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/blog-post_7804.html' title='Tüm bu safsata'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-2788973381842131060</id><published>2009-10-25T14:09:00.001-07:00</published><updated>2009-10-28T10:09:58.821-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Umulmadık ve can sıkıcı rastlantılar..</title><content type='html'>Umulmadık ve can sıkıcı rastlantılardan ya da sildiğim suretlerin bir anda karşımda belirmesinden sıkıldım..... sonunu bulanık görebildiğim bu oyunda bir daha belirme karşımda..... yoksun... hiç olmadın sen.... gizli suretsin.... suretinden tiksindiğimi nasıl söylerim yüzüne.... kaç git karşımdan.... suretini yarı yolda kaybetme... ve beni arama her kaybedişinde.... ruhsal bir şey nasıl açıklarım bunu sana.... tiksiniyorum suretinden... nefesinden... sesinden.... seni, sen yapan tüm etkenlerden.... anlamadan kaybolmayacaksın değil mi?.... nedendir bilmiyorum bu anlamsız arayışlar.... bu umulmadık saatlerde kısırdöngüye saran anlamsız hatır soruşlar.... her şey unuttu.... her şey bıraktı bizi.... peki sen neden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taksim hatırlamıyor sokaklarında şarkılar mırıldanarak yürüdüğümü.... ve çağırmıyor beni.... şarkılarını özledim.... umursamaz tavırlarını... ve bu dünyaya ait olmayan gülümseyişini.... demiyor..... soğuk sokaklarında boğuk sesi bile duyulmuyor.....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nedense suretleri zihnimde silinmeye yüz tutanlar beni anımsar oldu..... oysa çoktan bitmişti hayat..... ve bir başka hayat başlamıştı..... onun bittiği yerden..... hayır diyorum..... koca bir hayır..... çekinmeden..... kırıldıklarını umursamadan......&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir his beliriyor o an içimde.... dünyayı yaratmışçasına salakça bir güç.... yalnızca bir şey için hepsi sanırım.... tüm bu safsatalar..... farkında olmadığımız, ya da farkına varamadığımız tek bir şey..... önemsiz, ya da önemli..... ne fark eder.... bu şehir hatırlamıyor sokaklarında mırıldandığım şarkılarımı.... taksim özlemiyor umarsız tavırlarımı.... bense özlüyorum.... salakça, yitirdiğim ve değer verdiğim her şeyi...... ama istemiyorum artık, zihnimde silinmeye yüz tutmuş suretlerin kısırdöngüye saran hatır soruşlarını.... suretinizden tiksindiğimi nasıl söylerim yüzünüze.... bırakın, doğa kanununu uygulasın..... ve silinip gidin zihnimin tozlu duvarlarında....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kaybolan gece mi, yoksa ben miyim gündüze karışan sureti........&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sana bunca yazdığım yetmedi mi? İyiyim ama sadece bu kadar.... bir başka filmdeyim şu sıralar.... senaryo değişeli çok oldu..... sanırım habersizsin bu durumdan.... yönetmen senin rolünü sildi oyundan.... sen yoksun..... hiç olmadın..... repliklerim birbirine benzemiyor.... her biri ayrı bir filmin senaryosundan alıntı.... ve her bir repliğimi söylerken başka biri oluyorum şimdi...... içimdeki film şeridi gün geçtikçe büyüyor..... ve önüne geçilemez bir hal alıyor..... zamanın akışına bırakmaktan başka çarem kalmadı.... düşlerimi.... ve repliklerimi rahat bırakın artık..... tüm derdiniz bu dünyaya ait olmayan repliklerim ve suretimse..... çeker giderim..... siz gerçek değilsiniz..... ama siz bu dünyaya aitsiniz... çünkü git gide çirkinleşerek zamanla ona daha da çok benziyorsunuz......&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;22.12.2000 sa:21.23 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-2788973381842131060?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/2788973381842131060/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=2788973381842131060&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/2788973381842131060'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/2788973381842131060'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/blog-post_2086.html' title='Umulmadık ve can sıkıcı rastlantılar..'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-6826762149765760500</id><published>2009-10-25T07:59:00.001-07:00</published><updated>2009-10-25T07:59:40.851-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Yapayalnız yol ortasına oturup karanlığı izledim</title><content type='html'>Yapayalnız yol ortasına oturup karanlığı izledim defalarca ve yükselen gün doğumunun ardına gizledim gölgemi....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir adım daha yaklaştım bugün...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ürktüm , sonra öylece baktım yüzüme, çizgilerime...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir kırgınlık var üstümde, sanırım üşüttüm biraz... ama bundan sana ne?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstüme gelen “gün ışığı”, perdeyi kapatır mısın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da söker misin şu yitik hikayeleri ağır ağırda olsa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakışlarınız ne zamandan beri böyle, aldatılmış gibi bir haliniz var, ya da biraz kırgın gibi... tabi bu benim gördüklerim... sert yüzünüzün içinden çıkardıklarım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Niye mi böyle bu hayat... kim bilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Varlığımın ötesine bir adım atıp, bıraktım kendimi öylece sokağın paslı lambasına...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şey gel-geç mi? Yoksa ben miyim takılı kalan zamana...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tren sirenleri yankılanır kulaklarımda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu geç tören ne diye şimdi olur olmaz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sandığının yarısını ya da dört, beş katını yaşadım belki de...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben, böyle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen, öyle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tren sirenleri yankılanır kulaklarımda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuklalarımla oynar, sersemleşirim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gitmek isterim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da gelmek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halsizleşirim aniden... ellerim üşür...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben, hep böyle olurum bazı zamanlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu oyuna takılı kalır... gerçek yaşamın aksini yansıtırım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Esrikliğim çarpıp durur viyadüklere...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve sesim kısılır... hiçbir şey söyleyemem...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14.03.2001 sa:15.58 TUBA duran&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-6826762149765760500?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/6826762149765760500/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=6826762149765760500&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/6826762149765760500'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/6826762149765760500'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/yapayalnz-yol-ortasna-oturup-karanlg.html' title='Yapayalnız yol ortasına oturup karanlığı izledim'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-4109773875052165292</id><published>2009-10-25T07:57:00.001-07:00</published><updated>2009-10-28T10:10:53.607-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Burada ruha ihtiyacım yok</title><content type='html'>Yaprağa yaslanan kertenkelenin tedirginlik ve huzur çıkmazları saplandı ruhuma... acı yaklaşıyor adım adım.... silinen esrik melodiler yığılıyor kulak zarıma... melodik çıkmazlardayım... ifaden yapışmış siluetime, siluetim yaklaşırken gün be gün geceye...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sana sancılar biriktirdim... birkaç kalp sızısı, birkaç göz sıvısı... ruhum öldü seninle beraber, iyi bak orada ona... burada, ruha ihtiyacım yok, kimsenin ruhu yok nasılsa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözsel uyumdan uzak kırık hikayeler biriktirdim sana, seni çağırdım düşlerime, gülümseyip geri çekildin, oysa bir gülümseyiş değildin sen, sızıydın, kanamalı bir ruhtun bu gezegende, Kadıköy'ün salaş sokaklarında incecik gülümseyen...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çığlık çığlığa gecem, gündüzüm, düşüm... düşlerim yarım, düşlerim çıkmaz sokak, düşlerim siyah beyaz, düşlerim silik, buğulu, eksik... burada, kimsenin ruhu yok... burada kimsenin adresi yok... burada kimsenin adı yok... burada kimsenin incecik buğulu bir gülümseyişi yok...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Silik bedenler kısırdöngüsel hikayelerini çürüyene dek sürdüreceğe benziyorlar, buradan penceremden onları izliyor Argos, günlerce susuyor... tek bir mır' lama bile çıkmıyor dudaklarından, öylece oturuyor ve izliyor şimdiyi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seyirsiz izler beliriyor hafızamda, ürküyor zihnimden Argos, kaçışıyor yatak altlarına...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman, tümüyle bekleyişlerden ibaretti... bekliyorduk bir şeyleri, durmaksızın bekliyorduk, ruhlar dağılıyordu, yataklar seriliyor, toplanıyordu, yataklar soğuk bedenlerle dolup, taşıyordu, giden soğuk bedenlerin yerini minik bedenlerin hıçkırıkları alıyordu, kısırdöngüsel bir süreçti zaman, akıp giden hiçbir şey yoktu, yataklar eskiyordu, yerine yenileri konuyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çığlıksız kadın bakıyordu Argos' a, o şimdiyi izliyordu... ellerimizde meşaleler koşuyorduk karanlıkta,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her yer öyle karanlıktı ki bizlerde göremiyorduk önümüzü... göremezsiniz diyordu caddeler, sokaklar, kalabalık meydanlar, öyle inanmıştık ki buna... göremezdik... ruhumuz yoktu... burada, hiç kimsenin ruhu yoktu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siluetler solarken, aynaya yansıyan kurguda, soluk erguvan yaprakları, üzerinde tedirgin bir kertenkele... Argos düşünceli... ruhum öldü seninle, burada ruha ihtiyacım yok nasılsa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TUBA DURAN 25.06.2003 23:33&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-4109773875052165292?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/4109773875052165292/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=4109773875052165292&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/4109773875052165292'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/4109773875052165292'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/blog-post_7306.html' title='Burada ruha ihtiyacım yok'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-2436050059262210069</id><published>2009-10-25T07:56:00.003-07:00</published><updated>2009-10-28T10:11:26.981-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>insan nerede yenilir?</title><content type='html'>Yaralı bir güneşi kim özler şimdi? Sözler neyi gizler yada neleri açığa çıkarır. Karanlıkla, kasvet niçin bağdaştırılır oysa içimizdeki karanlık daha aydınlık dolu değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Farkında mıyım; tüm sözlerin, gözlerin ve seslerin içindeyken, yaşanılanların. Oysa, karanlıkta fark edilmez sanıyorlar ama bilmiyorlar güneşin en çok karanlıktayken fark edildiğini...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölüm gibi bu kahredici sessizlik ve bu sokaklar, bir çift ayak sesine hasret. Sokulurken yalnızlık gövdeme, bulanır gözlerim. Oysa, sen hep yanındayım sanırsın, ruhumun uçurum kenarından buzullara itildiğini görmezsin. Sorular sorar, neden-niçin’li bir sürü cümle kurarsın. Gözlerimde yaşlanırken yaşam, diriltilmeyi bekleyen bir çocuk gibi kaskatı kesilirim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;.... ve sorularının ardı arkası kesilmezken, sana soruların en kayda değerini getirdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynaları arala ve sor kendine; insan nerede yenilir, cevabı olmayan sorular nerede değiştirilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17.03.2001 sa:22.15 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-2436050059262210069?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/2436050059262210069/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=2436050059262210069&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/2436050059262210069'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/2436050059262210069'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/blog-post_340.html' title='insan nerede yenilir?'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-3065348667367562811</id><published>2009-10-25T07:56:00.001-07:00</published><updated>2009-10-25T07:56:19.523-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Yaşayan ölüler</title><content type='html'>Yaşayan ölü gülümsedi kapıyı kapattıktan sonra hayata.... pencere kenarından yitik hayatları izledi bir süre...... bilinmez ve garip bir ifadesi vardı yüzünde..... öylece kalakaldı, öylece izledi oyunları...... bekliyor gibi bir hali vardı.... yüzündeki öfke gelip geçici türden değildi..... sanırım yorgundu..... güneşi beklerken pencere kenarında, hayatı akıp gitmişti ve mevsimlerden kıştı..... absürdlüklere gülüp geçemiyordu artık..... sanrılarına yenilmişti..... bir dünyası vardı.... ve biz o dünyaya ait değildik.... sanırım yok oluyor zamanla..... eriyip gidiyor öylece, o beklediği yerde..... ben, ben değilim biliyorsun..... senin sanrınım.... varlığına inandığın, gözünde canlandırdığın suretim..... konuştuğumu sanıyorsun oysa yanılıyorsun.... ikinci benin açığa çıktı.... kendinle konuşuyor.... kendinle tartışıyorsun.... içindeki şizofreni rahat bırak.... o sensin..... sende o.... korkuların yavaş yavaş yaklaşmaya başladı ruhuna..... bırak, aynaya yansısın içinde ne varsa yarım kalmış... sözlerim itaat değil..... bir sanrı aleminden sesleniyorum sana.... sanrılarını rahat bırak... ben de bırakıp giderim yoksa seni... o kayıp şehirde yapayalnız... ve isteklerini gerçekleştirememiş bireylerin hıçkırıkları arasında yitip gidersin geceye.... söylesene ne istedin.... ne buldun...... saydamlığından başka neyin var.... bak; hayatın,bunca yıl çabalayıp bir şeyler yapmaya çalıştığın hayatın, bu kadar yer kaplıyor..... gerisi boşluk.... gerisi koca bir yitirilmişlikler zinciri... kendinden kaçma..... sözünü sakınma.... bir gün sende yitip gideceksin çünkü geceye..... senden geriye ne kalacak...... adın mı? Suretin mi? Sen o kalabalıktan biri değilsin ispat et onlara.... izin verme ruhundaki belirsizliğe sızmalarına..... onlar, senin hep zayıf yanını arayacaklar... izin verme bulmalarına.... maskeni aldın mı? Hiç çıkartma onu..... senin parçan olacak zamanın akışında yürüdükçe..... zayıflığını gösterme onlara.... algında canlandırdığın suretin sesini dinle..... ben senin dahi yanınım.... göstermeye çekindiğin ama düşüncelerini yönlendiren dahi yanın....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kaosa saplandım sandım...yanımdasın..... hoş geldin..... sürrealist oldum sanırım,realistim diye çırpınırken...... sözler buraya gelince ürkütüyor beni... bir deli safsatası bu sanırım.... hayır değil, hepsi oyundu çünkü.... bir kitapta okumuştum, “insanın içinde daima iki ses vardır...ama çoğu o ikinci sesi duyamaz.....” diyordu yazar..... sanırım artık duyuyorum..... onunla yaşamak daha keyifli.... birbirini irdeleyen iki düşüncem var sürekli.... düşünen bir beyinde olması gerektiği gibi.... ya sen, sen ne kadar duyabiliyorsun o ikinci sesi..... yoksa susturdun mu farkına varamayıp ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;22.12.2000 sa:03.58 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-3065348667367562811?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/3065348667367562811/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=3065348667367562811&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/3065348667367562811'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/3065348667367562811'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/yasayan-oluler.html' title='Yaşayan ölüler'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-7816459742667462049</id><published>2009-10-25T07:55:00.003-07:00</published><updated>2009-10-28T10:11:40.234-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Yaşlı adam durup bakındı ansızın</title><content type='html'>Yaşlı adam durup bakındı ansızın, yolun öbür ucuna.... öylece kalakaldı... cebinden bir birinci sigarası çıkarıp, öksüre öksüre çakmağını aradı... küfürler savurarak yaktı sigarasını... hemen yanı başındaki ağaca küçük adımlarla ilerleyip, dibine çömeldi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yüzündeki boşluğa takılı kaldım... öylece bakıyordu hayata, kendisi kadar yaşlı bir ağacın gölgesinden... bir an yaklaşıp konuşmak istedim, ağır adımlarla ilerledim, bir şeyler engel oldu, bir şeyler beni itti ansızın, gidip konuşamadım.... neden konuşacaktım, ne söyleyecektim bilmiyordum... garip bir his çekmişti beni... gizini geceye saldım, ama hep hatırladım... saçma sapan, önemsiz, salakça bir ayrıntıydı belki de gözümüzden kaçan... ama hep önemsedim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dalgın ve düşünceli yürüyordum, kalabalık ama bana nedense hep kuytu gelen sokaktan... dilime şarkılar sıralanıyordu, söyleyemiyordum... bir gariplik seziyordum daima... hep böyle esrik miyim acaba, yoksa gelip geçici türden mi diye içimden söyleniyordum... yol bitmişti... belki de yeni başlamıştı kim bilir... sözlerin gizinde kaybolup duruyordum... gülüyordum... Nıetzsche geliyordu aklıma ağlamaklı oluyordum, düşünüyordum... bir an elimi cebime attım, cebimde birinci sigarası aradım... oysaki ben sigara kullanmazdım... “keşke konuşsaydım seninle” diye içimden söylendim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen uyuyamayıp; pencere kenarında kitap okuyarak, bir yandan da sokak kedilerini seyrederek sabahladığım geceler geldi aklıma... bakındım öylece hayata... neresindeyim yaşamın, ne kadar yol aldım ve ne kadar yolum kaldı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Salına salına, umarsızca yürümek istemişimdir hep oysa... “aman canım, bana ne” deyip sırtımı dönmek isterdim oysa bir çok şeye... yüküm sanırım çok ağır... bazen taşıyamaz hale geliyorum, kimseye söyleyemiyorum, kendi içimde tükeniyorum bazen... bu da ne demek diye soran gözlerle bakma bana... başka türlü anlatılamıyor, kelimeler yavan kalıyor bazen yaşadıklarımızı anlatmaya... sanırım anlıyorsun... çıkmaz sokaklardan, aydınlık sokaklara çıkmak için çırpınıyorum... bu ben değilim diye söyleniyorum çokça... yavaş yavaş aydınlık doluyor içeriye... esrikliğimi alıp götürüyor gün ışığı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün ansızın yanıma geliyor yaşlı adam... korkuyorum... “_nasıl buldun beni, kimsin” diye söyleniyorum... susuyor ve öylece bakıyor yüzüme... “ben oyum” diyor... hiçbir şey anlamıyorum... anlamsızca yüzüne bakıyorum... “ben, oyum...hani yaşlı filozof... hep söz ederdin benden, görünce neden bu kadar şaşırdın” diyor... kalakalıyorum... “o bir hayaldi, öyle biri yoktu... düşümde canlandırdığım bir suretti o” diyemiyorum... yaşlı adam gözlerime bakıyor ve “sözlerindeki esriklik ruhundaki yanılsamalar gün olur birer birer siliniverir ansızın... düşlerini terk etme... henüz onlar seni terk etmedi çünkü “ diyor ve siliniyor ansızın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir anda bir aydınlık çöküyor üzerime, gözlerim kamaşıyor... belirsizlik ve şaşkınlık içinde bakınıyorum... rüyamıydı tüm bunlar... gözlerim kızarmış, ağlamışım üstelik... derin bir nefes çekiyorum... sokağa bakınıyorum, gözlerim yaşlı adamı arıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20.01.2001 sa:10.04 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-7816459742667462049?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/7816459742667462049/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=7816459742667462049&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/7816459742667462049'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/7816459742667462049'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/blog-post_25.html' title='Yaşlı adam durup bakındı ansızın'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-4797487316271114962</id><published>2009-10-25T07:55:00.001-07:00</published><updated>2009-10-25T07:55:23.815-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Yaşlı kadın</title><content type='html'>Yaşlı kadın,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuşkuyla izliyordu etrafını..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kulaklığımdan tınılar yükselirken...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben, onu görmüyordum,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tedirginliği gözbebeklerinden&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bedenine taşarken...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İfademe yansıyan tebessüm,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalıntıydı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ait değildi çizgilerime...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sokaklarda koşuşturuyordu,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazgısı soluk siluetler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çelimsiz sözcüklerle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;deliremezken,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çalıntı tebessümümle&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ilerliyordum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;güneşte erirken beynim,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;düşen parçaları markasız bir poşette toplayıp,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;buzlukta eski haline gelmesini umuyor,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;delilikle ve zihin erimesiyle gülümsüyordum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12.08.2002 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-4797487316271114962?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/4797487316271114962/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=4797487316271114962&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/4797487316271114962'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/4797487316271114962'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/yasl-kadn.html' title='Yaşlı kadın'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-6513587034864456231</id><published>2009-10-25T07:54:00.001-07:00</published><updated>2009-10-28T10:12:00.215-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Yavaş Yavaş içine çekiyor beni karartı</title><content type='html'>Yavaş yavaş içine çekiyor beni karartı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ellerim açık, yere uzandım, şimdi her şey dönüyor etrafımda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bekliyorum.. bir şeyleri.. birilerini...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağlamak şimdi, bir o kadar manasızca bakınmak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başım dönüyor.. bu uçurum, aşağısı sisle kaplı,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elimi tut, birazdan düşeceğim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elimi tut...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16.12.2001 14.33 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-6513587034864456231?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/6513587034864456231/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=6513587034864456231&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/6513587034864456231'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/6513587034864456231'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/blog-post.html' title='Yavaş Yavaş içine çekiyor beni karartı'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-4229489229376284896</id><published>2009-10-25T07:52:00.002-07:00</published><updated>2009-10-25T07:53:07.108-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>kör kalabalığa bulandık...</title><content type='html'>Yitiklere susamış kalbim, bir etiğin insanlara yansımasında kaybolup, sonra kendini arayışa çıkıyor ağır, aksak... bir sesin uykumu bölüşüyle başlıyor tüm oyunlar... ve benimsediğim felsefeden ödün vermemeye çalışıyorum... sıradan insanlar, diyor Nıetzsche ve ben ona katılıyorum... sonlar hep böyle yarım mı? Kavgasında boğulana uzanan el, ne kadar samimi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarım kalan oyunlarınız var, farkında değilsiniz... hadi ne duruyorsunuz, devam edin sahtekar yaşamınıza ve kendinize yön verme çabası içinde olmadan, bir oluşum için çabalayanları eleştirip, o aç gözlü egolarınızı doyurmaya...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haklıydı o, kör kalabalığa bulandık... isyanların içine oturduk, kalkamıyoruz... herkes bir direniş ve güçlü bir kalkış için çabalıyor görünse de, bir çoğu yerinden memnun, öylece durmuş yaşamın bir köşesine ve isyan ediyor yalnızca...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kör karanlığın ortasında durdum ve bakınıyorum buradan yaşama... sandığın gibi, düşlerim değil kararan... yalnızca gecenin rengini içimde taşıyışımdan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece yarısı, sahilde rüzgara karşı gülümsemeyi seviyorum hala ve yakamozun içinde yitip gitmeyi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Suretlerin yitip gideceğini bilmek beni daima ürkütüyor... gülümseyişlerimiz, kahkahalarımız, kavgalarımız bizi terk ediyor bir yerden sonra ve nerede biriktiğini bilen yok sanırım aranızda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanoğlu kabullenemiyor, kendinden üstününü... kendi içinde sürekli savaşıyor herkesin eşit olması gerektiğini... gülünç bir durum, herkesin eşit olması... herkesin zekası ve birikimi eşit değilken, sahip olduğu haklar neden eşit olsun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dinler, yasalar, her şey tek tip insan oluşturma çabası içinde... farklı olduğu hissedilen insanı, sürüye katmak için elinden ne geliyorsa yapıyor insanoğlu ve kabullenemiyor bunu asırlardır... tek bir ahlakı, tüm insanlığa geçerli kılmaya çabalıyor yıllar yılı din adamları... bu bir saldırı değil, düşüncelerimin beyninizde yankısı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürü ahlakını benimseyemeyeceğim için üzgünüm... karanlık odalara tıkanıp erimeliydim sanırım bir çoğunuz gibi, bu sizi mutlu ederdi sanırım... bir paranoya değil bu, isteklerinizi başka türlü anlamlandıramıyorum, üzgünüm...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Freud’u da anlamadınız yıllar yılı... söylevlerine safsata deyip, kendinizden kaçtınız... insanı oluşturan en temel iki iç güdüden söz etti o... sizse aşağılayıcı buldunuz bu tanımı, gururunuza yediremediniz belki de... kendinizle baş başa kaldığınızda gizlendiniz, aynalarda suretinizi görmemek için...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derin bir nefes çekip içime, oynanan oyunları seyretmeye ve replik sıram geldiğinde müdahale etmeye devam ediyorum yaşama...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendinizle kavganızı, ne kadar bastırmaya ve yok saymaya devam etseniz de, gözleriniz yalanlamıyor hiçbir şeyi... ne eksik, ne fazla, öylece duruyorsunuz hem de düşlerinizin tam ortasında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;23.01.2001 sa:22.12 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-4229489229376284896?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/4229489229376284896/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=4229489229376284896&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/4229489229376284896'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/4229489229376284896'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/kor-kalabalga-bulandk.html' title='kör kalabalığa bulandık...'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-399318862299561647</id><published>2009-10-25T07:52:00.001-07:00</published><updated>2009-10-25T07:52:36.185-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Yitirdim...</title><content type='html'>Yitirdim... artık ağlayamıyorum... bazen, melodilere sığınıyorum... göz yaşlarım dağılmıyor... öylece duruyor, git gide birikiyor içimde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başımı alıp gidesim geliyor... susuyorum... sustukça, düşüncelerim boğuşuyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yenildik mi? Yolun neresindeyiz? Bir adım atsak yetişir miyiz, kaybolan çizgilere... ya da düşlere tutunsak, nereye çıkarız... durmadan koşsak sanrılarda, yorulur muyuz? Su üstüne yazılan yazılar, bir gün birikirde kitap olur mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duyuyorum, nereden çıktı şimdi tüm bunlar diyorsun... haklısın, duygusal biri olmamalıyım, gizlenmeliyim... maskemi hemen takarım aldırma... hemen takıyorum şimdi... üstüme örtüp kabuslarımı uyuyacağım birazdan... vakit, bir hayli geç oldu... bana bir şeyler oluyor son zamanlarda... bir çok aksilik çıkıyor... bayramlar gelip geçiyor durmaksızın... bense, hep orada duruyorum, o caddenin ortasında... uzaklaştıkça, yaklaşıyor sesin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir melodi fısıldanıyor kulağıma... Sokak lambaları yanıp, sönüyor durmaksızın... dönesim geliyor, çok geçmişlere... “geri götür beni” diye şarkılar mırıldanıyorum, bir filmden esinlenmişçesine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden buradasınız? Neden yanımda? Burada olmamalısınız, ait olduğunuz yere dönün; sizi istemiyorum, bir çoklarından farklı bir tutum sergileyerek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anneme dönmek istiyorum, ilk oluştuğum günlerime... belki de, yeniden çizmek için her şeyi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TUBA DURAN 02.2001 Sa: uyku bölünmesi, sabah 05:30 gibi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-399318862299561647?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/399318862299561647/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=399318862299561647&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/399318862299561647'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/399318862299561647'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/yitirdim.html' title='Yitirdim...'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-518634716658322884</id><published>2009-10-25T07:48:00.000-07:00</published><updated>2009-10-25T07:49:56.627-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DELİ DENEMELER'/><title type='text'>Uçurtmalar ayaklanır bu kentin öbür yüzünde...</title><content type='html'>Uçurtmalar ayaklanır bu kentin öbür yüzünde... gökyüzünde kaybolup, kıyılara vurur düşlerim... sokak sancıları girer kanıma, bilinmezlikte şekiller görürüm... bilmediğim kelimeleri söylerim, bir ayyaş girer içime ansızın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uçurtmalar yankılanır bu kentin öbür yüzünde... bir bilinmezliğe kapılır giderim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korkularımla yüzleşir, ansızın ilerlerim... korkular silinir hafızamdan, beynimi bulandırırım bazı zamanlar... bir ayyaş gibi yığılır kalırım ya da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hey! Kötü ozan, çekil yolumdan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“_yarış sona ermek üzere ve sen sonuncusun, öyleyse neden devam ediyorsun tüm çabanla” diye sordum ansızın... “_yarış, henüz bitmedi ve ben de bitmeyen bir yarışta sonuncu olamam... tüm çabamla savaşıyorum... kimse, kimin sonuncu olacağını şimdiden bilemez... bende bilmiyorum, sende bilmiyorsun” dedi... belki de, ben söyledim tüm bunları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dejavu... her şey dönüp dolaşıp aynı yere çıkıyor ama nereye çıktığını çözebilmiş değilim henüz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zihnimi bulandırıyorum yine anlaşılan; bilindik, esrik maskemi takıyorum yüzüme...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve geçiyorum yollardan, kimse fark etmiyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yarışa takılıyor gözüm arada sırada, öylece devam ediyor sürekli... bitmek bilmiyor bir türlü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;haklıymış, sözünü es geçtiğim yarışçı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kapılar kapanıyor, yolumu şaşırıyor, aldırmıyorum... umursamıyorum bir çok şeyi... korkusuzca yola çıkıyorum, bakmıyorum ardıma...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben, kötü yazar... hepinizden daha tiksinerek bakan yaşama...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hey! Neler oluyor? Ne diyorsun sen? 18 yaşındasın; daha çocuksun sen, ne anlarsın yaşamdan... boyundan büyük laflar etme durmaksızın... bu ülke kaldıramaz, beyinlerini(?) karıştırmaktan vazgeç insanların... onlar, bir yaşam kurmuşlar kendilerine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kutularında yaşıyor ve sahip oldukları tek pencerelerine de sineklik taktırdıklarından net göremiyorlar hiçbir şeyi... öylece bakıyorlar ara sıra sinekliklerinden... kutularına atılan, onlardan daha büyük varlıkların atıklarıyla sürdürüyorlar yaşamı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne komünistim, ne de sosyalist... yalnızca, toplulukların görüşünü savunmayacak kadar zeki biriyim... kendi görüşlerim var ve onlarla ayakta duruyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;benimde penceremde sineklik vardı bir zamanlar, ama o zaman küçüktüm... dışarıyı görmeme engel olduğunu sezdiğimdeyse; on dört, on beş yaşlarında... bir çoğunuz, hala fark edemediniz oysa... bir çoğunuzsa körleşti git gide...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu, ben değilim belki de... bu kadar anlamam gerekmiyordu oysa bir çok şeyi... bu kadar net görmem gerekmiyordu... kutuma girip, körleşmeyi beklemeli ve atılan atıklarla yaşamımı sürdürmeliydim oysa... besili siyasilere oy vermeli ve öylece ölmeliydim aynı kutuda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;27.03.2001 TUBA DURAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-518634716658322884?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/518634716658322884/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=518634716658322884&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/518634716658322884'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/518634716658322884'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2009/10/ucurtmalar-ayaklanr-bu-kentin-obur.html' title='Uçurtmalar ayaklanır bu kentin öbür yüzünde...'/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5746076932253781796.post-2550204205778574015</id><published>2008-09-05T06:24:00.000-07:00</published><updated>2008-09-05T06:31:40.814-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_gGs8_cnbrdc/SME0tkYHDfI/AAAAAAAABII/TRvfYH5YfEU/s1600-h/kaldirim.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_gGs8_cnbrdc/SME0tkYHDfI/AAAAAAAABII/TRvfYH5YfEU/s320/kaldirim.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5242529398699527666" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine yeni yeniden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi bakalım, hayırlı olsun...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5746076932253781796-2550204205778574015?l=kaosgunlugu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/feeds/2550204205778574015/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5746076932253781796&amp;postID=2550204205778574015&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/2550204205778574015'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5746076932253781796/posts/default/2550204205778574015'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kaosgunlugu.blogspot.com/2008/09/yine-yeni-yeniden.html' title=''/><author><name>Beautyisdead</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18302650657668419366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-kN24Ovx8PYA/TzPIShGHAOI/AAAAAAAADBA/scU_hJJI6sQ/s220/313344_274628499223412_100000287922428_1061990_876358998_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_gGs8_cnbrdc/SME0tkYHDfI/AAAAAAAABII/TRvfYH5YfEU/s72-c/kaldirim.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry></feed>
